Ne tesadüf insanlar neden modernite kölesi :)
İpsos Araştırma Şirketi'nin dünya çapında yaptığı 'Dünyanın Mutluluk Tablosu çalışması sonuçlarına göre ilk sırada "Çok mutluyum" diyen ülkeler oranı sıralanıyor. Birinci, %53 Endonezya İkinci, %43 Meksika, Hindistan Üçüncü, %30 Türkiye, Brezilya Dördüncü, %28 ABD, Avustralya Beşinci, %27 Kanada (12.02.2012, Habertürk Gazetesi) 'Mutluluk Bilimi' insan psikolojisi ile uğraşanların son yıllarda çok kafa yordukları önemli konulardan biri oldu. Çünkü modern yaşam, hayatı kolaylaştıran birçok kazanımlarına rağmen insanoğlunun mutluluğunu artıramıyor.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Mahşerin dört atlısı Aldebaran, Regulus, Antares ve Famalhaut
Bu dört büyük Kraliyet yıldızı kavuşum yaptığı gezegenin etkisiyle sentezlenerek kişiye özgün bir kader planı verir, bu kişiler dünyaya daha yüksek bir misyonla bir sorumlulukla gelir. Aldebaran sabit yıldızı ikizler burcunun 10,04,14 derecesinde bulunur yılına göre saat farkı ile 29 30 31 Mayıs günleri Doğanlar Güneş Aldebaran kavuşumu ile doğarlar, toplumla ilgili tüm konularda iş hayatı ve Mali konularda büyük kazanımlar elde edebilir fakat bunun bedeli ağır olabilir Ve arkasından büyük kayıplar da gelebilir cesaret azim yüksek enerji insanları peşinden sürükleyebilme liderlik yeteneği ve zenginlik verir ama beraberinde düşman kazanma riski de mevcuttur. Kavuşum tepe noktasında ise zorluklara rağmen şiddet yoluyla başarı sahibi olmakla ilişkilendirilir. Regulus sabit yıldızı 29 derece Aslan ile 0, 06,53 derece Başak burcunda bulunur, saat farkına göre her yıl değişiklik göstermekle birlikte 22 23 Ağustos günlerine tekabül eder. En şanslı yıldızlardan biridir kişiye yüksek bir ruh ulu fikirler saygınlık büyük yetkiler başarı zenginlik ve güç verdiği düşünülür ancak yiyicil etkiler tehlikelerle birlikte gelebilir askeri başarı ve idari güç getirir doğal bir liderlik becerisini ifade eder lider kişi kendi pozisyonunun ve yolunun doğruluğuna inanmaktadır başkaları önemsiz didişmelerle uğraşırken o yükselmeyi Başaran kişidir ama başarısının kalıcı olması için intikam almaktan kaçınmalıdır. Antares sabit yıldızı yay burcunun 11,02,40 derecesinde bulunur saat farkına göre değişiklik gösterebilmekle birlikte 30 Kasım bir Aralık günlerine tekabül eder, kişiye büyük başarı ve yükselme ün ve yetki verir askeri cerrahi metallerle ilgili ve Mali konularda büyük şans refah uyanık bir zihin strateji yeteneği cesaret getirebilir sporla ilgili meslek ve alanlarda başarı getirir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birinci Tablet
Birinci Tablet 1 . Henüz yukarının adı gökyüzü değil iken, 2. Aşağıya yeryüzü denmez iken, 3. Apsu vardı. [Tanrıların] ileri geleni, babasıydı o. 4. Ve onların hepsini doğuran Tanrıça Tiiimat vardı. 5. Ve [Apsu ile Tiii.mat] sularını birbirine karıştırdılar. 6. Henüz [tanrılar için] bir gipiiru-evi1 bile yapılmamıştı, kamış-evler kurulmamıştı. 7. Tanrıların hiçbiri ortada yok iken, 8. Esamileri okunmuyor iken, kaderler yazılmamış iken, 9. Suların içinde tanrılar yaratıldı. 1 0. Tanrı LaQmu ve Tanrıça LaQamu göründü, [onlar] adlarıyla çağrıldılar. 1 1. Büyüdüler, boylu poslu oldular. 12. An5ar ve Ki5ar yaratıldı, onlardan [tanrılardan] daha üstün oldular. 13. Günü güne eklediler, yılı yıla eklediler, 14. [An5ar ve Ki5ar'ın] oğlu Anu, ana babasıyla aynı ya- ratılmıştı, 15. An5ar, oğlu Anu'yu kendisiyle eşit kıldı. 16. Ve Anu kendi suretinde yarattı Nudimrnud'u,2 17. Nudimmud, babasından ve dedesinden üstündü, 18. Zekiydi, bilgeydi, çok güçlüydü, 1 9. Dedesi Ansar'dan çok daha güçlüydü, 20. Tanrı kardeşleri arasında benzeri yoktu, Gipa.ru: 1 . Tapınak evi. 2. Otlak alan. Destanda tanrıların yaptıkları evlere verilen bir ad (Birinci Tablet, 77). Nudimmud: Ea'nın diğer adı. 3 21. Bir araya geldi kardeş tanrılar,
1000Kitap
02.53
On sekizinci yaş, herkesin hayatında beklentilerle doludur. "On sekizime bir geleyim" ile başlayan cümleler dolup taşar ortaokul ve lise sıralarında. Gerçekten öyle miydi? Bütün beklentilerimiz gerçeğe dönebilir miydi on sekiz olunca... Belki. Belki değil. Ne bileyim...
