Mavi Lale Yitik Lale

7,5/10  (14 Oy) · 
81 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.443 gösterim
Okuyanlarda tiryakilik yapan bir dil ustası. Hikayeleri, denemeleri ve araştırmaları ile kısa zamanda çok geniş bir hayran kitlesi oluşturan, okurların ellerinden bırakamadığı kitaplarıyla Nazan Bekiroğlu artık denemeleriyle de Timaşta. Mavi Lale, dünün değerlerini unutmadan, bugünün değerlerini de yadsımadan her ikisinin sentezinden oluşan bir bakış açısıyla geçmişi geleceğe taşıyan bir zihnin ürünü.

Bekiroğlunun usta kalemiyle, sinemadan edebiyata, hayattan ölüme uzanan serin ve renkli bir yolculuğa çıkarıyor Mavi Lale.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2014
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789753626927
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mevlüt 
 08 Eyl 15:41, Kitabı okudu, 2 günde

Bu kitap da çok şey var. Mesela neler mi var? İlk başta Divan Edebiyatından bir parça var. Hz Yusuf ve Züleyha var. Şair Nigar Hanım var. Bir cümle ile de olsa Proust ve yitik zamanı var. Şems var, Hüseyin Rahmi ve roman kahramanları var. Osmanlının iyisiyle kötüsüyle padişahları, sultanları var. Yeri geliyor feministlik, yeri geliyor Aşk, yeri geliyor yitik bir lale var oluyor. Kısaca kitap da yok yok...

Mavi Lale sayesinde Fuzuli’den Mevlana’ya, Atilla İlhan’dan Yahya Kemal’e, Shakespeare’den Homeros’a, Dostoyevski’den Cervantes’e, Matrix’den Melekler Şehri’ne ve inanın tek tek sayamayacağım daha nice yazara, eserine, filmlere dair şeyler bulabilirsiniz. Daha önce duymadıklarınızı duyabilirsiniz. Nazan Bekiroğlu’nun Deneme şeklinde yazdığı bu kitap daha önce okuduğum Nar ağacı eserine göre farklı geldi. Kitap 7 bölüm ve birçok alt konudan oluşuyor. Bilgi verici nitelikte görüyorum. Her bölümde farklı şeyler öğreniyoruz. İçerisinde bilmediğim çok kelime geçiyordu.

Kitabın son kısımlarında dünya klasikleri ve filmlere ait incelemelerini görüyoruz. Benden tavsiye orada geçen kitapları okumadıysanız o incelemeleri de okumayınız. Çünkü çok güzel spoiler içeriyor. Filmler ve kitaplar üzerinde eleştirilerine baktığımızda Namık Kemal ve Roman anlayışını, Paulo Coelho’nun Simyacı ile Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum ve Ağladım’ı karşılaştırması, filmdeki Matrix’in gerçekte ne olduğunu anlatması gibi daha birçok eleştiri görebilirsiniz. Ayrıca “Muhiddin Arabi’nin okunmadığı ülkemde simyacı vb. kitapların iyi satıldığı” cümlesiyle yakınıyor gibi geldi. PolyAnna bölümün de gençlerin bu kitapları ilkel, modası geçmiş gördüklerini ve günümüzde nasıl boş eserlerle vakit harcadıklarını anlatmaya çalışmış. Oscar Wilde ile ilgili yazısı da var. Bazı tarihi kişilerin gerçekte yaşayıp yaşamamış oldukları hakkında bir yazı da içeriyor. Yazarın diğer kitabında ve bu kitabın dikkatimi çeken bir şeyde Şair Nigar Hanım’a çok değer vermesi…

Kitap ile ilgili çok alıntı ve notlar aldım. Kitabı bir günde bitirdim fakat yavaş ve üzerinde durularak okunması gerektiğini düşünüyorum. Kitap yarın elimden çıkacak. Eğer böyle güzel bir eser olduğunu bilseydim vermeyi düşünmezdim.  Okumanızı tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim…

Aklımda Kalan İsimler: Fuzuli, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Hurşidi Ferahşad, Hüma vü hümayun, Atilla İlhan, Erman Hesse ve Bozkır kurdu, Dostoyevski, Mozart, Beethoven, Karamozov Kardeşler, Tolstoy, Diriliş, Anna Karenina, Cervantes, Don Kişot, Balzac ve Kuzen Bette, Kırmızı ve Siyah, En İyi Arkadaşım Evleniyor, Paulo Coelho, Simyacı, Dünya platosu, Truman Show, Matrix, Kara kedi ak kedi, Joe Black, Melekler Şehri, Oscar Wilde, Madam Bovary, Araba Sevdası, Mai ve Siyah, Reşat Nuri Güntekin, Nefertiti, Petrarca, Homeros, Hüseyin Cahid, Mayakovski, Yahya Kemal, Kafka, Halit Ziya, Giotta, Hafız Osman, Şair Nigar Hanım

NLY 
09 Eki 2015, Kitabı okudu, 13 günde, 7/10 puan

Nazan hocanın bu okuduklarım arasında en yalın anlatımlı kitabı.... Yazmış yine hoca, anlatmış, kendini tanıtmış okuyucusuna.... Davet etmiş kalbine. Mimoza sürgününü de çok beğenmiştim. Bu da aynı tadı bıraktı iç dünyamda...

