📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğruya doğru, iyi uyudum. Yıllar var ki böyle iyi uyumamıştım. Sabahın 08.00'inde uyanabildim ancak. Pencereden dışarıyı seyrettim. Rüzgar vardı. Beyaz, gri, puf puf bulutlar güneşin önünde oynaşıyorlardı. Kendimi mutlu hissediyor ve bulutların nasıl da bilinmezliklerle dolu olduklarını düşünüyordum. Belki dağılıp gideceklerdi -öyle hızlı geçip gidiyorlardı ki- belki de bir araya gelip tepemizden aşağı yağmur halinde ineceklerdi. Benim için fark etmezdi. Yağmuru çok severim. Zaten bu sabah her şey bana harika görünüyordu. Kendimi hafiflemiş, bir yükten kurtulmuş gibi hissediyordum, öyle uzun zamandır taşıyormuşum ki o yükü ...
Eylau Muharebesi sırasında, Davout’nun kolordusu Napoléon’un sağ kanadında belirince, General Ostermann-Tolstoy’un emrindeki Rus süvarileri Friant’ın komutasındaki öncü kuvvetlere yönelik oldukça şiddetli bir taarruz başlattı. Soult’un harekât alanı olan sol kanadın zayıf olması ve Davout’nun feci şekilde yavaş konuşlanması, Napoléon’u sağ kanatta bir oyalama hamlesi yapmaya mecbur bıraktı. Bunun üzerine İmparator, Augereau’ya emrindeki 9.000 askerle Rusların sol kanadına hücum etmesini ve Davout’yla bağlantı kurmasını emretti. Muharebeden önce bir hayli hasta olan Augereau, o kadar üşüyordu ki başına bir atkı sarmış ve mareşal şapkasını da onun üzerine giymişti. Durumu, atının üzerinde bir emir subayının desteği olmadan duramayacak kadar ağırdı. Yine de emrindeki askerlerle birlikte harekete geçti ancak birlik, kar fırtınasının içinde yolunu kaybedip kendisini bir Rus bataryasının tam karşısında buldu. Fırtınadan dolayı topların yeri ancak namlulardan çıkan ateşlerle tespit edilebiliyordu. Rus toplarından açılan peşrev ateşleri 15 dakika içinde 5.000 Fransız asker ve subay zayiatına yol açarken, Augereau’nun kendisi de yaralandı. Davout’yu rahatlatmak üzere ilerlemeye devam eden Saint-Hilaire’in tümeni de keza püskürtülmüştü.
Saat 11.15 itibariyle durum Fransızlar açısından oldukça ciddi bir hâl aldı. Napoléon, Rus toplarının ateş açmayı sürdürdüğü Eylau Kilisesi’nden vaziyeti takip ediyordu. Fransız ordusunun sol kanadı fiilen çökmüş, sağ kanadı fena hâlde hırpalanmış, takviye kuvvetler ise gecikmişti. Hatta bir Rus piyade kolunun çarpışmalar esnasında Eylau’ya girip kilisenin yakınlarına kadar gelmesi karşısında Napoléon'un kendi yaşamı bile tehlike altında kalmıştı; ancak neyse ki bu Rus kolu Fransızlar tarafından durdurulup imha edildi.
Saat 11.30 itibariyle
"Ölmedik. Biz büyük bir milletiz. Biz uykuda gibi görünsek de her daim bir uğraş içinde bulunuruz. Ülkemizin peşkeş çekilmesini kabul edemeyiz. Birtakım karışıklıklar olacaktır. Biz ölebiliriz ancak başkaları da bizimle beraber ölecektir.