10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 17:32
BİZ TEĞMENİZ-SAYGI ÖZTÜRK,272 sayfa Yazarı Saygı Öztürk ‘ten adıma imzalı Biz Teğmeniz kitabını okuyup bitirdim.Tarafsız bir kalemle, yazılan ve tüm gerçeklerin ortaya döküldüğü kitabın içindekiler büyük bir üzüntü kaynağı. Medarı İftiarımız Ordumuzun göz bebekleri beş teğmenimizin ki içlerinden bir tanesi okul birincisi kadın teğmenimiz, mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”dedikleri için ordudan ihraç edilmelerinin gerçek iç yüzünü yazan araştırmacı gazeteci Saygı Öztürk bilinen olaylardaki “bilinmeyenlere” ve yüzeyde görünenlerin “derin ilişkileri”ne ışık tutuyor Biz Teğmeniz kitabında. Her şey, Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü anma töreninde bir Teğmenin Atatürk fotoğrafı takmaması ile başladı . Bir ülkenin ordusunu düşünün; ülkenin kurucusunun adı zikredilip “askeriyiz diye bağırmak suç olsun,1923’e kadar yaptıklarını tasvip ediyorum,1923’ten sonrasını kabul etmiyorum,sevmiyorum,saygı duymuyorum “ diyen subayları da ödüllendirilsin ve buna karşı çıkanlarda cezalandırılsın,ordudan ihraç edilsin.Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Orduya siyaset karışırsa,Genel Kurmay Başkanlığı’dan alınıp sivil bakanlığa,iktidar partisinin bakanlığına bağlanırsa,tarikatların,cemaat yapılanmasının çoğalmasına yol açılırsa 15 Temmuz gibi çok olaylar yaşanır. Her sene mezuniyetlerde geleneksel okunan Subay Andı’nı okumak istediklerini defalarca söyleyip ,izin istedikleri halde resmi törende izin verilmeyince,tören bitip protokol ayrıldıktan sonra okumaları nasıl disiplinsizlik suçu olabilir?Hadi oldu diyelim ,bu TSK’dan atılma sebebi olabilir mi? Atatürk rozeti takmayanları,cemaat içinde olan teğmenleri mahkeme kararıyla göreve iade ederken ,Harbiyelileri sekiz saat aç susuz bekletip ifade almak,beş kişiyi günah keçisi seçip ordudan
Biz TeğmenizSaygı Öztürk · Doğan Kitap · 202516 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Pek Tabii İnsan
9/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
142 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2024 00:22
Nietzsche ve onunla ilgili kitaplar okumak bana büyük keyif veriyor. Zira zamanının (1844-1900) en açık beyinlerinden biri ve yazış üslubuna hayranım, edebî ustalıkla yazıyor; metafor labirentlerinde gezinmeyi sevenlerin keyif alması kaçınılmaz. İnsanca, Pek İnsanca’da bolca yaptığı gibi bir teknik felsefi analiz onun en iyi olduğu alan olmasa da bu konuda da fena sayılmaz. İnsanca, benimle konuşuyormuş hissi yaşadığım, keyif ve merakla okuduğum ancak bazı aforizmaları anlamakta zorlandığım bir kitap oldu. Amatör bir Nietzsche okuyucusu olduğum için kaynak kullanmadan Nietzsche’yi derli toplu anlayabilmem zor. Ben de İnsanca, Pek İnsanca için Julian Young’ın Nietzsche kitabından bir özet yaptım. Epey hacimli bu kitaptan konuyla ilgili kısımları daha öz hale getirmek için ilgili bölümlerdeki aktarımları bazen aynen aldım, bazen daha açık bir şekilde ifade etmeye çalışıp, gerek cümleleri –elbette içeriği koruyup– kendi