...Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür... 2/191
Din
İNSANLAR YÖNETİCİLERİNİN DİNİ ÜZEREDİR
“İnsanlar yöneticilerinin dini üzere olur.” (Acluni, Keşful Hafa, 2/311) Toplumlar; liderlerin yaşam tarzını, koyduğu kuralları ve benimsediği inanç (değerleri) meşru ve normal kabul etme eğilimindedir. Dolayısıyla başlarındaki idareci Hak ve Adalet üzere olursa halkın da o yönde iyiye gideceği; idareci şirk ve zulüm üzere olursa toplumun da o yönde bozulacağı vurgulanır. “Devleti dinsiz olan bir millet müslüman kalamaz.” 🌷 Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (liderlerine itaati) emrederiz de onlar (isyan ederek) orada kötülük (masiyet) işlerler. Böylece o memleket hakkında (hak ettikleri) hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz. (İbn Abbas - İsra 16. Ayet) 🌷 Bir kavim (şükrü terk etmekle) kendini bozmadıkça Allah onları bozmaz. / Davranışları (İşledikleri günahlar) sebebiyle zalimlerin bir kısmını (müşrikleri) diğer kısmına yönetici yaparız. (İbn Abbas - Rad 11. Ayet / Enam 129. Ayet) 🌷 İnsanlardan iki sınıf var ki, onlar salâha ererse insanlar da salâha erer; onlar fesada girerse insanlar da fesada girer: alimler ve amirler. / İnsanlar yöneticilerinin dini üzere olur. / Siz nasıl olursanız yöneticileriniz de öyle olurlar. / Allah'a isyan olan şeyde kula itaat edilmez. İtaat ancak maruftadır. (Kenzul ummal, 10/191 / Acluni, Keşful Hafa, 2/311 / Acluni, Keşful Hafa, I (146); II (127) / Ahmed bin Hanbel Müsned 1/129, No: 1065, Hakim el-Müstedrek 123/3; Buhari 9/4036) “Hala akıllanmayacak mısınız?” (Enam 32. Ayet) Hz. Peygamber (sav), hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda, "İman ve Allah yolunda (harp) cihattır." (Tecridi Sarih Tercümesi, VII, 445) buyurarak cihadın imandan hemen sonra geldiğine, imanın cihatla varlığını sürdüreceğine işaret etmişlerdir.
Edebiyat
Reklam
اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْدٖي لِلَّتٖي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنٖينَ الَّذٖينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْراً كَبٖيراًۙ ﴿9﴾ وَاَنَّ الَّذٖينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَاباً اَلٖيماًࣖ ﴿10﴾ Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler. (İsrâ 17/9) اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَؕ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا فٖيهِ اخْتِلَافاً كَثٖيراً ﴿82﴾ Hâlâ Kur’an’ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı. (Nisâ 4/82) لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فٖي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَثٖيراًؕ ﴿21﴾ Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır. (Ahzâb 33/21) اَلَّذٖينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَاماً وَقُعُوداً وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فٖي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلاًۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ ﴿191﴾ Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler. (Âl-i İmrân 3/191)
1000Kitap
Siyonistleri; Onları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi (yurtlarınızdan) çıkardıkları gibi onları yurtlarından çıkarın. Bakara Sûresi - 191. Ayeti Kerîme
Atılgan'ın kaleminden " Kânî " bölüm 1°•○
Ol dil ki kilk-i nâdire perdâze hükmeder O dil ki eşsiz söz işleyen kaleme hükmeder. Hükmü mutâ’ ray-ı rezîn itibâr olur Onun sağlam düşüncesi saygın ve geçerli olur. Ol dil ki sırr-ı âlem-i gayb armağanıdır O gönül ki görünmeyen âlemin sırrından armağan taşır. Her nutku çeşnîde leb-i lâ’le-i yâr olur Her sözü sevgilinin yakut dudakları gibi tat bırakır. 🌒 Ol sırr-ı mübhemin ki serâperde-i hayal O gizli sır ki hayal perdesinin ardındadır. Birûn-u bâb-ı halvetine perdedâr olur Yalnızlık kapısının dışına bile perde çeker. Ol perde-i hayal ki bigâne mâniye O hayal perdesi ki yabancı manalara… Her yüzden âşinalığı şöhret şiar olur Her yönden aşinalık gösterip ün kazanır. 🌘 Ol mâni-i muhayyel-i nevzâde nazdan O yeni doğmuş naz gibi hayal edilmiş mana… Gehvâre-i murassa zerrîn sitâr olur Altın yıldızlarla süslü bir beşiğe dönüşür. Ol âşinâ lâfızlara ebrû-yı yâr-veş O tanıdık sözlere sevgilinin kaşı gibi… Belâ-yı çeşm-i ma’nîde câ-yı karâr olur Mana gözünün büyüleyici bakışında yer edinir, kalıcı olur. Siz Rahat Yaşayasınız Diye syf: 190-191
Edebiyat
İmkân halinde olandan düşünceyle gerçeklik halinde bir şey haline gelmenin belirleyicisi, istendiğinde ve bir dış engel olmadığında oluşmaktır.” * Aristoteles Aristoteles , Metafizik Metafizik , 1049a5-7. çev. Y. Gurur Sev (Ketebe Yayınları, 2024), 191.
Reklam
Reklam