Bakın, 3 tür sevgi vardır; 1. Tür sevgi "çünkü" sevgisidir: "Seni seviyorum çünkü çok özelsin, seni seviyorum çünkü güzelsin, seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var." 2. Tür sevgi "eğer" sevgisidir: "Seni seviyorum eğer sen de beni seversen, seni seviyorum eğer şimdiki gibi kalırsak." Dikkat ederseniz bu "çünkü" ve "eğer" sevgisinde bir insan ya da kişi, kim ve ne olduğu için sevilir. Üçüncü bir sevgi vardır ki; o, "rağmen" sevgisidir. Orada kişi ya da insan kim ve ne olduğu için değil, kim ve ne olduğuna rağmen sevilir.
Alıntı
Dipnot:
Sergi sadece 1 hafta sürecek çünkü dedem sadece bir haftalığına verdi bunları sonra geri vermem lazım ona ama öncesinde boyasını filan silmem çıkarma lazım.

User not found

@Ernoben
·
Dedemin daşşaaı isimli eserim 17 Hazirandan itibaren İstanbul Bienali sergi salonunda siz değerli sanatseverlerin huzurunda olacak.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/zerone-... academia.edu/resource/work/1... TÜRKÇE: NEDEN OKUNMALIDIR? 1. Çağımızın En Büyük Sorusuna Cevap Arar: Dijital çağda insan olmak ne demektir? Bu metin, yapay zeka, algoritmalar ve veri çağında insanın özünü kaybetmeden nasıl var olabileceğine dair derinlikli bir cevap sunar. 2. Teknoloji Eleştirisinin Ötesine Geçer: Yalnızca teknolojiyi eleştirmez; insanın ontolojik ve ahlaki durumunu bütüncül bir şekilde ele alır. Dijital zindandan kurtuluş için bir reçete sunar. 3. Bilgi ile Bilgelik Arasındaki Farkı Netleştirir: Bilgi çağında yaşıyoruz ama bilgelik çağından uzağız. Bu metin, bilgi ile bilgeliği ayıran çizgiyi kesin bir şekilde çizer ve bilgeliğin karakterle ilgili olduğunu gösterir. 4. Pratik Bir Rehber Sunar: Yalnızca felsefi tartışma yapmaz; Bilgenin On Mührü, Kırk Mühür, Yüz Soru ve Sükûnet Risalesi ile günlük hayata uygulanabilir bir rehberlik sağlar. 5. Disiplinlerarası Bir Derinlik Taşır: Kuantum fiziği, nöroloji, psikoloji, teoloji, tarih ve felsefeyi bir arada kullanarak zengin ve çok katmanlı bir okuma sunar. 6. Tevazu ve Dürüstlük Üzerine İnşa Edilmiştir: Metin, kendi perspektifini açıkça beyan eder, okuyucuyu sorgulamaya davet eder ve tarihsel sapmalara karşı uyarı notlarıyla titizlikle hazırlanmıştır. 7. İnsanı Veriye İndirgemeyen Bir Ontolojik Savunmadır: Günümüz dünyasında insanı veriye indirgeyen anlayışa karşı, insanın aşkın ve indirgenemez bir varlık olduğunu savunan güçlü bir ontolojik savunma sunar. 8. Gelecek Kuşaklara Bir Miras Niteliğindedir: Bu metin, bir çağa tanıklık eden ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir miras olarak okunmalıdır. ENGLISH: WHY SHOULD IT BE READ? 1. It Addresses the Greatest Question of
Maarif'in Yeni Tercümesi ve Editörlük Çalışmaları
Metinsel Restorasyon ve İrfani Dilin Yeniden İnşası: Seyyid Burhâneddîn’in Ma‘ârif Tercümeleri Üzerine Metodolojik ve Eleştirel Bir Mukayese Bu makalede, tasavvuf tarihinin en cezbeli ve aforizmatik metinlerinden biri olan Seyyid Burhâneddîn Muhakkik-i Tirmizî’ye ait Ma‘ârif’in iki farklı Türkçe tercümesi; dönemsel dil politikaları, terminolojik sadakat, nazım estetiği, metin tenkidi metodolojisi ve dramatik anlatı teknikleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Abdülbâki Gölpınarlı tarafından 20. yüzyılın ortalarında üretilen öncü nitelikteki literal çeviri ile yeni neşre hazırlanan tercüme metinleri; ontolojik, hermeneutik ve lirik katmanları aktarma kabiliyetleri açısından masaya yatırılmıştır. Çalışma, bir klasik metnin yeniden çeviri süreçlerinde uğradığı semantik dönüşümü ve kayıp-kazanım dengesini kuramsal bir zeminde temellendirmeyi amaçlamaktadır. 1. Yeniden Çeviri Paradigması ve İki Ufuk Klasik Türk-İslam düşüncesinin irfani metinlerini modern bir dille yeniden buluşturmak, yalnızca bir lügat eşleştirmesi değil, metnin doğduğu batıni uzamın sentaktik (sözdizimsel) ve kavramsal olarak yeniden inşasıdır. Seyyid Burhâneddîn'in Ma'ârif'i; parça parça coşkulu yapısı, manzum geçişleri, sembolik hicivleri ve yoğun ayet atıflarıyla mütercim için çetin bir filolojik sınava dönüşmektedir. Abdülbâki Gölpınarlı çevirisi, metni Türkçe okura ilk kez sunan tarihsel bir kutup çalışma olmakla birlikte, dönemin egemen dil politikalarının getirdiği "Öztürkçeleştirme" ve rasyonalizasyon refleksi nedeniyle tasavvufi ıstılahların dikey metafizik anlam alanını yer yer düzleştirmiştir. Yeni çeviri paradigması ise Gölpınarlı’nın filolojik mirasını bir basamak olarak kullanıp metne teknik terminolojisini, manzum musikisini, metaforik canlılığını ve anlatısal tansiyonunu
Edebiyat
ortaokul ays. vol 1
YIKILIR HER GECE ÜZERİME DÜNYA 🌍🎶
Dilleri ile insanları kıranları ibadetleri temizleyemez, yoksa yüreğinde 1 parça merhamet ne yapsın sana 6236 ayet..