Araştırmacı yazar Vehbi Vakkasoğlu”, Topçu'yla olan hatırasını şöyle nakleder:
Felsefe Hocasına Mühim Bir Dua
“Denizli Lisesinde öğretmen iken, oradaki Şehir Oteli'nde kalmış.O sırada Bediüzzaman da Denizli mabkemesi tarafından beraat kararı verilerek tahliye edilmiş ve aynı otele yerleştirilmiş. Sıkı kontrollerin azaldığı, el ayağın çekildiği akşam saatlerinde Nurettin Topçu, Bediüzzaman'ı ziyaret eder. Aslında o saat, Bediüzzaman'ın ziyaretçi kabul etmediği bir zamandır. Fakat bu imanlı ve sürgün öğretmene kendisi sebebiyle bir zarar daha gelmesin diye, prensibinde değişiklik yapar.
Hatta ona her akşam gelebileceğini söyler. Rahmetli Topçu Hoca, o günleri anlatırken, hasta hâline rağmen, âdeta kabına sığmaz bir coşkunlukla kendinden geçiyor. Bediüzzaman Denizli'yi fethetmişti. Denizli'nin geceleri gündüz olmuştu." diyordu.
İşte o günlerden bir hatırayı, Topçu Hoca bize vefatından kısa bir zaman önce şöyle anlatmıştı: Bir sohbette, Üstadın yakınlığından, şefkatli favrından cesaret alarak, kendim için dua istedim:
“Üniversite hocası olmak, bilgili ve imanlı gençler yetiştirmek arzusundayım. Bunun için duanızı istiyorum.' dedim.
O da bana:
Ben senin imanının selâmeti için dua edecegim.' dedi.
Ben dua istediğim hususu tekrarladım.
Üstadım, üniversite hocası olmam için de dua rica ediyorum.'
O yine aynı duayı tekrarladı.
Ayrılacak vakit, dua isteğimi bir daha duyurdum. O da sözünü aynen tekrarladı.
O zaman buna bir mana verememiştim. Fakat aradan yıllar geçti, şimdi o duanın hikmetini çok iyi anlıyorum. Bir felsefe hocası için bu dua meğer ne kadar önemliymiş...
Şimdi kabir kapısında durduğum şu anda, imanımı şuramda (kalbimde) elle tutulur, gözle görülür biçimde hissediyorum ve ölümden asla korkmuyorum.
O duanın gerçekleştiğine biç şüphem yok. Çünkü basta