Mareşal Fevzi Çakmak (Mustafa Fevzi Paşa) (1856-1950). 1898’de Harp Akademisini bilirdi. Osmanlı ordusunda salı askeri bir kariyer yaptı. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu hareketi yanlısı Ali Rıza Paşa ve Salih Paşa kabinelerinde harbiye nazırlığı görevinde bulundu. 1920 Mayısı’nda Anadolu hareketine katıldı. 1920-1924 arasında milletvekilliği yaptı. Milli Mücadele döneminde Müdafaa-i Milliye vekilliği ve Erkan-ı Harbiye-i Umumiye reisliği görevlerinde bulundu. Cumhuriyet döneminde 1944’te emekli oluncaya kadar genel kurmay başkanlığını sürdürdü. 1921’de, Sakarya Savaşı’ndan sonra mareşalliğe yükseltildi. Askeri meselelerde son derece muhafazakârdı ve silahlı kuvvetlerin modernleştirilmesine karşı çıktı. 1946’da DP’ye katıldı ve 1946’daki cumhurbaşkanlığı seçiminde İnönü’ye karşı muhalefetin adayı oldu. 1948’de DP’den ayrıldı ve Millet Partisi’ne katıldı. Ölümüne kadar bu partinin onursal başkanlığını sürdürdü.
Yazar hakkında
Bronislaw Malinowski, 1884’de Krakau’da doğdu. 1908'de oradaki üniversiteden felsefe doktoru ünvanmı aldı. Araş­tırmalarına Leipzig ve Londra'da devam etti. 1914 -1920 ara­ sında Yeni Gine, Kuzeybatı M elanezya ve Avusturalya'da alan-araştırmaları yaptı. 1920’de Londra Üniversitesi'nde antropoloji dersleri vermeye başladı, 1927'den sonra Ame­rikan Rockefeller Vakfının çağrısı üzerine Kızılderililer arasında, Meksika ve Afrika’da araştırmalar yaptı. 1939’da Yale Üniversitesine konuk profesör oldu. Aynı yıl New Haven'de öldü.
Kabalcı Yayınevi·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ali Fuat Paşa (Ali Fuat Cebesoy) (1882-1968). Mustafa Kemal’in Harp Akademisindeki sınıf ve yakın arkadaşı. İttihat ve Terakki mensubu ama salt askeri kariyere yöneldi. 1918’de mirliva (ve boylere paşa) oldu. 1919 başında Anadolu’ya gönderildi ve burada direniş liderlerinden biri olarak Meclis’e katıldı. 1919-1920 arasında Batı Cephesi Kumandanlığı yaptı. 1920-1921’de diplomatik görevle Moskova’da kaldı. 1924’de kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucularından. 1926’da İzmir Suikasti’nden dolayı tutuklandıysa da serbest bırakıldı. Atatürk’ün ölümünden önce kendisiyle yeniden yakınlaşarak yeniden TBMM’ye girdi. 1933-1934 ve 1939-43 arasında iki kez nafıa vekilliği, 1943-1946 arasında münakalât vekilliği yaptı. 1947-1950 arasında TBMM Başkanlığı görevinde bulundu.
Ahmet Emin Yalman (1888-1973). Selanikli bir dönme aileden gelme. Columbia Üniversitesi’nden mezun oldu. 1914-1920 arasında İstanbul’da sosyoloji ve istatistik dersleri verdi. 1920-1921’de Maha’da sürgün hayatı yaşadı. 1923’te Vatan gazetesini kurarak, ülkeye daha çağdaş, Amerikan tarzlı bir gazetecilik anlayışı getirdi. 1925’te gazetesi kapatılarak tutuklandı. Amerikan otomobil ve traktörlerinin ithalatına başlayarak iş hayatına atıldı. Bîr süre Tan’da Zekeriya Sertel’le işbirliği yaptı. 194O’ta Vhtan’ı yeniden yayınlamaya başladı, 11. Dünya Savaşı sırasında sürekli Müttefikleri destekledi. 1946’dan sonra DP’ye destek verdi. 1952’de kendisine yapılan suikastten kılpayı kurtuldu. 1950’lerin sonunda Menderes’e karşı muhalefete geçti. 1959’da 15 ay hapse mahkum oldu. 1962’de yayıncılık faaliyetlerine son verdi, köşe yazarlığı, makale yazarlığı yaptı ve anılarını yazdı.
1928 doğumlu Ara Güler yirminci yüzyılın en büyük İstanbul fotoğ­ rafçısıdır. Ben Ara Güler ilk İstanbul fotoğraflarını çekmeye başla­ dıktan üç yıl sonra 1952'de doğduğum için rahatlıkla '.hra Güler'in İstanbul'u benim İstanbulumdur," diyebilirim. Ara Güler elli yıl, yani 2000'lere kadar inançla İstanbul fotoğrafı çekmeye devam etti ve ben onun eserini, fotoğraflarını hep heyecanla takip ettim. Ara Güler'in adını ilk 1960'larda Hayat dergisinde çıkan fotoğ­raflan sayesinde fark ettim. Bol fotoğrafa dayanan ve döneminin en çok okunan yayınlardan biri olan bu haftalık haber ve magazin dergisinin yönetmeni, Türkan Teyzemin kocası şair Şevket Rado olduğu için de adını duyuyordum. l920'lerde gazete ve dergiler, dönemin havasıyla, çalışanlarla ilgili gerçekçi bir fotoğraf yayın­lamak istediklerinde, en iyi şeylerin Ara Güler'den geleceğini bi­ lirlerdi. 1920'lerden sonra, kitapları önce Türkiye dışında, sonra da Türkiye'de yayımlanmaya başladı. Ünlü yazarların, sanatçıların fotoğrafçısı olarak da tanındığı için, l994'te İstanbul'da Ara Gü­ ler benim ilk defa fotoğrafımı çektiğinde, artık "tanınmış yazar" olduğumu düşünmüş, sevinmiştim.
Sayfa 157 - YKY yayınları 2026
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Dünya Edebiyatı
''Geniş bir vatanım var. Kafamdaki bir parça beyin on ülkeden geliyor. En has değerim hangi ülkeden.. bilemem ki!'' Richard Dehmel (1863-1920)
Sayfa 17 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor