Mukaddime
Malûmdur ki şanı yüce olan Kur'an, insanlık âlemini hidayet nurları içinde bırakacak, semaví (insan eseri olmayan vahiyle gelmiş bulunan) ve ilâhî bir kitaptır. Onun kutsal ayetleri binlerce hakikatleri içermektedir, bütün akıl sahiplerini irşat edip aydınlatmaya yeterlidir. Yeter ki o yüce kitabın emirleri, yasakları, bütün hükümleri, tavsiyeleri can ve dilden kabul edilsin, onun bütün beyanlarının birer hakikat, birer hikmet kaynağı olduğu tasdik olunsun. Evet. Kur'an-ı Mübîn, bütün beşeriyetin bir mukaddes, ilâhî kitabıdır. Bu mübarek kitabın bütün lafızları da manaları da ilâhîdir, vahye dayanmaktadır. Bütün insanları birlik ve kardeşlik dairesine davet etmektedir. Binaenaleyh Kur'an-ı Kerim'in ayniyetini, hikmet dolu hükümlerini olduğu gibi muhafazaya çalışmak, içinde bulunanlara tamamen riayet etmek, bütün beşeriyet için en kutsal, en faydalı bir vazifedir. Kur'an-ı Kerim'in beyanları, hükümleri herkese yönelik ise de bunları layıkıyla ilmî bir dairede güzelce anlayıp kavramaya her kimse muktedir olamaz. Velev ki Arap lisanına iyice vakıf bulunsun. Böyle bir kudret ve meziyeti haiz olabilmek için senelerce dinî ilimlerle uğraşarak maharet ve ayrıcalık kazanmış olmak lazımdır. İşte bu vasıflara sahip olan birçok İslam âlimleri, Kur'an-ı Azim'in yüksek hakikatlerini, bütün hükümlerini yine Arapça lisanıyla ve sair muhtelif lisanlarla şerh ve beyan ederek medeniyet ve İslamiyet âlemine pek kıymetli eserler armağan etmişlerdir. Bu acizin "Tabakatü'l- Müfessirin" unvanlı eserinde yazılmış olduğu üzere Asr-ı saâdet'ten beri on dört asır içinde birçok müfessir vücuda gelmiş, her biri güzel bir niyetle İlâhî kelâm'a hizmeti bir şeref kabul etmiş, bunun neticesi olarak da yüzlerce kıymetli tefsir ve meali Kur'an'dan ibaret olan tercümeler kütüphaneleri süsleyip
Kitap Alıntısı
ÖMER NASUHİ BİLMEN (1883-1971)
1883 yılında Erzurum'un Salasar Köyü'nde doğdu. Babası zamanın âlimlerinden Hacı Ahmet Efendi, annesi Muhibe'dir. İlk tahsiline, Ahmediye Med-resesi müderrisi olan amcası Abdürrezzak İlmî ve Erzurum Müftüsü Müderris Hüseyin Raki Efendiden okuyarak başladı. 1908 yılında İstanbul'a gelerek, Fatih Dersiamlarından Tokatlı Şakir Efendi'nin derslerine devam etti ve icazet aldı (1909). Daha sonra imtihanla Medreset'ül Kudat'a girdi ve 1913 yılında aliyyül-ala derecesiyle mezun oldu. Daha sonra açılan ruus imtihanını da kazanarak Fatih dersiamı olarak göreve başladı. İlk memuriyete Fetvahane-i Aliye'de başlamıştır. Fatih Camii'nde, Sahn-ı Seman Medresesi'nde âli kısmı Kelam Müderrisliği yapmış Medresetül-Vaizin ve Daru'ş-Şafaka'da dersler vermiştir. Ayrıca İstanbul İmam-Hatip Okulu ve Yüksek İslâm Enstitüsü'nde usûl-i fıkıh ve ilmi kelâm dersleri okutmuştur. Daha sonra Telif Heyeti Azalığına getirilmiş, bir müddet Temyiz Mahkemesi Şeriyye Dairesi Mümeyyizliğinde de bulunmuş ve 1922 yılında Meclis-i Tedkikat-ı Şeriyye Dairesi Azalığına getirilmiştir. 1926 yılında İstanbul Müftü Muavinliğine ve 1943 yılında ise seçimle İstanbul Müftülüğüne tayin olmuştur.15.06.1960'da vekâleten, 30.06.1960'da ise asaleten Diyanet İşleri Reisliği yapmıştır. 06.04.1961'de emekli olmuştur. Ömer Nasuhi Bilmen Efendi, gerek ilmi ve ahlâkî otoritesi gerekse samimi dindarlığı ve tevazuu ile dinî konularda Türkiye'de müslüman halkın başlıca güven kaynağı olmuştur. İnançta, ibadet ve ahlâkta Ehl-i sünnet mezhebini şahsında tam bir liyakatla temsil ettiği için herkesin saygı ve sevgisini kazanmıştı. Şüphesiz bunda yaşadığı sürece aktif politikanın dışında kalmasının da önemli rolü vardır. Zira Ömer Nasuhi Bilmen de selefleri gibi dini meseleler söz konusu olunca asla taviz vermeyen bir yapıya sahipti.
