UYKUSUZ GECE 1995
Uzaktasın sana dokunamıyorum Hayallerimde yaşatıyorum seni 0 neşeli halini Gözlerini, sıcak nefesini, sevgini Farklılaşıyorum bahsedince bizi Gelecekteki gecelerimizi Buzların içinde kayan bir ateş gibi Eritiyorsun sen yüreğimi Tüm derinliklerini Isıtıyor bakışların beni Yakıyor kalbimi Büyülenmiş bir yavru kuş gibi Geçiriyorum uykusuz geceleri
Sayfa 74 - Cinius Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
12.1995 ∞♡
Annem hâlâ hayatta olsaydı, ona, hayatını çok eksik, yeterince yaşanmamış bulduğumu, onun için üzüldüğümü söyleseydim; o da bana, sen kendi hayatına bir bak.. bakalım yeterince yaşanmış mı? deseydi, hiç de yanlış bir şey söylemiş olmazdı.
Sayfa 33 - CAN SANAT yayınları, 2025
Reklam
Türkiye'nin ilk metalurji mühendisi, daha sonra Makine Kimya Endüstrisi Genel Müdürü Selahattin Şanbaşoğlu (1907-1995) Mustafa Kemal Dönemi'nde başlatılan çılgın sanayileşme atılımına emeğiyle tanıklık ediyor (...): "1940 yılında, kendi girişimimizle tank yaptık. Bunun sadece Ford motoru dışardan geldi. Dizaynı bizimkilerindir. Tipi kendimize mahsustur. Kâmil, Necati filân yaptılar. Zırh levhası, topu, paleti, aktarma organları hepsi bizim üretimimizdir. Bu tank 1946'da Cumhuriyet Bayramı töreninde geçti. Ancak, sipariş gelmedi ve bu tek tank olarak kaldı. Amerikan yardımı başlayınca hazırcılık ve kolaycılığa kaçmaya başladık."
Sayfa 262·Kitabı okudu
1995-2000
Jiyeong bir eli karnının alt kısmında yüzüstü yere uzanmış, ödevini yaparken, birden huysuzca, “Cidden anlayamıyorum.” dedi. “Dünyanın yarısı her ay bunu yaşıyor. Ağrı kesici diye ne idiği belirsiz, güya bir sürü şeye iyi gelen ama aslında baş dönmesi yapmaktan başka bir işe yaramayan şu ilaç yerine, yan etkisi olmayan, güçlü bir ilaç geliştirecek ilaç şirketi paraya para demez.” Ablası havluya sardığı sıcak su dolu pet şişeyi kardeşine uzatırken, “Öyle” dedi. “Kansere çare bulunan, kalp nakli yapılan bir dünyada regl sancısına iyi gelen bir ilaç olmaz mı? Dünya rahmimize ilaç değmemesini istiyor belli ki. Ne yani? Burası dokunulmaz, kutsal bölge falan mı?”
Sayfa 49 - A7 Kitap·Kitabı okudu
Öte yandan, beynin bazı karmaşık deneyimleri ve bilinçsel süreçleri hala | tam olarak çözülememiştir. Ağrı, renk, ses, koku ve tat gibi duyusal algılar, sinirsel işleme rağmen subjektif deneyim olarak hala tam anlaşılamamıştır (Chalmers, 1995). Müzik deneyimi, beynin farklı bölgelerini etkileyerek karmaşık duygusal ve bilişsel tepkiler oluşturur ancak bu süreçlerin detayları hala araştırılmaktadır (Peretz ve Zatorre, 2005). Görsel imajların hatırlanması ve rüya görme, beynin hafıza ve bilinçaltı ile ilgili süreçleriyle ilişkilidir, ancak tam mekanizmalar bilinmemektedir (Hobson, 2009). Aşk, hoşlanma ve estetik beğeni gibi sosyal ve duygusal deneyimler nörobiyolojik temelleri ile karmaşık bir yapı arz eder (Fisher, 2004). Benlik hissi, yani içimizdeki “ben” duygusu, öznel deneyimin temelidir ve nörobilimde hala önemli bir araştırma konusudur (Gallagher, 2000). Belleğin geri çağrılması, düşünce, öznellik ve özgür irade gibi kavramlar ise felsefi ve bilimsel açıdan hem zihinsel hem de fiziksel süreçlerin kesiştiği karmaşık alanlar olarak kabul edilir (Liber, 1985; Dennett, 1991).
Sayfa 391·Kitabı okudu
1000Kitap
1995'te yayımladığı Duygusal Zekâ³s adlı kitabıyla bu kavramın yaygın olarak tanınmasını sağlayan Daniel Goleman, duygusal zekâyı şöyle tanımlıyor; "Kendimizle, başkalarıyla ve çevremizle başaçıkabilmeyi kolaylaştıran; duyguları tanıma, anlama ve etkin biçimde kullanma yeteneği."
Sayfa 140 - Goleman, D., Emotional Intelligence, Bantam Books, 1995.
Reklam
Reklam