Açlık çekerken sık sık dünyanın dört bir yanında açlık çekenleri düşünüyordu; fakat şimdi karnı tıka basa doluyken açlık çeken yığınlar zihnini işgal etmiyordu.
Sanki bir kutuyu açınca içinde küçük bir kutu varmış, o küçük kutuyu açınca içinde daha küçük bir kutu, onu da açınca yine, yine daha küçük bir kutu, o kutuyu açınca küçük bir kutu daha... Sonra bu şekilde, yedi, sekiz... Açtıkça sonunda nihayet zar kadar küçük bir kutu çıkmış ve onu da açınca hiçbir şey yokmuş, bomboşmuş gibi bir his.