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ve son… İkigainin on kuralı
1-) Aktif kalın, emekli olmayın. 2-) Ağırdan alın. 3-)Midenizi tıka basa doldurmayın: %80 kuralı. 4-) Çevrenizde iyi arkadaşlarınız olsun. 5-) Bir sonraki doğum gününüze kadar şekle girin. 6-) Gülümseyin. 7-) Doğayla tekrar bağlantı kurun. 8-) Teşekkürlerinizi sunun. 9-) Anı yaşayın. 10-)İkigainizi takip edin.
İndigo yayınları
Alıntı
Anneme Cicoz
1 yıllar yıllar önceydi akşamlar gaz lambasıydı ışık sarı bir sessizlik . ben ödev defteriydim annem hem silgi hem kalem 2 bir zamanlar kar pencereye vururken . üşüyen ellerimi değil ellerimin içindeki çocuğu ısıtırdı annem 3 yıllar önceydi boyum kapı pervazında çentik çentik yükselirken ev aynı evdi . büyüyen ben küçülen annem 4 o zamanlar sokak akşama kalırdı ben oyuna
BAŞYÜCELİK HÜKÛMETİ ve VEKALETLERİ...
(...) Başyücelik hükümeti, “vekâlet” adı verilen 1 başvekil ve 11 bakanlık ile her bakanlığa bağlı 3’er (toplam 33) müsteşarlıktan oluşur. Bunlar: 1) Maarif Vekâleti: İlim ve Güzel Sanatlar, Halk Terbiyesi ve Evleri, Umumî Öğretim müsteşarlıkları… 2) Savaş Vekâleti: Kara, Deniz, Hava müsteşarlıkları… 3) İktisat Vekâleti: Sanayi, Ticaret, Ziraat müsteşarlıkları 4) Maliye Vekâleti: Bütçe ve Umumî Denge, Vergiler ve Resimler, Bankalar ve Tekeller müsteşarlıkları… 5) Sağlık ve Bakım Vekâleti: İyileştirme, Güzelleştirme, Çoğaltma müsteşarlıkları… 6) Adliye Vekâleti: Mahkemeler, Islahhâneler, Kanunlar müsteşarlıkları… 7) Matbuat ve Propaganda Vekâleti: Matbuat, Propaganda, Turizm müsteşarlıkları… 8) Dahiliye Vekâleti: Mülkî Teşkilât, Belediyeler, Umumî İnzibat müsteşarlıkları… 9) Nafia (Bayındırlık) Vekâleti: Tesisler, Yollar, Ulaşım Vasıtaları müsteşarlıkları… 10) Düzenleme Vekâleti: Teşkilat Düzeni, İş Düzeni, Sigorta ve Emekli Sandığı müsteşarlıkları… 11) Hariciye Vekâleti: Doğu, Batı ve Haber Alma müsteşarlıkları…
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -II-, 10 Haziran 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Başyücelik Devleti
"İhramlı kadın yüzünü örtmez, eldiven de giymez". (Buhârî, Hacc 21, Cezâu's-Sayd 13, 15, İlm 53, Sâlât 9; Müslim, Hacc 1, (1177))
Sayfa 321 - 5. Cilt
Din