Bir Tereddüdün Romanı

8,1/10  (37 Oy) · 
166 okunma  · 
34 beğeni  · 
1.895 gösterim
Yazarın kendine has, orijinal üslubuyla okuyucuyu psikolojik bir maceraya sürüklediği bir başka romanı.

"Mualla kendisine çok tavsiye edilen bu kitabı okumakta hâlâ tereddüt ediyordu. Yapraklarını çevirdi. 'Beni yalnız bırakmayınız!' diye başlıyan bir sahifenin yukarısından ortalarına doğru gözleri, satırların basamaklarını ikişer üçer altıyarak aşağıya kadar inmişti. Bir kaç yerde hep aynı cümle: 'Beni yalnız bırakmayınız!"...
(Kitap'tan)
  • Baskı Tarihi:
    1998
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9789754370263
  • Yayınevi:
    Ötüken
  • Kitabın Türü:
Eren 
20 Nis 19:34, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kitabın konusu ve kısa bir özetini sizinle paylaşmak istiyorum. Yazdığı güzel eserler sayesinde birçok kadınla tanışan fakat tereddütünün kurbanı olan yazar, kararsızlığı yüzünden ilişkilerinin hiçbirinde kesin bir sonuç elde edemez. Yazarın olaylara karşı bu ilgisizliği sadece kendisinin degil tanıştığı insanların hayatını da karartmıştır.

Mualla okuduğu bir romanın yazarıyla tanışmak ister ve tanışır. Romancı genç kıza evlenme teklifinde bulunur, Mualla evet ya da hayır kararı veremez durumdadır. Araya Vildan adlı başka bir kadın girer, yazar ne Mualla ne Vildan der ve romanı yeni bir dönemin başlayacağı haberiyle bitirir.

Kitabı beğeneceğinize eminim. İyi okumalar...

Selman Ç. 
11 Ağu 21:54, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Kitap isminin hakkını fazlasıyla veriyor. Derin psikolojik tahlillerin olduğunu söyleyebilirim. Evlilik teması üzerinden gitsede aslında bir bütün olarak baktığımızda hayatımızdaki bütün işlerdeki kararsızlığımızı, çekingenliğimizi anlatıyor. Kitap içinde kitap var ve adeta onu yaşıyorsunuz.

Spoiler içerebilir.

Mualla'nın okumaya başladığı bir kitap ve yazarından etkilenip onunla tanışması. Sonrasında o yazarın hayatı üzerinden ilerleyen bir konu var. Yazarın hayatındaki kararsızlıkların kendisini ve çevresindekileri nasıl etkilediğini açık bir şekilde görüyorsunuz. Yazarın Vildan ile olan ilişkileri ise başlı başına ayrı bir kitap olur. Benim için tek muallakta kalan durum Mualla'ya ne oldu? Eminim kitabı okuyup bitirince sizinde aklınızda böyle bir soru belirecektir.

''Zekanın en sivri noktası şüphe ve tereddüttür.''

Peyami Safa kitabı okuyorsanız büyük duygu değişimlerine, yoğun depresifliğe hazırlıklı olmalısınız. Bir Tereddütün Romanı'nda yine kendi hayatına yakın şeylerden bahsetmiş. O hastalık ve sonrası dönemi korkusunu öyle bir yansıtmış ki, kitap boyunca ''acaba hasta ne yaptı?'' diye düşündürdü.

Ben psikolojik tahlil ve tasvirler açısından üst seviye buldum kitabı. Çok güzel bir anlatımı var. Kafanızda canlanıyor. Özellikle Vildan Hanım; gerçek bir karakter gibi, konuşma şekli bile oturdu kafamda. Tek düşündüğüm Mualla Hanım'ı neden muallakta bıraktı?

Kitap boyunca acabalar, gerçek mi değil mi? Şark mı garb mı? tereddütlerinde gidip geliyorsunuz. Ama yer yer sizi de o karamsarlığa çekiyor. Bu kadarı da olacak artık. ^^

ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bir kere kitabın ismini çok beğendim ve kapak tasarımı da çok hoş. Peyami Safa'nın karakterler üzerinde yaptığı psikolojik ve ruhsal tahliller diğer kitaplarında olduğu gibi mevcut. En azından Yalnızız romanında da öyleydi. İnsanlığın bir çok konuda tereddütler yaşadığını çarpıcı örneklerle ifade etmekle birlikte, kadınla erkeğin evlilik konusunda yaşadığı tereddüttü gözler önüne seriyor. Kurguda çok ilginç, kitap içinde kitap ve kitap içinde bir piyesten bölümler, kitapta yazar karakterinin yine kitaptaki okuyucusuna bir kitabında yer alan dükkânları ve eğlence yerlerini buraları hatırladın mı diye göstermesi unutamadığım bölümlerdendi. Birde anlamanı bilmediğiniz kelimeler için kitabın sonunda kelimeler bölümü var ki benim gibi kitabın sonuna gelince görmeyin diye yazıyorum. Yoksa sözlük kullanmak zorunda kalırsınız:)

