Puan vermedi·308 syf.·
2026 17. kitabı
Herkese merhaba. Sonunda Eve Dallas, Roarke ikilisi ile tanıştım. Bir polisiye sever olarak In Death Serisi ile neden bu kadar geç tanıştım hiç anlamış değilim. Utanıyorum kendimden New York'da vahşice öldürülen bir kadın cinayeti. Sharon DeBlass lisanslı bir f****. Ve bir senatörün torunu. Sharon, kendi evinde kendi yatağında kanlar içinde çıplak olarak bulunur. Bu cinayet vakasına Teğmen Eve Dallas görevlendirilir. Cinayet mahallinde elle tutulur bir kanıt yoktur. Yıllar önce yasaklanan ateşli silahla öldürülmüş, silah da olay yerinde bırakılmıştır. Hiçbir DNA örneğine rastlanmamıştır. Eve'ye cinayetten kısa bir süre sonra bir disk gönderilir. Cinayet anının görüntüleri vardır. Eve onu izlerken bir not dikkatini çeker. ALTIDA BİR. Katil her an bir cinayet daha işleyebilir. Eve zamanla yarışıyor. Bu arada şüpheliler arasına bir isim eklenir. İrlandalı milyoner gizemlerle dolu Roarke. İkisinin arasındaki tutku durdurulabilecek gibi değil. İkilinin ilişkisi cinayet vakasını nasıl etkileyecek? Başka cinayet işlenecek mi? Ve en önemli soru katil kim? Öncelikle ikiliye bayıldım. Tam birbirlerine göre. Roarke'un hayranları kervanına ben de katıldım galiba. Eve ise bugüne kadar okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri oldu. Sadece her şey çok çabuk oldu sanki. İlk kitapta olmasını beklemiyordum açıkçası. Polisiye, gerilim kısmı gayet iyiydi. Bazı şeyleri tahmin edebildim ama bir şeyi tahmin edemedim. O da iğrençti. Uzun soluklu bir seriye daha başladım. Beni neler bekliyor çok merak ediyorum. Tabii Eve, Roarke ikilisini de. Yayınevinin muhteşem yayın politikasına değinmeden geçmek olmaz. Şuan seride 64 kitap var. Bizde ise 20. Sonra 35. kitaba hop bir sıçrama olmuş. Ne kadar enterasan değil mi? Son olarak bu kitabı tavsiye etmeme gerek yok sanırım. Çünkü neredeyse
Polisiye
Çıplak ÖlümNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınları · 2002489 okunma
7/10
·355 syf.·
2025 70. kitabı
Ana karakterimiz Giray pisişik güçleri olan 35 yaşında boşanmış tek yaşayan bir adam . Hayattan bir beklentisi isteği yok ki bence hiç de olmamış gününü doldurmak içşn yaşıyor. Bir fırıncı da çalışıyor ama aslında mimar. Yazarımız Hikmet bey cümle aralarına Spoilerları çok güzel serpiştirmiş bu noktada . # bundan sonrası SPOİLER içerir # Eski karısı başkomser Defne bir dava için Giraydan yardım istiyor bir çocuk kaçırılma davası bu. Bu hikaye derinleştikçe bizde anlıyoruz ki Giray ve Defne aslında zamanında baya yakın iki arkadaşken aşık olmuşlar ve evlenmişler hemen ardından da bir oğulları olmuş fakat oğullarını kaybetmişler böyle yazıyorum ama bu parçaları kitabkitabın sonuna doğru birleştiriyorsunuz Hikmet bey tüm hikayeye yedirmiş bu bilgiler açıkçası beni kitaba bağlayan 2 konudan biri de Girayın bu depresif halinin nedeniydi okudukça hayatın da bir oğul bir eş kaybetmenin Giray da oluşturduğu yaraları anlıyorsunuz . Kaybettiği daha doğrusu kaybettiği için kendini suçladığı oğlunun yasını tutuyor aslında Giray. Bu suçluluk duygusu yüzünden