1133. 1135. ve 1136. HADİS [VİTİR NAMAZI]
Hz. Ali’den (ra) rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Vitir namazı, diğer farzlar gibi kesin (bir farz) değildir. Fakat Resûlullah (sav), onu kılmayı itiyat edinmiş ve: “Allah tektir ve teki sever. O hâlde, ey Kur’an ehli siz de (tek rekatlı) vitir namazını kılın.” buyurmuştur. (T453 Tirmizî, Vitir, 2; D1416 Ebû Dâvûd, Vitir, 1) İbn Ömer’den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Gece namazınızı, vitir ile noktalayın.” (B996 Buhârî, Vitir, 4; M1755 Müslim, Müsâfirîn, 151) Ebû Saîd’ el-Hudrî’den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Sabah vakti girmeden evvel, vitir namazınızı kılın.” (M1764 Müslim, Müsâfirîn, 160)
Din
KİTABIN ÖZETİ
Bunlar arasında İngiliz-Fransız İttifak Güçleri’nin 1856 ile 1860 yılları arasındaki işgali, 1894 ve 1895 arasındaki Japon işgali ve Çin’in başkentinin iki kez işgal edildiği Sekiz Devlet İttifakı’nın 1900’deki saldırısını sayabiliriz. 1904’ten 1905’e dek, Japonya ve Rusya da Çin’deki çıkarlarını genişletmek istediler (19). Birinci Dünya Savaşı: Japonya, Almanya’ya karşı savaş açma bahanesiyle Çin’in Shandong kentine asker gönderdi. Daha önce zorla Almanya tarafından zorla ele geçirilmiş olan Qingdao liman kenitini işgal etti ve Jiaoji Demiryolu’nu silahlı güçleri ile zorla kontrol altına aldı (31). İflas Eden Köylü Çelikleşmiş Bir Proletaryadır: Çin proletaryası köken olarak büyük oranda iflas etmiş köylülerden geliyordu, bu nedenle onlar Çin’deki emek gücü ordusunun çoğunluğunu oluşturan köylülüğün acılarını ve taleplerini çok iyi anlıyorlardı (64). Sovyetler Fes Ediyor: SSCB hükümeti Çin’i yakından ilgilendiren iki mesele üzerine açıklamalar yaptı: Çar hükümeti ile Çin hükümeti arasında geçmişte imzalanmış olan eşitsiz anlaşmaların feshedildiğini ve Sovyet hükümetinin Çin üzerinde sahip olduğu tüm emperyalist ayrıcalıkları reddettiğini ilan etti (111). Aydınlar Geri Dönenlerdir Onlar Başkalarının Ülkesinde Yaşamak İstemezler Millet Bilincini Onlar Yaratır: Bazı öğrenciler İngilitere, Almanya ve Belçika’ya giderken, kimileri de Çin devrimini sürdürme kararlılığı ile ülkede kaldılar. Yurtdışında okuyanlar aynı zamanda genellikle fabrikalarda çalışıyorlardı, bu onların işçi sınıfına ilişkin yaşamsal deneyimler edinmelerini sağlıyor ve görüş ve duygularını köklü bir şekilde etkiliyordu (117). Sun Yat-Sen Anti-Emperyalizm: Kongrede konuşma yapan Sun Yat-Sen, şunları söyledi: Şimdi emperyalizme karşı açık bir devrimci programı ortaya koymak ve halk kitlelerini Çin’in
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1133. Ibn Ömer'den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber : Namazlarınızdan bir kısmını evinizde kılın ve evinizi (içinde namaz kılınmayan) kabirlere çevirmeyin, buyurmuştur. (M1820 Müslim, Müsəfirin, 208; 8432 Buhârl, Salát, 52)
Selçuklular Devrinde Meşhur Mutasavvıflar Yetişmişti
