Sessiz Çığlık
Puan vermedi·248 syf.··
2025 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2025 01:10
Anna Sewell, 1820’de İngiltere’de doğmuş bir yazardır. Hayatının büyük bir kısmını sağlık sorunları ve sakatlıkla geçirmiş, bu yüzden yürümekte zorluk yaşamıştır. Atlara olan ilgisi çocukluk yıllarında başlamış ve yaşamı boyunca devam etmiştir. Sewell, hayatında yalnızca bir roman yazmıştır: Siyah İnci (Black Beauty). Kitap, sadece bir çocuk hikâyesi gibi görünse de, hayvan hakları ve insan vicdanı üzerine güçlü mesajlar verir. Ne yazık ki, kitabı yayımlandıktan kısa bir süre sonra 1878’de vefat etmiştir. Kitap ve Konusu Siyah İnci, doğumundan yaşlılığına kadar bir atın gözünden hayatı anlatır. Başkahramanımız Siyah İnci, farklı sahiplerle çalışırken hem zorluklar yaşar hem de sevgi ve dostluk bulur. Romanın amacı, sadece eğlenceli bir hikâye anlatmak değil; atlara yapılan eziyetlere dikkat çekmek ve insan vicdanını sorgulatmaktır. Siyah İnci’nin hayatı şöyle özetlenebilir: 0–4 yaş: Bay Gordon’un çiftliğinde huzurlu bir çocukluk geçirir, eyer ve koşuma alışır. 4–6 yaş: Earlshall Malikanesi’nde yüksek başlık zorlaması ve kötü muamele görür; Ginger ile dost olur. 6–8 yaş: Londra’da bir faytoncuda zorlu koşullar altında çalışır. 8–10 yaş: Jerry Barker adında iyi kalpli bir taksiciyle huzurlu ve rahat bir dönem geçirir. 10–11 yaş: Kiralık fayton sahiplerinde kısa süreli el değişimleri, ağır yükler ve yetersiz beslenmeyle karşılaşır. 11–12 yaş: Pazar arabası sahibi ve taş ocağı işlerinde kötü muamele ve zorlu koşullar yaşar. 12–13 yaş: Eski sahibinin akrabalarının yanında hafif işlerle huzurlu bir emeklilik dönemi geçirir. Kişisel Düşüncelerim Kitabı okurken bazı bölümlerde insan olduğum için utandım. Zavallı, masum hayvanlara reva görülen eziyetleri anlamak mümkün değil. Oysa Rabbimizin verdiği dünya ve nimetler paylaşıldığı sürece hepimize yeter. Hayvanların da
1000Kitap
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Acı Yoruldu: Kara Sabah… 6 Şubat 2023 04:17
10/10
·160 syf.·
2024 20. kitabı
Söze nasıl başlasam bilmiyorum… «Acizliği, hiçbir planı olmayanların beceriksizliğini daha depremin başında görmeye başlamıştım.» S. 14. Acısını ancak yaşayanın bildiği, yaşamayıp şahit olanın kelimelerinin kıyafetsiz kaldığı bu felaket ülkemizin başına geldi. Bunun için çok üzgünüm ve umuyorum bir daha kimsenin başına gelmez. Bu kitap depremi en yakından yaşayan ve sevdiklerinin acı kayıplarına nasıl şahit olduklarını anlatan insanlarla dolu. Serhan Asker hem anılarını anlatan insanları hem de birebir kendi gözlemlerini bize deprem gerçeğini unutmamak ve unutturmamak için bir araya getirmiş. Kitabın dili oldukça akıcı ve sade fakat acılar o kadar yoğun ki bir sayfayı çevirip devam etmek bir o kadar zor… «Altıncı gün, cumartesi günü madenciler yine bir canlıya ulaştı. Yıllar önce felç geçirmiş 65 yaşlarında olan bir komşumuz sağ olarak kurtarıldı. Oysa AFAD'a göre burada canlı yoktu.» S. 91. «O Zonguldaklı madencileri ömrümün sonuna kadar unutamam…» S. 92. Anıları okurken çok ağladım, biraz okuyup durdum, devam edemedim çoğu zaman. Sindirilecek bir acı değil ya da okuyup geçilecek… Ara vererek, soluklanarak okumak gerekiyor. «Artık benim için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.» S. 23. Düşünmek gerekiyor, ders çıkarmak ve bu kitabın aslında bu açıdan ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. Özellikle gelirinin bölgeye yardım etmek amacıyla toplanacağı bir kitapla acılara temas etmek… «Unutmayın, sorgulamaz, merak etmezsek hesap da soramayız.» S. 25. "Acı Yoruldu" belleğimizden yazıya dönüşen bir kıyametin belgesi. Yazar bir edebiyatçı değil, içimizden biri olarak yüreklere kendi duygularını aktarmaktan çekinmiyor. Bazılarımız depremi yaşadı, bazılarımız uzaktan yardım etmeye çalıştı ve aslında toplum olarak kendi başımıza bırakıldığımızı bir felaketin
Edebiyat
Acı YorulduSerhan Asker · Alfa Yayınları · 2024314 okunma
Reklam
7/10
·104 syf.··
2023 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2023 13:33
Destek Yayınları’nın son zamanlarda pek popüler olan Felsefe Serisi’ne ait bu kitap, onlarca baskı yapmış: bendeki 46. Baskı. Düşününce, sevindirici. Felsefe gibi toplumumuzun genelinin mesafeli durduğu bir alana böylesine bir ilgi olması beni mutlu etti. İlk bakışta biyografi kitabı gibi geliyor insana-en azından bana- ama aslında elbette ki öyle değil. Tabii ki Hallac-ı Mansur’un hayatına dair bilgiler de ediniyoruz kaçınılmaz olarak ama kitap daha çok fikirleri üzerinden düşünmeye teşvik ediyor okurunu. Ve bunu çok yalın, çok anlaşılır bir dille yapıyor. Ki bence bu felsefe serisinin bunca sevilmesinin en önemli nedenlerinden biri işte bu özelliği. Hemen herkesin anlayabileceği bir dile ve akıcılığa sahip olması. Felsefe ile düzenli olarak hemhal olan birine yüzeysel ve belki de biraz sıkıcı gelebilir ama pek de felsefe ile ilişkisi olmayan biri için güzel bir başlangıç olabilir. Zaman zaman düşünmeye teşvik edici kısımların üslubu nedeniyle “Ay bu resmen gizli kişisel gelişim kitabı!” desem de keyifle okumaya devam ettim. (Kişisel gelişim kategorisinden hoşlanmayanlardanım.) Yormadan, üzmeden düşündüren, aynı zamanda dinlendiren, su gibi akarken iyi hissettiren bir okuma oldu benim için. Serinin diğer kitaplarına bakmaya başladım bile. Kitaptan alıntılara topluca ulaşmak isterseniz, blog sayfamı ziyaret edebilirsiniz: dondurmakutusu.wordpress.com/2023/04/11/hall...