aslında yıllar sonra ki 10 yıl diye hatırlıyorum eski karısı Defne ile birlikte bir çocuğu aramak için pisişik günlerini kullanıyor buraya kadar kitap iyiydi ama son kısmında beni hiç tatmin etmedi şimdi bu kayıp çocuk Barkın bulundu ama neredeydi nasıl bulundu anlamadım farklı bir boyuta gitti Giray arafa diyebiliriz Barkını oradan getirdi ama gerçek dünyada neredeydi bu cocuk kim kaçırdı bu çocuğu? Nasıl bulundu ? Bakıcısını kim öldürdü ? Tatiana neden takip ediliyordu ? Bu kısa boylu uzun kollu uzun elli kişiler bir Azrail tasviri gibi geldi bana özellikle son bölümde Kirazın anlattıklarından onu anladım Girayın her delikten düştükten sonra hissettiği o soğukluk adamın arkasında olması vs ölüme ne kadar yaklaştığı
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Everest Yayınları · 2012664 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendimce bir kaç cümle
Puan vermedi·283 syf.··
2024 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 12:56
YAŞAR KEMAL BİNBOĞA EFSANESİ ÖZETİ 04-14 Ocak 2024 yılında okuduğum kitap son sayfasına kadar oldukça akıcı ve merak uyandırıcıydı. Yaşar Kemal yaşadığı yer olan Çukurova civarında o zamanlar yaşanan düzensizliği, adaletsizliği anlatan bu kitabı tıpkı ince Memet 1-2-3-4 serisindeki konuları anlatmış durumdadır. Bölgenin asıl sahibi olan yörüklere çadır kuracak yer bile bile bırakmayan büyük ağalar bölgeyi sahiplenmişler. Yörüklerin 400 olan çadırları 35 e kadar düşmüştür. Sebebi ise her gittiği yerde kira parası, toprak parası gibi gereksiz sebeplerle ellerinde ne kadar altın ve koyun varsa hepsini toprak sahiplerine vermiştir. Bu adaletsizliğin içerisinde şahin sevdalısı olan Halil ve karşılıklı sevdiği kendisini son derece merak ettiğim güzeller güzeli Ceren. Ceren'e saplantı derecede aşık olan toprak zengininin oğlu Cafer arasında gecen bir Çukurova romanıdır. Tavsiye edirim
2024 Okuma Raporları
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
10/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
"Düşlem Elçisi" Üzerine Derkenar "Düşlem Elçisi" Şair Nurhayat Teke'nin 2021 yılında, Klaros Yayınları etiketiyle okurla buluşturduğu ilk şiir kitabı. Kırk yedi şiirin yer aldığı kitap, yüz altı sayfa hacmindedir. Şiir kitabının ismi "Düşlem Elçisi" kitapta yer alan aynı şiirden mülhem isimlendirildiğini görmekteyiz. Ayrıca aynı şiir, kitap arka kapağında da kullanılmıştır. Arı, yalıtılmış bir dil, kolay anlaşılır ve tadımlık imgelerden oluşan şiirler okudum. “sevdiğim ve sevildiğim kalp/ annem ve babamın göğsünde” girizgâh cümlesiyle beraber, şairin kitabını anne ve babasına atfettiğini görmekteyiz. Şiirlerde tema ve izleksel öğeler olarak; “mavi, gökyüzü, umut, düş, aşk, kadın, çocuk, akıl, gece” şeklinde sıralamada bulunabilirim. Şair, azda olsa kimi şiirlerinde itirazlarını da yapar. "Benim sadece iki elim var/ hayat kendisine dört elle sarılmamı bekliyor" (sayfa 79), “ve keman hüznünde bir veda ile/ kendi ayak izlerime gidiyorum” (sayfa 61) türünden, şairleri daha çok besleyen hüzünlere de azda olsa yer verildiğini görmekteyiz. Şairin