Mutasavvıfların hikmet ve irfanla yoğrulmuş prensipleri, tasavvufun İslâm dünyasında derin kökler salmasına zemin hazırlamıştır. Bu mümtaz şahsiyetler, eserleri ve numune hayatlarıyla yalnızca kendi çağlarının değil, asırlar boyunca tüm Müslüman coğrafyasının manevî rehberleri olmuşlardır. Selçuklu devrinde yaşamış, öne çıkan bazı meşhur mutasavvıflar şunlardır: • Ebû Ali el-Fârmedî (k.s.) (v.477/1085) • Yusuf el-Hemedânî (k.s.) (v.534/1133) • Abdülhâlik Gucdüvânî (k.s.) (v.575/1179 veya 617/1220) • Ebû Saîd Ebu’l-Hayr (v.440/1048) • Baba Tahir-i Uryân (v.447/1055) • Ebu’l-Kâsım el-Cürcânî (v.450/1058) • Ebu’l-Kâsım Abdülkerim el-Kuşeyrî (v.465/1072) • Ali bin Osman bin Ebî Ali el-Hucvirî (v.465/1072) • İmâmü’l-Harameyn el-Cüveynî (v.478/1085) • Şeyh Abdullah Herevî (v.481/1089) • Ebû Bekr en-Nessâc et-Tûsî (v.487/1094) • İmam Gazâlî (v.505/1111) • Ahmed Gazâlî (v.520/1126) • Aynü’l-Kudât Hemedânî (v.525/1131) • Ahmed en-Nâmekî el-Câmî (v.536/1141) • Hâkim Senâi-yi Gaznevî (v.535/1140) • Abdullah Berkî (v.552/1157) • Hasan Andâkî (v.555/1160) • Abdülkadir Geylânî (v.561/1166) • Hoca Ahmed-i Yesevî (v.562/1166-1167)
Kerç Yarımadası Muharebesi
18 Mayıs'ta "Kerç Yarımadası Muharebesi" sona ermişti. Düşmanın sadece küçük unsurları fanatik komiserlerin zorlamasıyla daha haftalarca Kerç etrafındaki kaya oyuklarında direnmeyi sürdürdüler. Gelen haberlere göre 170.000 esir alınmış, 1133 top ve 258 tank elimize geçmişti. 5 Alman piyade tümeni ve 1 zırhlı tümeni ile 2 Rumen piyade tümeni ve 1 süvari tugayı 26 büyük birlikten oluşan iki orduyu imha etmişlerdi.
Sayfa 287
Abbasiler-(XXIX): Müsterşid Billah (1118-1135) Yirmi dokuzuncu Abbasi halifesi olan Ebu Mansur El Müsterşid Billah El Fazl b. Ahmet El Mustazhir Billah El Abbasi, 2 Eylül 1093 tarihinde Bağdat'ta doğdu. Babasının vefatının ardından Müsterşid Billah lakabıyla 6 Ağustos 1118'de hilafet makamına geçti. Müsterşid Billah'ın 25 yaşında halifelik makamına geçtiği yıl, Büyük Selçuklu Devleti'nin Irak Genel Valisi Muhammed Tapar hayatını kaybetti. Bu ölümü fırsata çevirmek isteyen Müsterşid, Abbasi Devleti'ne 945 yılındaki Büveyhoğulları vesayetinden sonra kaybettikleri siyasi egemenliği yeniden kazandırmak istedi. Berkyaruk'un vefatından sonra Merv'i Büyük Selçuklu Devleti'nin başşehri yapan Sultan Sencer, Irak ve Suriye topraklarının da aile içi iktidar çekişmesinin merkezi olmasına göz yumdu. İmparatorluğun batısını Irak Selçuklu tahtına oturttuğu yeğeni Mahmut b. Muhammed Tapar'ın yönetimine bırakmıştı. Sultan Sencer'in bu tercihine itiraz eden Mahmut'un kardeşi Mesut b. Muhammed Tapar, Mezyedi Emîri Dübeys b. Sadaka ile bazı Türkmenlerin desteğini alarak 1120 yılında isyan etti. Halife Müsterşid, isyana son vermesi için Dübeys'e bir mektup gönderdi. Ancak bu mektup Dübeys'i iyice tahrik etti ve Bağdat'a kadar gelip halifeye tehditler savurdu. Dübeys'i ikna edemeyen halife, kardeşi Sultan Mahmut'u 1120 yılının Ekim ayında Bağdat'a gelmeye ikna etti.  Dübeys, Sultan Mahmut'un kuvvetleri karşısında geri çekilip kayınpederi Necmeddin İlgazi'ye sığınmak zorunda kaldı. Sultan Mahmut, kardeşinin eylemlerinden dolayı halifeden özür dilese de özürleri kabul görmedi. Hatta halife kendisi bir ordu hazırlayarak Dübeys'in üzerine yürüdü ve 1123'te onu yenerek Bağdat'a döndü. Halifenin bu tavrı, Sultan Sencer'i rahatsız etti. Bunun üzerine halifenin faaliyetlerini kontrol altında
Sayfa 169·Kitabı okudu