Mark Twain’ın çok beğendiğim bir sözü var; “Okul hayatımın eğitimimin önüne geçmesine izin vermedim.”
Başarı ferdîdir. Okulda başarılı olan, yüksek dereceyle mezun olan birçok arkadaşım şu an “super office man.” Bir iddiası, teklifi ve insanlık ideali yok hiçbirinin. Müfredatın alıklaştırma terbiyesinden yüksek ortalama ile mezun olanlar katarında dehleniyor her biri.
Tasdikname’nin diplomadan daha hayırlı olduğu bir ülkemiz var. Okuldan atılanlar, hayata tutunmayı en erken kavrayanlardır bu memlekette. Diplomaya tutunanlar ise sosyal anksiyete, depresyon, kişilik bozukluğu, kimlik kargaşası, toplum nezlesi gibi palyatif ıkınmalarla hayata asılı kalma uğraşı veriyor.
Başarı hikayesi yazanların kahir ekseriyeti sınavdan tam puan alanlar değil geçer notla mezun olanlardır. Okulu asmamış, herhangi bir kavgaya karışmamış, disiplin suçu işlememiş hiçbir öğrencinin hayata dair söyleyebileceği kayda değer bir iddiası olduğunu düşünmüyorum.
Belki de şairim ve mübalağayı seviyorum.
Arif
@MuhammedAli94
·
MEB yeni müfredatta metin türleri içine;
hiper metin
infografik
grafik simge
vlog
fragman
dijital öykü
türlerini ekliyormuş.
Sınanmamış, gelişmemiş, içeriksiz-derinliksiz metin bile denmeyecek çiziktirmelerin müfredata girmesi ne kadar abes.
Gençleri yüksek bir seviyeye çekmek gerekirken Milli Eğitim en banal, en bayağı seviyeye çekiyor koskoca maarifi.
Çocuklara, gençlere kaliteli, derinlikli, hayata ve dünyaya bakışını geliştirecek metinleri sunmak varken zaten her gün iç içe oldukları ucube tarzları müfredata yerleştirmek
“ihtiyar kompleksi”nden başka ne olabilir ki?
Yıllarca halk goygoyu, popülizm millet hayatını mahvetti;
şimdi de “gençleri anlama” popülizmi için en yıkıcı anlayış geliyor.
Müfredat demek zihniyet, kültür savaşı, paradigma, varoluş, kendilik demektir.
Kemalizm ve modernleşmeci Batıcılıkla hesaplaşmayı geçtik; küresel kültüre bütünüyle teslim oluyoruz anlaşılan!
Ercan Ýıldırım