üslubuma çevirerek, gerekse kitabın farklı bölümlerindeki bilgileri aynı potada eriterek bu metni ortaya çıkardım. Kitabın içeriğiyle ilgili kişisel düşüncelerime ise akışı bozmamak adına en sonda yer verdim. Wagner ve Schopenhauer’in Nietzsche’ye etkisi; Tragedyanın Doğuşu; Bayreuth Festivali; Sorrento günleri; İnsanca, Pek İnsanca ve Wagner’den kopuş; Nietzsche’nin pozitivizmi ve arkadaşlarıyla ilişkileri gibi birçok konuyu az ya da çok aktardığım bir yazı oldu. Çok uzun olmaması için konuyla ilgili aforizmaların linklerini dipnotta verdim. Aforizmaları kesip biçmedim, tamamını vererek bağlamının görülmesini hedefledim. Bunlardan hiçbiri okunmadan da konu anlaşılabilir çünkü Young’dan yaptığım özet, aforizmaların da bir özetini içeriyor ancak hem bilimsellik adına, hem de daha fazla detay seven ve doğrudan Nietzsche’den okumak isteyenler için böyle bir
Felsefe
İnsanca, Pek İnsanca 1Friedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,581 okunma
Anadolu Beylikleri ve Devleti Aliyye
Puan vermedi·639 syf.·
2024 62. kitabı
Türk Tarih Kurumu'nun klasikleşmiş bu eseri, Osmanlı'nın kuruluşundan İstanbul'un fethine kadar olan dönemi ele alıyor. İlk olarak şunu belirtmeliyim: Bu eser, popüler tarih kitaplarından çok farklı. Uzunçarşılı Hoca'nın titiz akademik yaklaşımı, her sayfada kendini gösteriyor. Dipnotlar, arşiv belgeleri ve kroniklere yapılan atıflar, eserin bilimsel değerini ortaya koyuyor. Sahip olduğum eser, 1988 yılı basılmış olan 1.Cilt-5.Baskıdır. "Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu meselesi, tarihin en çetin problemlerinden biridir." Bu cümleyle başlayan kuruluş bahsi, aslında kitabın metodolojisini de özetliyor. Yazar, her meseleyi şüpheci bir akademisyen gözüyle ele alıyor, efsaneleri bir kenara bırakıp belgelerin peşine düşüyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, Uzunçarşılı'nın olayları anlatırken kullandığı dengeli üslup. Ne övgüde aşırıya kaçıyor ne de yergiyi elden bırakıyor. Örneğin, Yıldırım Bayezid dönemini anlatırken: "Bayezid'in süratli hareketleri ve ani kararları, devletin genişlemesinde faydalı olduğu kadar, bazı meselelerde de aceleciliği yüzünden zararlı neticeler vermiştir." Bu tür dengeli değerlendirmeler, kitabı propaganda eserlerinden ayırıyor ve bilimsel değerini artırıyor. Özellikle dikkatimi çeken bölümler: Osmanlı Beyliği'nin kuruluş teorileri, Gaza ve uç beyliği kavramlarının detaylı analizi, Erken dönem Osmanlı kurumlarının oluşumu, Balkanlardaki fetih siyaseti, Ankara Savaşı ve sonrasındaki fetret devri analizi. # Notlarım arasında da şu detaylar var: Birinci el kaynaklara dayanması, Objektif ve akademik yaklaşımı, Detaylı dipnot ve referans sistemi, Kronolojik akışın mükemmel kurgulanması, Akademik dil, genel okuyucu için zor olabilir. Ana dalı, benim gibi, tarih olmayanlar için özellikle lügatla okunmalı. Sonuç olarak, "Osmanlı Tarihi I.
Tarih
Osmanlı Tarihi - I. Ciltİsmail Hakkı Uzunçarşılı · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 2011146 okunma
Bu Kitap 100 Tane Kişisel Gelişim Kitabına Bedel!
