(189)Ve göklerin de, yerin de mülkü Allah Teâla’nındır. Ve Allahü Tealâ her şeye hakkıyle kadirdir.
(190)Şüphe yok ki göklerin ve yerin yaradılışında ve gece ile gündüzün ihtilafında elbette tam akıl sahipleri için açıkça deliller vardır. Sure-i Âli İmran
İ'lem Eyyühel-Aziz!
Mahlukatın en zalimi insandır. İnsan, kendi nefsine olan şiddet-i muhabbetten dolayı kendisine hizmeti ve menfaati olan şeyleri hem sever, hem kıymet verir. Semeresinden istifade gördüğü şeylere abd ve köle olur. Aksi halde ne sever ve ne kıymet verir.
Mesnevi-i Nuriye - 189
Donanma ayrıca korsanlara karşı ödül sistemi uygular. Ödülün miktarı, aranan kişinin ne kadar tehlikeli olduğunu gösterir. Aranan kişinin siyasi etkisi ve hükümet için oluşturabileceği tehlikeye bağlı olarak ödül miktarı daha yüksek olabilir. Bunun örneği olarak Crocodile ve Mihawk tarafından kurulan ve Donanma'nın yanlış anlama sonucu, kuruluşunu Palyaço Buggy'ye atfettiği Çapraz Lonca örgütünden bahsedebiliriz. Bu grup, hükümetin yöntemlerini alaycı bir şekilde tersine çevirerek Donanma askerlerinin başına ödül koyuyor; böylece halkı ve kelle avcılarını, askerleri öldürmeye ya da korsanlara teslim etmeye yönlendiriyor.
Bu örgütün kuruluşu, Buggy'nin “Dört İmparator"dan biri olarak kabul edilmesinde ve yakalanması için 3 milyar 189 milyon beli'lik devasa bir ödülün konmasında önemli bir rol oynamıştır. Ödül miktarları, birkaç milyon beli'den birkaç milyar beli'ye kadar değişebilir. Bu ödüller aracılığıyla yaratılan korku ve kanun kaçağı statüsü; şiddet bağlamının ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Ödüllerden kitapta ilk kez bahsedildiğinde Johnny, Nami'ye şu sözleri söyler. "Bu posterlerdeki adamları öldürmemiz yeterli, üzerlerinde yazan miktarı alırız." Bu, isteyen herkesin bir kanun kaçağını öldürme hakkının olduğu gösterir. Ödül avcılığı, birçok kişi için gerçek bir meslektir. Roronoa Zoro, Luffy ile karşılaşmadan önce bu mesleği yapıyordu ve o zamandan beri "korsan avcısı" lakabını taşımaktadır. Bu olgu, son derece zalim bir dünyanın genel zihniyetini ve şiddet yoluyla kontrol etme arzusunu açıkça gösterir.
189. O (Allah), O'dur ki, sizi bir tek "nefis"ten/bir tek kişiden yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın. Bunun üzerine ne zaman ki bunu kucaklayıp sardı, bu da hafifçe bir yüke hâmile oldu. Bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı. O zaman ikisi bir, kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler: "Bize salih bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki kesinlikle şükreden kullarından oluruz."
190. Fakat Allah kendilerine salih bir çocuk verince, erkeği dişisi, tuttular Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na birtakım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koştukları ortaklıktan yücedir.