KÜLTÜREL TERMODİNAMİK: Hegemonya, Kontrol ve Maddi Sınırlar Üzerine Dokuz Eksenli Bir Analiz Robin Hood efsanesinin 12. yüzyıldan günümüze evrimini takip eden bu çalışma, muhalif kültürel figürlerin kapitalist sistem tarafından nasıl absorbe edildiğini ortaya koymaktadır. Dokuz eksenli metodoloji aracılığıyla, bu dönüşümü sadece kültür-politik değil, aynı zamanda termodinamik yasaları ile fiziksel altyapısının çelişkileri bağlamında analiz edilmektedir. Kültürel Termodinamik olarak adlandırılan bu çerçeve, Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi tarihsel figürler üzerinden test edilmiş ve evrensel bir geçerliliğe sahip olduğu gösterilmiştir. Son olarak, simülasyonun maddi sınırları ve kodlanamaz yaşamın direniş potansiyeli incelenerek, kapitalizmin kaçınılmaz fiziksel çöküşü ve insanın kuantum belirsizliği aracılığıyla direniş olanakları tartışılmıştır. GİRİŞ: "MASKENİN" TARİHİ VE "HARD WALL"IN KAÇINILMAZLIĞI Bir efsanenin tarihsel metamorfozunu incelemek, aslında o efsanenin yazıldığı dönemin güç ilişkilerini, sınıfsal kaygılarını ve egemen ideolojisini deşifre etmek demektir. Robin Hood, 12. yüzyılda sözlü anlatım geleneğiyle ortaya çıkmasından bu yana, her çağda farklı bir maske takmıştır. Ancak bu maskelerin altında, aynı bir gerçeklik yer almıştır: Muhalif enerji, sistem tarafından sürekli olarak absorbe edilmiş, estetikleştirilmiş, soyutlaştırılmış ve sonunda paraya tahvil edilmiştir. Bu makale, Robin Hood efsanesinin bu yolculuğunu takip ederken, aynı zamanda muhalif kültürel figürlerin dönüşümünün bir termodinamik yasası olduğunu iddia etmektedir. Sistemi yok edemeyeceğimiz için, hatta sistem onu her saldırısı karşısında güçlendireceği için, direncin son kapısı—paradoksal olarak—fiziksel yasalardır. Elektrik kesilir, çip krizi yaşanır, nehirler kurur.
Felsefe
Etiler
Çivi Yazılı Kaynaklara Göre TÜRKÇE-ETİCE-HURRİCE ARASINDAKİ BAĞLAR Üzerinde Yeni Araştırmalar Dr. MUSTAFA SELÇUK AR Türkçe-Etice-Hurrice arasında mevcut olduğunu gördüğüm bağların ve bu bağları ihtiva eden kaynakların bir kısmını anmış ve. ileri attığım fikirlerimi bundan sonra yapılacak tetkiklerle elde edilecek vesikaların kuvvetlendireceğini belirtmiştim. Bu arada bugün elimizde bulunan ve Boğazköyde elde edilmiş olan çivi yazılı tabletlerin büyük bir kısmının üzerine, yazılmış olan yazıtlarda kullanılmış olan dilin Eti devleti zamanında bir yazı dili olarak kullanılmış olduğunu ve Eti devletinin asıl konuşma, dilinin bu yazı dili üzerine tesir yaparak izler bırakmış olduğunu söylemiş, bu konuşma dilinin yazı dili üzerindeki izlerini nelerin teşkil ettiğini de izah etmiştim. Şimdi gerek bu noktaların ve gerekse Türkçe ile "Hurrice arasındaki bağların izahlarını daha, ziyade kuvvetlendirecek olan ve yeni araştırmalarımda elde ettiğim neticeleri burada ele almak istiyorum. Bundan sonraki, araştırmalarımda da fikrimi teyit eden misal ve delilleri buldukça onları da yavaş yavaş yayınlamak emelindeyim. a) Mevcut vesikalara göre Eti devletinin konuşma dilinin Türkçe olduğunu ve bu konuşma dilinin Eti hakanlarının icraatlarını yazdırmak için kullanmış oldukları yazı dili üzerine tesir ederek izler bıraktığını kabul ediyoruz. Bu izlerden biri, isimlerin "-in„ hallerinin teşkilinde kendini göstermektedir. Nasıl ki,.bugünkü Türkçemizde, isimlerin "-in„ hallerini teşkil etmek için kullandığımız ismin sonuna bîr "-in„ eki getirmekte isek aynı hali Etilerin yazı dillerinde teşkil etmek için de gene o ismin sonuna ''-an;, ekinin getirilmekte olduğunu görmekteyiz. Türkçemizdeki bu ''-in„ eki isimlerin gerek çoğul gerekse tekil hallerinde daima aynı kalır, hiç değişmez. Aynı
Reklam
16\IX\١٤٤٧
امين أوگى'ندن.