Beyhude 
08 Şub 15:09, Kitabı okudu, 60 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitap okuduğum 3. Peyami safa romanıdır. İlki Fatih'i Harbiye , ikincisi Dokuzuncu Hariciye Koğuşudur. Bu kitap da uzun zamandır kütüphanemde okunmayı beklemekteydi. Dün gece bitirdim. Peyami Safa kullandığı dil eski türkçe kelimelerin fazlasıyla kullanılmışcümlelerden oluşmasından dolayı, anlaşılması zor olmasına rağmen; anlamını bilmediğimiz kelimelerin varlığı cümlelerine garip bir gizem katmaktadır. Ben kendi adıma okurken yorulmuş hissetmeme rağmen bu gizemli cümlelerinden haz aldığımı inkar edemeyeceğim. Kitap konusu itibari ile iç içe geçmiş, roman içinde roman .,, ve Kahraman'ın yazmış olduğu eserlerden alıntılar ve bunlar üzerinden gelişen diyaloglardan oluşuyor. Peyami Safa'nın romanlarında karşımıza çıkan Şark -Garp (Doğu-Batı ) kültürü arasında kalan insan eleştirisi ve psikolojisi bu romanda da Mualla ve Vildan karakterleri ile karşımıza çıkıyor. Lakin Fatih-İ Harbiye romanından farklı olarak yazar ikinci dünya savaşının yıkımları üzerinden tekrar inşa edilen "YENİ DÜNYA" düzeninin ne olacağı belirsizliğinin o toplumsal sorumluluğun bireye indirgenmiş tereddütlerini ve sancılarını yaşamakta ve yaşattırmakta karekterlerine... Kahraman'ımız her konuda şüpheci ve tereddüt içindedir. Mualla karakteri almış olduğu evlilik teklifi için kabul edip etmeme konusunda tereddüt de .. Vildan çevirisini yaptığı yazarın romanlarına mı , yoksa onları yazan yazara mı aşık ? Bu konuda tereddüt de ! Ölüm ve yaşamak arasında sıkışmışlığı ... Geçmişte yaptığı hataların vicdani muhasebesi ve bunu anlamlandıramadığı bir mutluluk-mutsuzluk (doğru -yanlış) arasında tereddüt de. İsmini bilmediğimiz yazar yaşadığı dünyayı anlamlandırırken YIKILIYOR.. Her şey YIKILIYOR!!! Derken başka bir cümlede YIKILMIYOR her şey SALLANIYOR diyebilmekte...Sürekli kitabın her karakterinde bir netsizlik hali bir oturtulmamış doğrular ve yanlışlar hali . Geniş bir perspektif den dünyayı sorgulama hali ... Her hali ile gerçek bir tereddütün romanı . Sorular yanıtlar- verilebilinecek başka yanıtlar. Tam bir sorgulama bombardımanı. Kitabı okurken oldukça fazla iç sesimin harekete geçtiğini hissetim . Her cevabım verdiğim diğer cevaba göre birbiriyle çelişti. Bu durumu yazarın anlık hislerinin sonucu yaptığı kendine ve dünyaya dair acımasız eleştiriler ve gereğinden fazla yerme!!! Hisleri sakinlediği anlarda başka tanımlama... Tam bir insani zaafiyet örneği ve sancıları... Bu açıdan yazar okurunuda bir tereddütün içine sürüklemeyi başarıyor. En azından benim için öyle. Yazara karşı önyargılarım eğitim aldığım dönemde zoraki okutulan kitapları olduğundan dolayı fazla idi lakin yıllar sonra bu kitabı ile kendisine derin bir saygı duyduğumu ve Türk edebiyatında belirli bir kesimin sahiplendiği bir yazar imajı kafamda yıkıldı. Kendisi evrensel nitelikte psikolojik ve sosyolojik çözümlemeler yapan , yada sorular soran değerli bir şahsiyettir nazarımda.

Aynur Yalçın 
13 Eki 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Müphemin, belirsizliğin, tereddüdün yani asrımızın romanı olan bu kitap; hiçlik, boşluk,ölüm-yalnızlık-cemiyet gibi kavramları felsefi bir bakışla ele alıyor. Derinlerde kanayan bir yaraya parmak basar gibi içimizdeki tereddütleri de epeyce kaşımış yazarımız...

beyza murat 
20 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitap okuduğum kitaplar arasında ilk sırada gelir. Neredeyse her sayfasının altını çizmişimdir. Sanki o güzel cümleleri bir arada yayınlamak için yazılmış bir roman.

