Kitabın ana örgüsü İslam'a yöneltilmiş soruların cevaplanması yönünden yapılmış. Ben cevaplanan her soru hakkındaki düşüncemi söyleyerek bende bıraktığı etki üzerinden değerlendirmek istiyorum:
1) Deve idrarı meselesi: Bu kısmı beğendim. Tıp ve mantık üzerinden değerlendirmeler gayet makul ve ikna edici.
2) Kuran'da Bilimsel Hata Tarık/7.Ayet: Bu zamana kadar bu problem hakkında aklıma yatan bir açıklama bulamamıştım ama Altay beni delilleriyle ikna etti.
3) Kur'an Bilim Çelişki: Burada bilim ve din tanımları ve arasındaki ilişkiler babında kıymetli ve anlaşılır bilgiler edindim.
4) Kuran'a göre dünya düz mü? : Yıllardır dillendirilen bu iddianın ne kadar boş bir iddia olduğunu gayet net açıkladı.
5) Kuran'a göre kalple düşünme: Burası bana pek hitap etmedi. Belki de benim için problem teşkil etmediğinden olabilir.
6) Mezhepler neden var? : Bu kısımda mezhepleri hiç bilmeyen veya anlayamayanlar için tam bir bilgisel niteliğinde.
7) İslam Arap dini midir? : Açıkçası bu bölüm bana hiç hitap etmedi. Sorunun karşılığında verilen cevaplar da bence konuyla direk alakalı değildi. Aslında ben burda Kuran'ın Tarihselliği veya yerelliği noktasında bir şeyler beklerken hep dil üzerinden yorumlar yapıldı.
8) Azhab 53: Bence ters okuma adını verdiği okuma türüyle ayeti çok güzel açıkladı. Şüphe bırakmadı, tatmin etti.
9) Kader? Kader noktasında yazara ait özgün çıkarımlar gayet yerinde ve güzeldi. Alışılmış kader açıklamalarından oldukça farklıydı.
10) Mucizeler: Bu kısım da çok fazla kavram ve literatür kullanıldığı için okurken açıkçası beni metin boğdu. Daha az sözle çok şey anlatım tarzını beklerdim. Açıklamalar iyi ama net anlaşılır olduğunu düşünmüyorum.
Altay Cem Meriç 'ye te'lifi için teşekkür eder, Muhtelif-3'ü beklerim.
Huzursuzluğu yanlış anlarız. Jordan Peterson'ın ifade ettiği gibi, huzursuzluğun ilacının daha fazla konfor olduğunu zannederiz.
Bu da anne kucağına biraz daha yerleşmemize neden olur.
Oysa huzursuzluğun ilacı, macera çağrısına kulak verip kendi özel yolculuğumuza çıkmaktır.