7/10
·144 syf.··
2023 29. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2023 18:21
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/Cu4pqXQt3H0 Size hiçbir şey katmayacak onlarca kişisel gelişim kitabı okumak yerine sadece bu kitabı okumakla da kişisel olarak gelişebilirsiniz. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. Kitap önerisi alabilmek için yorumlar kısmına bakabilirsiniz. İlk kez Schopenhauer okuyorum ve onun annesiyle yaşadığı olaylardan ötürü bütün kadınlara dediği cümleleri bildiğim için okumaya biraz ön yargılı başlamıştım. Ama aslında bu kitabın tamamen kitaplar ve yazmak üzerine olan bir kitap olduğunu öğrendim. Bu yorumumda bugüne kadar hiç bahsetmediğim bazı şeylerden bahsetmek istiyorum. Sosyal medyada kitaplarla ilgili bir mesleğiniz olunca pek çok türden farklı insanı da gözlemleme şansı elde ediyorsunuz. İyisinden kötüsüne, gencinden yetişkinine kadar böylesine çeşitlilikte bir insan topluluğunu başka hiçbir yerde bulamayacağınızı da bilerek... Bu kitapta Schopenhauer'in de belirttiği ve benim de en çok şaşırdığım konulardan biri "halka kötü bir kitabı tavsiye edecek kadar paragöz olma" durumu. Bu tür insanlar şöyle yapıyor: Yeni bir yazar bastırdığı ilk kitabını tanıtmak için 1000kitap'tan ya da Instagram'dan çok takipçisi olduğunu düşündüğü kişilere mesajla ulaşıyor. Bazıları para teklifi veriyor ve yazarla anlaşıyorlar. Sonrasında da o "çok takipçili kişiler" kitabı okumadan ya da okusalar da beğenmemelerine rağmen aldıkları para karşılığında o kitabı önermeye başlıyor. Üstelik bazı yayınevleri "protokol" adı altında bu çok takipçili kişileri meşrulaştırıp, bizzat yeni çıkan kitaplarını övdürmek için düzenli olarak gönderim yapıyor. Schopenhauer'in zamanında da olan bu şeye ben, edebiyat rüşvetçiliği
Edebiyat
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,846 okunma
"Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır."
10/10
·448 syf.··
2022 62. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2022 01:44
Kitabın son 10 sayfasını okumadan önce aklımda detaylı ve güzel bir inceleme yapmak vardı, tıpkı Lordlar ve Varisler'ine yaptığım gibi. Ancak son sayfalar beni şok etmeyi başardı. Yine de bunu deneyeceğim. Kitap muhteşem bir Kabal klasiğiydi. Bazı noktalar "Beni Nagi yazdı" diye bağırıyordu resmen. Bu kısmın altında doğal olarak kitap in minor/major spoiler bulunmaktadır. Öncelikle kitapların veya serilerin birbirine göndermeli bitmesini seviyorum. Saklambaç'ta kitabın ilk ve son cümlesi aynıydı: "Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır." Kitabı bitirdikten sonra daha anlamlıydı bu, kafam karışık bir şekilde ilk kez okumama göre. Ansel... Kalabalıkta yapayalnız. Onların arkadaşı, onların kurallarına uyduğu sürece. Bu kurallar da arkadaşlarının hepsi için geçerli, Ansel Rogers değilseniz tabii. Onlarlaydı ama yine de yalnızdı. İçim acıdı o kısımları okurken. Bazı yerlerde dedektif yanında olsa da sonuçta o sadece katili bulmaya çalışıyor, değil mi? Ansel'in son kısımlarda "arkadaşlarına" çıkışması ve içini döktükten sonra gitmesi beni çok rahatlattı. Birinin, bu birisi elbette Ansel olacaktı, onlara bunu söylemesi gerekiyordu. Maddie'nin povundan da okumak bana Ansel'in yalnızlığını daha da hissettirdi, sadece iki bölüm öyle olduğu için memnunum. Katil... Katil... Kurt, kuzu, yalancı çoban ya da onlara kanan... Bu bir saklambaç oyunu. Kim kimi sobeleyecek? Ebe peki? Hep aynı kişi mi ebe yoksa değişiyor mu? Dedektif'in dediği gibi katil; Ophelia Valley'li, ona yardım edenler var, onu koruyanlar var, saklanacağı delikleri çok iyi biliyor. Durum böyleyken onu sobeleyebilirler mi? Katil konusunda kitap ilerledikçe bazı tahminlerim oldu. İlki Matt'ti, o esnada en mantıklısı oydu. Dylan'dan yarım yamalak bahsedildikçe onun katil olabileceğini düşündüm. Şimdi her şeyi
SaklambaçN. G. Kabal · Martı Yayınları · 20226,4bin okunma