Sayfa 209 - balığın18.yaşgünü
Alıntı
1960-1975 YILLARI ARASI 1960'ta ilk ihtilal. Türkçülerde yine ümit ve hareketlenme var. İhtilalin içinde yer alan Alparslan Türkeş ve arkadaşlarının tasfiyesine rağmen ümitler kırılmamış. Türk milliyetçileri siyasete giriyor. Atsız ve Türkçüler, Türkeş'in arkasında. 1970'ler, soğuk savaşın en şiddetli rüzgârlarının estiği yıllar. Ülkücüler Türklüğün son kalesinin düşmemesi için can veriyor. Hareketin fikrî önderi Atsız 1970'lerde Ötüken dergisi ile baş başadır. Kalemini bir kılıç gibi kullanmakta, bölücülere ve siyasi İslamcılara karşı, olabilecek en açık ve şiddetli bir üslupla yöneticileri ve milleti uyarmaya çalışmaktadır. Uyarılarının ve görüşlerinin isabeti yıllar sonra daha geniş kitlelerce anlaşılacak; savunduğu Türk ve Turan ülküsünün büyüsü geniş bir gençlik kitlesini tesir sahası içine alacak ve 1970'lerin yalnız Atsız'ı, 2000'den sonra milyonların Atsız Ata'sı hâline gelecektir. Şimdi ayrıntılara geçebiliriz. 1960 yılına girilirken Atsız'ın Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki görevi devam etmektedir. Üzerinde bir dava da bulunmaktadır. Büyük Doğu'da tefrika edilen hatıraları dolayısıyla Falih Rıfkı'nın açtığı hakaret davası. 13 Ocak 1960'ta İstanbul Toplu Basın Mahkemesi'nde davanın ilk duruşması yapılır. 27 Mayıs 1960: İhtilal: Türkiye 1960 yılına şiddetli siyasi tartışmalar ve sokak gösterileriyle girmiştir. Bazı gazeteler sansürleniyor ve beyaz sayfalarla çıkıyordu. Ana muhalefet partisi lideri İsmet İnönü'nün 02 Nisan'da Kayseri'ye, 27 Nisan'da Uşak'a girişi engellenmeye çalışılmış, Uşak'ta taşlı saldırıya uğrayan İnönü başından yaralanmıştı. Demokrat Parti, basının ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkı ve orduyu ihtilale kışkırttığını ileri sürerek muhalefetin ve basının faaliyetlerini tahkik etmek üzere 18 Nisan 1960 tarihinde, TBMM'de Ahmet Hamdi Sancar
Orkun'un Yayın Macerası ve Sonu: Orkun'da hiç aksamayan iki köşe vardı: "Orkun'dan Sesler" ve "Türkiye'nin Köy ve Kasabaları". Bunlardan birincisinde haftanın bazı haberleri çok defa mizahi bir üslupla ele alınıyor ve ayrıca 1944'e ait güldürücü hatıralara yer veriliyordu. Diğerinde çeşitli şehir, kasaba ve köylerimiz coğrafyası, tarihi, bitki örtüsü, yetiştirdiği önemli kişiler vb. yönlerden tanıtılıyordu. Çankırı hakkındaki uzunca araştırmayı 57. sayıda Kazganoğlu (Türkeş) yazmıştı.) Orkun, fikir ve mücadele ağırlıklıydı. İlmî yazılar çok değildi. Başlıca ilmî yazılar olarak Atsız'ın "Türk Destanı" üzerindeki beş bölümlük incelemesini, Gökçeoğlu Sait'in Rubin'den yaptığı "Dede Korkut Hikâyeleri Üzerinde Yeni Araştırmalar” çevirisini ve Nejdet Sançar'ın “Hâmit'te Milliyetçilik ve Vatanseverlik" incelemesini sayabiliriz. 02 Nisan 1951'de kurulan Türk Milliyetçiler Derneği'ne ait haberler de 35. (01 Haziran 1951) sayıdan itibaren Orkun'da yer almaya başlamıştır. Hemen hemen her sayıda “Milliyetçiler Teşkilâtlanıyor” başlığı altında illerde, ilçelerde ve hatta bazı köylerde dernek şubelerinin kuruluşuna dair haberler kurucu üyelerin isimleriyle birlikte veriliyordu. Türk milliyetçilik tarihinin bu önemli derneğinin tarihçesi için Orkun'daki haberler önemli bir kaynaktır. Türk Milliyetçiler Derneğiyle ilgili asıl kaynak, derneğin yayın organı olan ve 20 Ekim 1951'den itibaren 31 sayı yayımlanabilen, yarım gazete boyutundaki tek yapraklık Mefkûre gazetesidir (Sefercioğlu 2016: 65). Türk Milliyetçiler Derneği, 01-02 Nisan 1951'de toplanan Türkiye Milliyetçiler Federasyonu kurultayında alınan kararla ve beş milliyetçi derneğin birleşmesiyle kurulmuştu. İlk başkanı Haluk Karamağaralı idi (Sefercioğlu 2000: 21). Orkun 1,5 yıla yakın yaşamış ve 68. sayı ile kapanmıştır. Atsız