Cehennem Acı Çektiğimiz Yer Değil Acı Çektiğimizi Kimsenin Bilmediği YerdirHallac-ı Mansur · Destek Yayınları · 20254,044 okunma
10/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
Önce Zambakları Çaldılar “Önce Zambakları Çaldılar Uykularımızdan” şiir kitabı Şair Nuray Alper’in 2011 yılı, Akçağ Yayınları aracılığıyla okurla buluşturduğu kitabı. Ayrıca şiir dosyası olarak, 2010 yılında ödül almış bir eser. Kırk civarında şiirin yer aldığı kitap seksen sekiz sayfa hacmindedir. Şiirin birçoğunun geleneğimizin, kadim kültürümüzün izlerini taşıdığını ve beslendiğini görmekteyiz. Kitap ismini, üçüncü sıradaki şiirin isminden almaktadır. Ayrıca bazı şiirlerin çok uzun olduğunu görmekteyiz. Bu uzun şiirlerin bir kısmının yarışmalarda ödül almış olduğunu düşünüyorum. Şiirlerin içeriğine bir yolculuk yapalım buyurunuz. Hece, aruz vezniyle ve serbest tarzda şiirlerle beraber gerek tarz gerekse de farklı içerik olarak harmanlanmış şiirler olduğu görülmektedir. Bununla birlikte farklı temalarla ve ödüllü şiirlerle beraber daha çok aşk şiirlerinin baskın olduğunu görmekteyiz. Aşk, şiirlerde daha çok bir harç vazifesi görmektedir. Şairin aşkla kaleme aldığı, fikirleri ve düşünceleriyle mecz ettiği şiirler olarak nitelendirsek daha yerinde olur. Başka bir taraftan sırtımızdaki yükleri bir bir sıralar ve isimlendirir şair şiirleriyle. Yüzyılların yükünü taşıyan sırtımızın muhkemleşmesi boşuna değildir elbet. İstanbul’un, Osmanlının simgesi olan çınarın, yere sağlam basıyor olması büyük bir değer olarak hayatiyetini sürdürecektir. Dertlerle dertlenerek bu sağlam bilinç ilelebet yaşayacaktır. Özellikle kimi tanınmış ikinci yeni, günümüzün tabiriyle modern tarzda şiirler yazan şairlerin en azından bir kısmının, divan, aruz ve hece şiirleri, geleneğimizden gelen şiirlerini ve şiir anlayışlarını çok iyi bildikleri söylenir ama bu türlerde pek ürünlerini göremeyiz. Bu kadim kültürümüzden gelen şiir altyapısından beslendiklerini söylerler. Bunun yanında Şair Nuray
Önce Zambakları Çaldılar UykularımızdanNuray Alper · Akçağ Yayınları · 20116 okunma
Puan vermedi
10:32 - 11:32 - 11:45 - 12:01 - 12:09 - 12:35 - 13:13 - 13:31 - 23:45 - 00:07 - 00:54 - 00:59 - 01:08 - 01:17 - 08:00 - 08:46 - 09:57 - 10:49 - 11:23 - 12:45 - 15:45 - 20:34 - 23:59 - 00:26 - 04:00 - 04:32 - 06:53 - 18:35 - 23:48 - 00:02 - 04:49 - 05:01 - 17:00 - 21:56 - 21:57 - 10:39 - 11:43 - 11:54 - 23:46 - 11:00 “ Artık hiç kimsenin acelesi yoktu... ”
Edebiyat
Zamanın EfendisiBülent Akyürek · C4 Kitap · 2017142 okunma
10/10
·355 syf.··
2021 41. kitabı
Hikmet Hükümenoğlu, son zamanlarda keşfettiğim değerli bir yazar. Yazarın okuduğum 3. kitabı. Kitap, akıcı bir dile yazılmış ve elinizden bırakamıyorsunuz, sürükleyici bir anlatıma sahip, bir solukta bitiyor. Elimden bırakamadım acaba ne olacak demekten. Kurgu çok güzel fantastik tarafı da var. Bu tarz sürükleyici kitap seven herkese tavsiye ederim. Şu an yazarın ''46 Numaralı Kamara'' kitabına başladım. Bitince onu da paylaşırım. Gayet iyi başladı.
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Everest Yayınları · 2012661 okunma
Reklam
Reklam