Kitaptan 73 Alıntı

Güneşin anlattıkları herkese göre iken,yağmurun anlattıkları herkese göre değildir,öğrenirsiniz.

Mavi Lale, Nazan BekiroğluMavi Lale, Nazan Bekiroğlu

Ve değil mi ki Hz. Peygamber, " İnsanlar uykudadırlar. Öldükleri zaman uyanırlar",buyurmuştur.

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 27)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 27)
mavera 
06 May 22:36, Kitabı okudu, Puan vermedi

Çünkü kitap surettir, masivadır. Aslolansa mânâdır, maveradır. Öyleyse, vazgeçilebilir bir değişke olarak her suret gibi onun da aşılması, içinden geçilip gidilmesi gerekir..

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 35)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 35)
mavera 
07 May 20:53, Kitabı okudu, Puan vermedi

...cümle kapılar kapandı yüzüme. Kalbimin kapılarını acıya açmaya en az niyetli olduğum zamanda oldu bu. Ve ben, kapıların önünde kalakaldım..

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 88)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 88)
mavera 
06 May 22:33, Kitabı okudu, Puan vermedi

Artık sana ihtiyacım yok. Çünkü senin götürebileceğin nihai noktanın da ötesindeyim ben. Yokluğunda varlığım..

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 35)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 35)
mavera 
06 May 21:43, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hz. Peygamber, "İnsanlar uykudadırlar. Öldükleri zaman uyanırlar", buyurmuştur..

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 27)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 27)

Zaman
Birden fazla ölmeyi bilenlere zaman yok. Zaman, üzerimde titreyen hüzün… Zaman kalbimdeki ürperti…

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 55 - Timaş Yayınevi)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 55 - Timaş Yayınevi)

Asker
Tek arzusu vardı: “Askercikler ölmesin”. Ama askercikler öldü…

Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 38 - Şair Nigar Hanım'dan bahsedilmektedir.)Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 38 - Şair Nigar Hanım'dan bahsedilmektedir.)

Çünkü aşk bir yeniden var etme eylemidir. İçimizde sürekli yeni senler oluştururuz. Üstelik öyle senlerdir ki bunlar, 'sen'e de uymaz. Şair seslenir: 'Seni seviyorsam bundan sana ne.?'

Bazen bir hayal, gelip geçici bir suret aslından ne kadar tehlikeli olabiliyor. Tehlikeli, çünkü sureti içinde büyüten aşık, kendisini katarak onu büyütüyor.

Bu yüzden belki en baştan yapılması gereken anlaşmadır aşkta sevenin sevileni uyarması: İzin verir misin, seni kurabilir miyim? Seni yeniden yazabilir miyim? Kendi içimde senden bambaşka bir sen çıkarabilir miyim? Sonra tutup seni onunla yarıştırabilir miyim? Sonrasında, ona uymuyorsun diye canını acıtabilir miyim? Hayır tabiki! Böyle bir anlaşmaya kim 'evet' diyebilir? Nasıl cesaret edilebilir bu 'evet'e? Evet, izin veriyorum, içinde benden bambaşka bir ben oluşturabilirsin. Sonra tutup, beni onla yarıştırabilirsin. Sonra ona uymuyorum diye canımı acıtabilirsin. Benim realitenin istilalarına mağlup düşmüş etten ve kemikten bedenimi düşlerinin ölçeğine vurabilirsin. Ve sonra düşlerinin ölçeğine uymuyorum diye beni reddedebilirsin. Hayır. Elbette ki hayır. Rekabet edemeyeceğim yegane, içinde benden çıkardığın yeni bendir. Bir tek senin içindeki kendi görüntümle yarışamam. Suretim benden öndedir, suretimle yarışamam. Çünkü senin içindeki suretimin üzerinde sen varsın. Onu kendinle biçimlendirmedesin.

Bir kere bu noktaya gelindi mi her sevileni bekleyen acı aldanış 'Beni seviyor'. Hayır seni sevmiyor. Kendi içinde yarattığı bir seni seviyor. Bu eylem kendi düşlerinin tümünü sana yüklemesine kadar sürecek. Ay'ın halleri. Büyüyen bir hilal. Sen sadece izin vereceksin, eşikçiliğin bu. Sonra sen ve kurgusal sen bir süre örtüşeceksiniz. Dolunay. Sonra örtüşmeyen kısmın örtüşen kısımdan fazla olduğu bir gün mutlaka gelecek. Eksiği sol tarafında, küçülen bir hilal.

Mavi Lale, Nazan BekiroğluMavi Lale, Nazan Bekiroğlu