Halil öztürk 
14 May 22:24, Kitabı okudu, 9/10 puan

gelelim kitabın hasosuna. kitap okunmalı, okutulmalı. ancak kitap o kadar ağır o kadar bunaltıcı ve o kadar sıkıcı ve o kadar yoğun ki yeter la artık denebilir. evet büyük resim yine insanlığın serencamı :) ancak müthiş bir eser. peki nasıl aşılır bu sıkılma olayı. bi kere okuma kaygısı ile hızlı okuma metedolojisi işine yaramaz. çünkü magazinel yanları çok az daha çok dönemselliğin özel anlarını yaşayan faklı insan yaşamları ele alınıyor. inanılmaz tasvirler. yazarak okuyun derim. zaten kısa. elverdiği ölçüde geleneksel bir kız, önemli ölçüde toplumun önünde kendini gören yetenekli ancak nefis sefili bir yazar, ve tamamen toplumuna yabancı bir avrat. ne mi yapıyorlar. aslında hepsi bir dünya ait oldukları grupları temsil ediyorlar. insanlığın en temel sorunlarını çözemediği için bazıları bocalıyor. ben kimim! biz kimiz. sonumuz nolcak. çıldırtıcı sorular çıkmaz sokaklara götürmüş bazılarını ve kısa insan ömründe ışık görünmüyor. paranoyaya bağlanan hayatlar ruhsal kabızlığın baskısını bazı şeylere angaje olunca geçici rahatlamalarla gidermeye çalışıyor ama sonuç kötü. depresyon ilaçlarının intihara meyilleri artırması gibi. bilmiyorum bir tek ben miyim ama yazar da inanılmaz bir melankoli var bu kitapta. diğer kitaplar için söylesem, zaten bariz oralarda. ama bundaki karamsarlık ve melankoli, derbeder edici.
yeni bir devirde yaşananların toplum ve toplumun temeli olan aile üzerindeki etkileri ele alınıyor. ya evlenmediler denebilir. ancak öyle geçişler var ki evliliğin üzerine etkilerin neler olabileceğini artık sen çöz diyor. "buçılgın bu kudurmuş tereddüt ve şüphe devrindesarsıntıyı en çok hisseden müssese izdivaçtır." yaşanan devirdeki şüphe ve tereddüdün ameli sahada ölüm olduğunu söylüyor.ancak yeni dönemde şüphecilik ve septik kurgu aydın insanları olmazsa olmazıydı hani. diyor ki senin medeniyet dediğini her alanda uygularsan aslında insanlığın sonunu getirirsin. yani ben herşeyi labaratuvar ile çözerim dersen sevgiyi aşkı ya da metafizik diğer şeyleri açıklayamazsın. ey insan bu yeteneksizliğinle temeline dinamit koyuyorsun. "bir insanın her fenalığa muktedir olabileceği yerde cemiyet iflas etmiş demektir." "kadının ebediyeti zekasında değil rahmindedir."bu son cümlenin 2 anlamı var. biri doğumla insanlık devam eder. diğeri ölümsüz isimlerin her biri anasının çocuğudur.

Süheyla 
08 Oca 21:27, Kitabı okudu, 5 günde, Puan vermedi

İsmine layık tereddüdleri yüzünden hayatı yarım yamalak yaşayan bir adamın romanı. Kendi bakışımdan baktığımda bence, okumuş hatta aydın denilebilecek kadar çağın ilimlerini öğrenmiş fakat içindeki koca boşluğu dolduramamış bir adamın romanı. Buradan hayatın zıtlıkları bir arada barındırdığı için güzel ve anlamlı olduğunu görebiliriz. Ölüm olduğu için hayatın her anı kıymetlidir. Karanlık olduğu için aydınlığı fark edebiliyoruz. Kitaptaki genç,maddi durumu iyi ama ruhu buhrandan buhrana sürüklenen karakterler bana bir sözü anımsatıyor: "Değişen bir dünyada ayakta kalmak için değişmeyen şeylere inanmak zorundasınız."

Kitaptan 55 Alıntı

Derya Yalınkılıç 
 08 Eki 17:38, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kitap
Kitap. Nasıl diyeyim... İçinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı. Değil mi?

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami SafaBir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa
ihtiyar 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Düşün ki her an ben değişiyorum, her an sen değişiyorsun, buna rağmen birbirimizi nasıl tanıyabiliyoruz?

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami SafaBir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa

"İnsan,çektiği ıstırap nisbetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır."

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami SafaBir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa

Ancak "izm"siz düşünebildiği gün insan zekâsının hürriyetinden ve genişliğinden bahsedilebilir. Kafamızın zinciri bu "izm"dir: Sistemcilik ve nazariyeciliktir.

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 190)Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 190)

Parlak bir güneş ortalığı kesiyordu; ve düşündüm ki ölüm güneşin negatifidir; onun için geceye benzetiliyor.

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 5)Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 5)

Güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeğe, gizlemeye çalışıyoruz; hatta kefen bile cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır, değil mi?

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami SafaBir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa

Şüphesiz, insan, bütün hayvan nevilerinin seviyelerini kendinde toplamış bir mahlûktur.

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 172)Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 172)

İnsan, çektiği ıstırap nispetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır.

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 47)Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 47)