birkitapbirilktir

birkitapbirilktir
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Sabahattin Ali
TDE ÖĞRT./ EDİTÖR/ SOSYOLOG
@birkitapbirilktir/instagram
182 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 22. kitabı
Yeni bir yazar ile daha tanışmış bulunmaktayım. Sizlerin de tanımasını çok isterim: insanı kendi içinde sorgulamalarla baş başa bırakan, düşündüren, ben olsaydım ne yapardım veya sen bunun yerinde olsan ne yapardın sorularını akıllara getiren yazar Ian McEwan. Herhalde bundan bundan sonraki süreçte yazarın sıkı takipçisi olacağım; insanı yormayan, rahatlatan daha doğrusu yorgunluk attıran bir anlatımı var. Kitap Çocuk Yasası, madde 1(a) (1989) “Bir mahkeme bir çocuğun… yetiştirilmesiyle ilgili… herhangi bir hususta karar verirken öncelikle çocuğun refahını dikkate alacaktır.” diye başlıyor. Okumaya başladığınızda kendinizi direk konunun içinde buluyorsunuz. Biraz daha okuduğunuzda 20. sayfalarda falan ikinci bir konunun daha olduğunu fark ediyorsunuz. Bu iki konu birbirine paralel şekilde ilerliyor. Tabii aralarda irili ufaklı bir çok konu işleniyor. Sonuçta kahramanlarımızdan birisi hakim ve neredeyse günde 5-6 davaya bakıyor. Aralarda bu davalardan kesitler veriliyor duruşmalar vs. Bir hakim- eşi- ve hastanede yatmakta olan lösemi hastası 17 yaşında bir Yahudi çocuk... Başlarda hakimin ve eşinin kendi aralarında yaşadıkları tartışmalar, anlaşmazlıklar, çekişmelere şahit oluyoruz. Durum böyle devam ederken hakimin karşısına dini inançlarından dolayı kendinie uygulanması gereken tedaviyi (kan nakli) reddeden bir hastasının dosyası çıkıyıor. Hakim acil karar vermek zorunda. Burada bir dünya sorgulama yapılabilir. En başta belirttiğim gibi ben olsaydım ne yapardım veya siz hastanın yerinde, ailenin yerinde, hakimin yerinde olsaydınız ne yapardınız vs. Sıkı bir empati durumu var. Hastanın ailesi ve cemaati bu tedaviye karşı ve göz göre göre çocuğu ölüme götürüyorlar. Hastane ise buna karşı bir dava açıyor ve duruşma ertesi güne veriliyor. Duruşma öncesi hakimimiz
Hukuk
Çocuk YasasıIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20233,681 okunma
Reklam

birkitapbirilktir

, bir kitap okudu
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 22. kitabı
Ian McEwan
8/10 · 3.681 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
Yazarın Avunamayanlar romanın anlatımı o kadar farklıydı ki acaba Günden Kalanlar romanımı da aynı mı diye peş peşe okumayı tercih ettim. Genel olarak durağanlık içinde akan romanın enerjisi bir iki yerde beni heyecanlandırdı, onun dışında beni derinden etkileyen bir roman olmadı. Ama teknik açıdan dili oldukça sade ve akıcı. . . İngiliz malikanelerin görkemini yitirdiği dönemin son büyük başuşaklarindan biri olan Stevens, Amerikalı yeni patronuna istediği düzeni kurabilmek için birlikte çalıştığı eski kâhyası ziyaret etmeye karar verir. Çıktığı bu yolculukta karşılaştığı manzaralar, insanların yarattığı izlenimler özenle bastırdığı duyguları anlatmakta. • • Stevens'ın şahitliği ile 2. Dünya Savaş'ını net olmamak kaydıyla arka planda okuyucuyu bu atmosferin içine almakta.
Edebiyat
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2018 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2018 14:06
Dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan Nobel Edebiyat Ödülü, 2017 de İngiliz yazar Kazuo Ishiguro’ya verildi. Ödülün, Ishiguro’ya verilme gerekçesi olarak romanlarındaki büyük duygusal güç ile dünyayla kurduğumuz hayali bağ duygusunun altındaki uçurumları görünür kılması, olarak gösterildi. Ishiguro’nun Günden Kalanlar, Avunamayanlar, Değişen Dünyada Bir Sanatçı, Öksüzlüğümüz, Beni Asla Bırakma, Noktürnler ve Gömülü Dev isimli kitapları Yapı Kredi Yayınları tarafından dilimizde yayımlanmıştı. Ayrıca yazarın Beni Asla Bırakma isimli romanı Time’ın İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine girmiş, 2010 yılında yönetmen Mark Romanek tarafından aynı adla sinemaya aktarılmıştı. Ishiguro'yu ilk kez okudum. Alışık olduğumuz anlatımdan farklı bir anlatıma sahip. Kitabın konusu, İngiliz piyanistin küçük bir Avrupa kentine, gelmesiyle başlıyor. Ryder adlı bu ünlü piyanisti kent sakinleri büyük bir coşkuyla karşılıyor. Ryder bir süre sonra kentin maküs talihini yenmekten, bavul taşıyıcılarının sorunlarına sahip çıkmaya kadar türlü şeylerle uğraşmaya başlar. Romanın daha ilk sayfalarında bir şeylerin tuhaf gittiğini farkediyorsunuz. Ryder, bir türlü yapmak istediklerini yapamamakta, her yere geç kalmakta ama tuhaf istekler ve gelişmeler karşısında tuhaf bir edilgenlikle sürüklenmektedir. Yanına oturduğu gazetecilerin, o yokmuş gibi hakkında konuşmaları, onuruna verilen ziyafete sabahlık ve terliklerle katılması ama kimsenin bunu yadırgamaması ve uzun uzun yol gidip vardığı yeni mekanların sonradan başka, bildik mekanlara dönüşmesi... İşte bütün bunlar romana bir ‘tuhaf rüya’ atmosferi katıyor.  Ishiguro, bütün hikayeyi bir rüya gibi anlatıyor.
Edebiyat
AvunamayanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 2019554 okunma