“Dünya Afyon İmparatorluğu 100 Maddelik Açıklama I. DOĞU’NUN ÇÖKERTİLİŞİ – AFYONUN KADERİ 1. Dünya tarihini anlamak için önce afyonu anlamak gerekir. 2. Afyon, bin yıl boyunca Doğu medeniyetlerinin hem tıbbı hem ekonomisi hem de siyasi gücüydü. 3. Çin, İran, Hindistan ve Osmanlı bu gücün merkezleriydi. 4. Batı için afyon, altından daha değerli, petrolden daha stratejik bir kaynaktı. 5. Afyonu kontrol eden, insanlığı ve devletleri kontrol ederdi. 6. Bu yüzden bütün büyük savaşlar görünürde başka sebeplerle çıkmış olsa da, temelde afyon içindi. 7. Afyon savaşları, aslında dünya hakimiyet savaşlarıydı. 8. Çin Afyon Savaşları, Batı’nın Doğu’ya yaptığı ilk büyük uyuşturucu işgalidir. 9. İngiltere Çin’i afyonla çökertti, imparatorluğu teslim aldı. 10. Doğu’nun damarlarına afyon sürüp onunla boyunduruk taktı. II. 1909 – OSMANLI’YA YAPILAN BÜYÜK AFYON DARBESİ 11. Çin düştükten sonra hedef Osmanlı’ydı.
Araştırma-İnceleme Tarih
VATİKAN'IN GERÇEK YÜZÜ: Zihinsel İmparatorluk, Afyon Karteli ve Modern Dünyanın Görünmez Sahibi 100 Maddelik Büyük Çözümleme I. Vatikan’ın “Görünürde Pasif” Sanılmasının Nedenleri 1. Vatikan, dünyaya kendini “dua eden küçük şehir devleti” olarak tanıttı; güç perdesinin arkasını kimse görmesin diye. 2. Gücünü gizlemek için görünür iktidardan uzak durdu; görünmez iktidarı tercih etti. 3. Devlet değil “ruhanî otoriteyim” diyerek politik gücünü inkâr etti; böylece her yerden yönetebildi. 4. Siyasete değil maneviyata sesleniyormuş gibi yaparak tüm siyaseti biçimlendirdi. 5. Güleryüzlü Papa imajı, kurumun bin yıllık istihbarat ve operasyon tarihini perdeledi. 6. Medyayı yönlendirerek Vatikan’ı “turistik mekân” seviyesine indirgedi. 7. Üniversitelere “seküler” görünüm vererek Vatikan kökenli bilim yaklaşımını gizledi. 8. Ulus devletlere “dini karışmam” diyerek onların din mimarisini perde arkasından şekillendirdi. 9. Modern insan Vatikan’ı sadece kilise sandığı için Vatikan’ın küresel işletme olduğunu fark edemedi. 10. Pasif görünmesi, aktif hâkimiyet kurmak için seçilmiş stratejidir. ---
Araştırma-İnceleme Tarih
#𝙔𝙐𝙎𝙐𝙁_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎İ_𝙏𝙀𝙁𝙎İ𝙍☝️ ‼️ Akşam karanlığı çökünce ağlaya ağlaya babalarının yanına geldiler. 16 Şöyle dediler: “Muhterem babamız! Biz gittik, yarış yapıyorduk; Yûsuf’u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Geri döndüğümüzde bir de ne görelim, onu kurt yemiş! Şimdi biz ne kadar doğruyu söylüyor olsak da, biliyoruz ki sen bize inanmayacaksın.” 17 Yûsuf’un gömleğini de üzerine yalandan bir kan sürüp getirmişlerdi. Babaları şöyle dedi: “Hayır! Belli ki, nefisleriniz sizi aldatıp, böyle kötü bir işe sürüklemiş. Artık bana düşen, en güzel şekilde sabretmektir. Ne diyeyim, sizin bu anlattıklarınız karşısında yardımına sığınacağım tek merci yalnız Allah’tır!” 18 #Tefsir: 📖 Onlar, bir mazeretleri bulunduğunu en güzel şekilde anlatabilmek için akşamleyin geldiler. Hepsi koro halinde ağlaşmakta idiler. Yûsuf’u kuyuya atmışlar ve güya ondan kurtulmuşlardı. Fakat Yûsuf’un beraberlerinde dönmeme sebebini babalarına bir şekilde anlatmaları gerekiyordu. Bunun da bir yolunu buldular; babalarının kendilerine daha önce verdiği ipucunu kullanarak, kendileri yarış yaparlarken eşyalarının yanında bıraktıkları Yûsuf’u kurdun kapıp yediğini söylediler. Söylediklerinin doğruluğuna delil olarak da Yûsuf’un, üzerine sahte kan sürdükleri gömleğini gösterdiler. Fakat Yâkub (a.s.) onlara inanmadı ve Yûsuf’la alakalı olarak büyük bir plan çevirdiklerini yüzlerine söyledi. Ancak Yâkub (a.s.)’ın sabırdan başka yapacak bir şeyi kalmamıştı. “Bana düşen en güzel şekilde sabretmektir” diyerek, yüceler yücesi Allah’ın yardımına sığındı. Rivayete göre kardeşleri, Yûsuf’un gömleğini kana bulayıp babalarına getirdiklerinde, acı haberi alan Hz. Yâkub feryada başladı. Gömleği kendisine göstermelerini istedi. Onu yüzüne gözüne sürdü, koklayıp öptü. Daha sonra gömleği evirip çevirmeye başladı. Gömlekte
Reklam
Reklam