İslâm Bey: Hiç nasıl olur ki, vatan sevgisi bugün herşeyden kutsal olsun da ben yalnız senin aşkınla uğraşayım? Vatan! Vatan tehlike de diyorum işitmiyor musun? Beni Allah yarattı, vatan büyüttü. Beni Allah besliyor, vatan için besliyor. Ben anamın karnında vatana geldiğim vakit açtım, vatan karnımı doyurdu...
Çıplaktım, vatan sayesinde giyindim. Vatanın nimeti kemiklerimde duruyor. Vücudum vatanın toprağından, nefesim vatanın havasından... Vatanın uğrunda ölmeyeceksem, ya ben niçin doğdum? Ben adam değil miyim? Görevim yok mu? Vatanımı sevmeyim mi?
Ah, vatanını sevmeyen adamdan, sana nasıl sevgi bekleyebilirsin?
Sun Zi der ki:
Savaş bir ülkenin baş sorunu, ölüm kalım yeri,var olma ya da yok olma yoludur; muhasebesiz olmaz.
Bu nedenle beş noktayı hesaba katıp, ona göre durum değerlendirmesi yapmak gerekir: Bir "yol", iki"gök", üç"yer", dört"komutan", beş" kural".
Kendisiyle hesaplaşmayan insan rahatsızlık duyar ve sürekli hesaplaşmak birilerini arar. Hep biriyle uğraşır, bir şeyleri dert edinir, başkalarının derdini temsil eder. Aslında derdi kendi iledir ve kendisiyle hesaplaşmak tam kaçınır.
" Özgür olmak isteyip izin bekleyen
Hakkını isteyip lütuf bekleyen
Her şeyden yakınıp hiçbir şey yapmayan
Sadece konuşup , her şeyi isteyen"
-Biliyorum beyim sen de onlardansın emme.
-Onlar kim?
- Aha Kemal Paşa'dan yana olanlar...
- İnsan Türk olur da, nasıl Kemal Paşa'dan yana olmaz?
-Biz Türk değiliz ki, beyim.
-Ya nesiniz?
- Biz İslamız , elhamdülillah... O senin dediklerin Haymana'da yaşarlar.
Bekir Çavuş'la artık daha ziyade konuşmağa mecalim yok.Asılmış bir adam gibi başım göğsüme düşüyor.Bunalıp kalıyorum.
Köylü ve aydın çatışmasını muazzam bir şekilde dile getiriyor , köylünün hiç bir suçunun olmadığını bütün kabahatin bizlerde olduğunu bir hayvan gibi yüzümüze vuracak şekilde anlatıyor.