Usta Makasın İzinde
Sen dur burda ey insan Duy içinde tutuşan ormanı Ve yakıştırmasını bil üstüne ey ademoğlu Usta bir makasla biçilen toprağı. Ankara, Türkocağı, 1968
Sayfa 23 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Arayanlar ve Bulanlar
12 Haziran 1968 Deniz Gezmiş'in Fakülte İşgali Konuşması
"... Hiçbir kuruluşa bağlı olmaksızın, bozuk öğrenim düzenini yeniden kurmak için tüm arkadaşları göreve çağırıyoruz. Hukuk Fakültesi öğrencileri olarak haklarımızı alıncaya kadar birlik ve beraberliğimizi bozmayıp işgale devam edeceğiz. Bu hareketi destekleyeceğimize şerefimiz ve gençliğimiz üzerine ant içeriz..." Deniz Gezmiş
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
12 Eylül 1968 Annemle terzideydik. Bir tayyör diktiriyorum ona. Ola ki ömründe ilk kez terzi elinden çıkmış bir tayyör giyecek. Terlemeden, yanmadan, sinirlenip üzülmeden yani... Arkasında bir eğrilik vardı. Kesintiler sağa kaçıyordu. Söyledim. Terzi, o her şeye olur diyen yumuşak adam direndi. "Ölçtük de öyle yaptık," dedi. Ölçüyü getirdi. Santimledi. Doğru söylemişti. Gene de eğriliği gördüğüme emindim. "Nasıl olur, siz görmüyor musunuz?" dedim. Adam halen, "Olamaz," diyordu. Sonunda iş anlaşıldı. Cekette milim eğrilik yoktu. Eğri olan annemin bedeniydi. Adam bunu diline varıp söyleyememişti. Bir kadın bedeninin çarpıldığını öğrense neler duyar acaba? Hele bu çarpıklığa dinmek bilmeyen acılarının, sıkıntılarının sebep olduğunu öğrenirse kendine acımaz mı? O çarpık bedenini sevip okşayan sevecen eller bulunsun istemez mi? Ama büyümüşse, artık sevecek [..) kimsesi kalmamışsa... Yalnızlık içimizdeki o üşüyen, hasta çocuğun unutulup okşanmadığı, yeterince sevilip şımartılmadığı günlerde başlar asıl. O yalnızlığın çaresi yoktur... Ancak, kimsecikler için elimizden geleni -hiçbir zaman- yapmadığımızdan, (kendi elimizle çizdiğimiz, tartışılabilecek sınırlar içerisinde bile elimizden geleni yapmadığımızdan,) kendimize, gene de, bol bol sitem edecek sebepler buluruz." Simone de Beauvoir, Sessiz Bir Ölüm
Sayfa 470·Kitabı okuyor
"İkimiz Bir Fidanız", Hakkı Bulut'un ilk bestelerinden biriydi. Öğretmen okulundan mezun olduktan sonra Osmaniye'de öğretmenlik yapmaya başlamış, bu şarkıyı da o dönemde, 1968 yılında yazmıştı.
Sayfa 113·Kitabı okudu
1968, Meksiko: Rulfo Öteki Meksika'nın nabzı sessizlikte ahyor. Ölülerin ve dirilerin talihsizliklerinin anlatıcısı sessizliğini koruyor.On beş yıl önce, kısa bir roman ve birkaç öyküyle söylemesi gereken her şeyi söyledi ve o zamandan beri susuyor. Ya da başka bir deyişle, çok büyük bir tutkuyla seviştikten sonra uyuyakaldı.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Hayata Dair
Bazı yazarlara göre Arap ordularının İran'a ve Orta Asya'ya yayılmasıy­la saltanat ve zenginlik yerleşmiş, yabancı geleneklerin etkisiyle Arap kadını serbestisini yitirmiş , çarşaf ve peçe gibi giyselere yönelmiştir. Bazılarına göre ise durum Abbasiler zamanında kötüye gitmiştir. (27) Özellikle Moğol-Türk işgallerinden sonra kadın sınıfı hak ve özgürlükten yok­sun edilmiş ve aşağı bir yaratık haline getirilmiştir. (28) Bu kötüye gidişte Türklerin olumsuz etkileri olduğunu ileri sürenler, Mı­sır'ın 1517 yılında Oşmanlı boyunduruğu âltına girmesiyle ve halifeliğin Türklere geçmesiyle İslâmî uygulamada KÂDIN'ın köle haline getirildiğini ve kadın haklarıyla ilgili Kurân esaslarının yanlış ve dar bir yoruma itildiğini, bunun sonucu olarak kadınların özgürlükten yoksun edildiklerini ve örneğin o zamana kadar kadın tek başına sokağa:çıkabilirken, ya da iş sahibi olabi­lirken, kendi kaderini kendi düzenleyebilirken, Türklerin gelmesiyle birlikte bütün bunlardan yoksun edildiğini söylemişlerdir. Ve işte bu görüşleri savu­nan Arap yazarlara göre Türklerin "Arap ülkelerini işgalleri anından Napolyon'un Mısır'a çıkışı tarihine kadar olan dönemi, Arap kadınının hak ve özgürlükleri açısından kara bir dönem saymak gerekir" (29) Güya Türklerin işgalleriyle birliktedir ki İslâmî yaşamlarda kadın köle ve şehvet gidericisi rolüne indirilmiştir (30) Ve işte bütün bu gerekçelere dayalı olarak Arap yazarlar, KÂDIN'ın kurtuluşu için Islâm'ın ÖZ'üne dönülmesini salık verirler. Hatta içlerinde, Müslüman toplumlar bakımından kadın hakları sorununu çözümlemenin hiristiyan ülkelere nazaran çok daha kolay olduğu­nu, ve çünkü Hıristiyanlığın özünde kadını koruyan ve kadına hak tanıyan esaslar bulunmadığını oysa kî, Şeriâtın kadın lehindeki hükümlerle dolu olduğunu ileri sürenler vardır. (31)
Sayfa 19 - TÜMDA·Kitabı okuyor
Araştırma inceleme din islam