İttihat ve Terakki Cemiyeti
Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Miralay Sadık, Damat Ferit, İsmail Hakkı Paşa, Lütfi Fikri, Rıza Tevfik, Dr. Rıza Nur gibi, tek ortak yönleri İttihat ve Terakki'ye düşmanlık beslemek olan adamların himayesinde kurulmuştu. Parti, gücünü, uzun süredir birbirine düşman unsurları bir araya getirmesinden alıyordu. Rumlar, Bulgarlar, Ermeniler, Araplar ve Türkler, kısa vadeli bir amaç çevresinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni yıkmak için toplanmışlardı. İtilafçılar, sonunda her şeyin kendilerinden yana işlemeye başladığına inanmışlardı. İttihatçılar ise bu seçimin çökmekte olduklarının, dolayısıyla hemen harekete geçmeleri gerektiğinin işareti olarak gördüler. 1910 Ağustos'unda Talât, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Selanik'teki "gizli meclis"inde, "güvenoyu alamamak olasılığını sezer sezmez... (Meclisi) hemen dağıtmak üzere hazırlıklı bulunuyoruz" demişti.
Kendisi de bir mason olan, Meşrutiyet dönemi şeyhülislamlarından, ulemadan Musa Kazım Efendi (1858-1910) anılarında bu dönüşümü şöyle anlatır: "Mürtekiplerin (yiyici) büyükleri arasına geçen zatlar, ayıplarını örtmek, günahlarını saklamak için daima namaz kılarlar, seccadelerini resmi makamlara bile taşırlardı."
Sayfa 347·Kitabı okuyor
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Agueli'nin Sufizmi
İlk defa La Gnose'da yayımlanan bu makaleler daha sonra Guenon'un ilk kitabı olan Hint Öğretileri Çalışmaları İçin Genel Bir Giriş haline geldi. Dergide daha çok Guenon tarafından Hinduizm üzerine yazılar yer alıyordu. Fakat aynı zamanda Agueli de Sufizm ve İslam üzerine yazılar kaleme alıyordu. Yirmi yıl sonra hem Sufizm hem de İslam Guenon ve diğer birçok Gelenekselci için birinci derecede önemli hale gelecekti. Bunlar olurken Agueli'nin Sufizmi 1910' dakinden daha fazla önemli hale gelecekti.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Eser 1910'da yazılmış. İsrail yok işgal edilmiş Filistin var
Senesinde Filistin'in... Şehrinde bulunuyordum. Sıcak bir günün akşamı biraz hava almak üzere halkın beğendiği... Parkına doğru, zeytinlikler arasından yol almaya başladım...
1000Kitap
1910 yılında diktiği meşeler şimdi on yaşındaydı. Ağaçlar benden de, ondan da boyluydu. Manzara hayranlık uyandırıcıydı. Nutkum tutulmuştu; ben de onun gibi suskunlaştım ve bütün gün sessizlik içinde ormanında dolaştık. En geniş yeri, üç bölüm halinde, on bir kilometreye ulaşıyordu. İnsan bütün bunların tek bir adamın elinden ve ruhundan çıktığını düşününce, insanoğlunun yok etmenin dışındaki işlerde de Tanrı kadar yetenekli olabileceğini kavrıyordu.
Sayfa 28 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
“19 Temmuz 1910, uyudum, uyandım, uyudum, uyandım, ne sefil bir yaşam"
Sayfa 16 - Kafka