şiirlerinde; pozitifliğin, hayata olumlu bakmanın numunelerini daha çok görmekteyiz. İnsan içindeki savaşı umuttan, mutluluktan ve huzurdan taraf tutması en güzeli olsa gerek. Bu pozitif durum; olumluluk, iyilik ve güzellik getirir, sinerji oluşturur. İnsanın kendi fıtratını oluşturup göğe ulaşması gibidir. Epikur'un "Eğer insanın ekmeyi ve suyu varsa, insan, Tanrı Zeus'la bile mutluluk konusunda bahse tutuşabilir" dediği gibi sahip olunanlarla yetinilmesi, kanaat edilmesi en doğrusu olsa gerek. Hayata pozitif bakabilmek, insanın zihinsel faaliyetlerinin en erdemli en doğru tercihlerinden birisi olduğu muhakkak. Bu da gösteriyor ki insan, bu tercihleriyle beraber, önemsediğine, değer verdiğine müsait olmakta ve bu doğrultuda
Düşlem ElçisiNurhayat Teke · Klaros Yayınları · 20211 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
Zeytinburnu Belediyesinin hazırlamış olduğu tematik sayılardan oluşan dergidir kendisi. Bitki dünyası ve sanatın ortak noktası olan bitki ressamlığı temasıyla yayın hayatına başlamıştır. İçeriği makalelerden oluşmaktadır ve içinde doyurucu yazılar mevcuttur. Edinmesi kolaydır, sitesinde iki tık ile indirilebilir. Bazı bitki ressamlarının hayatını, bitki ressamlığı tarihi gibi marjinal konularda bilgi edinmenizi sağlayacak bir eserdir. Keza bitkilerin dünyasına aşinaysanız hemen bu dergiyi edinin ve kurcalayın derim. 28.03.2023 / Salı / 04:35
Kültür-Sanat
Puan vermedi·331 syf.··
2022 114. kitabı
Yine güzel kurgulanmış bir şeyler okuduk teşekkürler. Kendime göre aklımda kalan yanları saymak istiyorum. 1. Yazarın yazım tarzına kolay adapte olamayışım oldu konuşma çizgileri olmayınca dikkatimi her daim orada tutmak zorladı beni. 2. Tüm insanlara bulaşan bir körlüğün neden bir kişiye uğramadığını inanılmaz merak ettim cevabı içinde bulamadım. 3. Herhangi bir felaket, salgın vs vs anında erkeklerin tüm iğrençlikleriyle nasıl paleolitik çağa dönüşünü bu şekilde okumak ister miydim emin olamadım midem kalktı kadınların hislerine değinmiyorum bile. 4. Paniğe odaklanıp bunun geçici bir şey olup olmadığını bile düşünememizden kendimizi olağan halden olağanüstü hale nasıl evirdiğimizi çok güzel gösteriyor. 5. Özellikle karakterlerden biri olan göz doktoru, onun eşi ve koyu renk gözlüklü genç kız bu üçlü arasında yaşanan olaydan sonra “nasıl ya hadi doktorun eşi patlasana taş olsa çatlar be kadın çatlasana bağırsana öfkelensene üstelik sen “görüyorsun” bu şerefsizin uğruna yaşadıklarına değdi mi” gibi bilumum soruyla kendimi yiyip bitirdim. Neyse bu da farklı bir bakış kattı diyip sustum en sonunda. 6. Sonunda da yine bir düşüklük hissettim çünkü bu bir kişi dışında herkese bulaşan, nasıl başladığı bilinmeyen ve yine en az onun kadar nasıl bittiği de bilinmeyen salgının nedenlerini çok kurcalamamızı istememiş yazar anlaşılan. Toparlarsam tüm bunlara takılmayan bir okursanız sorunsuz akıcı bir kitap olmuş. Emeklere, yüreklere sağlık. Keyifli okumalar dilerim. ❀ 21.12.2022 ~ 04:35 Körlük José Saramago
İnceleme
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma