Puan vermedi·352 syf.··
2026 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
ilk yarisinda surekli fakir edebiyati yapilmasi baymis olsa da sonrasina bayildim. birazcik Colleen Hoover - Verity havasindaydi ama cok daha iyisi. gone girl sevdalisi biri olarak cok keyif aldim i love female manipulators <33
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,4bin okunma
Puan vermedi
#alıntı “Ormandaki dallar öyle yoğun ki yağmuru hissedemiyorsun.” Herkese merhaba, Aslında uzun zaman önce okudum #hamnet i ancak demlenmesi için biraz bekledim. Kafamın içerisinde Agnes ile uyuyup uyandım. Kadınlığın, anneliğin başka bir evin düzenine ayak uydurmaya çalışırken hangi ülke de olursan ol hangi dili konulursan konuş ortak dert aynı. KADIN OLMAK. Agnes evladı amansız hastalığa yakalanmışken eşi ise ailesinden kilometrelerce uzakta kendisine ayrı bir düzen kurmuş ilk ayrılıklarından bu yana yazdığı mektupta bile kendini ele veren bir yabancılaşma ile mücadele etmektedir. Büyük evladını hastalıktan korumuş ancak ikizlerden diğeri yakalanmıştır. Karanlık ormanın şifacı otları da yaraya merhem değildir. Bas bas bağıran bir isyan yok. Satır aralarında bir annenin sessiz çığlığı, yalnızlığı, tek başına bırakılmışlığı var. Bazı sahneler o kadar tanıdık geldi ki okumaya ara vermek en güzeliydi. Kaldığım yerden devam ettiğimde ise insanları affetmek bir sonraki haksızlığa davet etmekti. Anladım. Yazar #hamnet i yazarken tarihi olaylardan esinlenerek çıkış noktasını da kaleme almış. Buna rağmen kurgu bir eser olduğunu biliyoruz. Takılı kaldığı bir nokta ise 1500’lü yıllarda geçtiğini vurgulayıp İstanbul’a Konstantinopolis dersen mantık hatası olur. İstanbul 1453’te fethedildi. Halen hazmedilemiyor… Bu konu kırmızı çizgimiz. Esere yeniden dönecek olursak eski bir hikâyeyi günümüze taşıyarak yorumlamak okuyucuya modern bir klasik hediye ediyor. İçimize işleyen satırlar dilimize #kıvançgüney tarafından çevrilmiştir. Hamnet
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·400 syf.·
2026 48. kitabı
Fetih ve Kıyamet 1453, Türkiye'nin en önemli Osmanlı tarihçilerinden Prof.Dr. Feridun Emecen tarafından kaleme alınmış bir eser. Kesinlikle söylerim ki, değil Türkiye'de, dünyada İstanbul'un fethi ile ilgili olarak yazılmış en iyi kitaplardan birisi olabilir. Çünkü yerli ve yabancı pek çok kaynak taranarak, öncelikle Fatih'in küçük yaşta tahta çıkışından başlayarak fethin gerçekleştiği 29 Mayıs 1453'e kadar geçen süreçte, tarihi vesikalarda bulunan hemen her şeyi anlatan bir kitap. Elbette fetih ile ilgili oryantalist bakış açısının ya da bizdeki Osmanlıcı bakış açısının ortaya koyduğu birtakım yalan yanlış şeyleri de açığa çıkarması bakımından hayli kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hoca, gemilerin yürütülmesinden, Fatih'in babasını geri çağırışına; topları kimin döktüğünden Şehzade Orhan'a kadar aklımıza gelebilecek hemen her şeye belgeleri ile açıklık getirmiş. Bunun için İstanbul'un fethi ile ilgili olarak okunabilecek en başarılı ve en güvenilir eserlerden birisi olduğunu söyleyebilirim hatta benim bugüne kadar rastladıklarım arasında en kapsamlı ve en iyisi...
Fetih ve Kıyamet 1453Feridun M. Emecen · Timaş Yayınları · 2012423 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2026 409. kitabı
Rönesans ile zirveye ulaşan İtalyan şehir devletlerinin (Venedik, Floransa, Milano vb.) kültürel gücü, sanatın gelişimi ve zamanla bu gücün nasıl zayıflayarak çöküşe geçtiği anlatılır. Avrupa'yı Şekillendiren Model: İtalya'nın yalnızca bir coğrafi bölge değil, aynı zamanda Avrupa medeniyetinin yönünü çizen bir "model" olarak nasıl rol oynadığı gözler önüne serilir. Siyasal ve Ekonomik Yapı: Dönemin siyasi karmaşası ve dönemin entelektüel/tarihi dinamikleri mercek altına alınır. İtalya, sanat tarihindeki üç büyük akıma öncülük etti: Rönesans, Maniyerizm ve Barok. Dünya tarihinde tamamen şaşırtıcı ve benzersiz olan bu “altın çağı” bugünün merceğinden incelemek; parçalanmış, çok yönlü ve ilk bakışta çelişkili bir tarihi, belirli bir tarihsel döneme olduğu kadar mevcut gerçekliğimize de hitap eden tek bir birleştirici anlatıda toplamamızı sağlar. Fernand Braudel’in İtalyan Modeli’nde başardığı şey budur. Braudel, İtalya’nın olağanüstü kültürel gelişimi sırasında sanat, bilim, politika ve ticaret arasındaki karmaşık etkileşimi inceliyor; İtalyan toplumlarının siyasal karmaşıklığı ve yaşanan muazzam kapitalist yayılmanın mantığı içinde, bu sürecin nüanslarını titiz ve özgün bir yöntemle aktararak, sanat tarihindeki büyük anların nasıl ortaya çıktığını. , Yayıldığını ve kaybolduğunu anlamaya çalışıyor. İtalyan Modeli, İtalya’nın 1450’den 1650’ye kadar süregelen ihtişamını ve çöküşünü gözler önüne seriyor. İtalyan Modeli YazarFernand Braudel'in kalemimden okuduk..
Araştırma-İnceleme Tarih
İtalyan ModeliFernand Braudel · Alfa Yayınları · 20259 okunma
Her Şeyin Sonundayım
Puan vermedi·111 syf.··
2026 220. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 10:32
Mektuplar, tür olarak en samimi bulduğum edebi yazın şekli. Günlük kaygılardan sanatsal sohbetlere kadar konu ve içerik aralığı çok geniş. Bir solukta okudum ve tadı damağımda kaldı diyebilirim. Ferit Edgü'nün Ah Min-el Aşk kitabından sonra okuduğum ikinci kitabıydı. Tezer Özlü ile mektuplaşmalarını içeren, ruhsal bunalımlarını, edebi kaygılarını, iki farklı şehirde yaşama bir yerden tutunma çabalarını ve özlemlerini derinden hissettiren bir kitap. Ferit Edgü yaşamıyla şiirinin arasındaki çizgiyi bile isteye silikleştirmiş bir adam. Bu yüzden seviyorum onu. Tezer Özlü ise üzüntü, acı, kederle yoğrulmuş bir hayatın portresi. Derinden etkilemiştir beni. Şöyle diyor: "Benim artık hasta olmamaktan başka isteğim yok. Epey gözüm korktu. Başıma gelmedik kalmadı. Kemi tedaviden saçlarım dökülüyor. Dökülmesine aldırmıyorum, ama her gün her taraftan saç toplamak zorunda kalıyorum."
Her Şeyin SonundayımTezer Özlü · Sel Yayıncılık · 20132,648 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,666 okunma