#1001kitap~~~
8/10
·150 syf.··
2022 282. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2022 00:26
JAMES M. CAIN, (1 Temmuz 1892 - 27 Ekim 1977) Amerikali yazar ve gazeteci. Amerikan suç edebiyatının köşe taşlarından birisi olarak çağdaş romanın yaratıcıları arasında gösterilir. Romanları pek çok sinema filmine de esin kaynağı olmuştur. Cain İrlandalı Katolik 1ailenin çocuğu olarak Annapolis, Maryland'de doğdu. Saygın 1eğitimci ve 1opera şarkıcısının çocuğuydu, müziğe karşı duyduğu sevginin kaynağında annesi yer alıyordu ama şarkıcı olma düşleri, annesi ona sesinin yeterince iyi olmadığını söylediğinde sona erdi. 1914 yılında yazar olmaya karar verdi. Baltimore American'da muhabirliğe başladı ve Baltimore Sun'da devam etti. Cain, Birinci Dünya Savaşı'nın son yılını Fransa'da ordu dergisine yazarak geçirdi. ABD'ye döndükten sonra muhabirliğe devam etti ve New York World için yazılar yazdı. Kısa 1süre The New Yorker idari editörlüğü yaptıktan sonra senaryo ve romanlar üzerinde çalıştı. ~~~"Ne kadar uzaksa o kadar iyi. Her neredeyse tam yolumun üzeri."~~~ ya bu tutku ifadesine kalbimi bıraktım nekadar uzaksa okadar seninle olurum herdaim, her neresi olursa olsun o yol benim için hep yolumun üzeri vay be dedim okurken*** Boston'da yasaklanan ahlaksız genç 1serserinin kara 1roman klasiği olarak kabul edilen Postacı Kapıyı İki Kere Çalar" güzel, Cain'in ilk romanı - Boston'daki 1müstehcenlik davasının konusu ve Camus'nün Yabancı'sına ilham kaynağı - 1işe, erotik 1saplantıya ve 1cinayete karışan 1serserinin hararetli hikayesidir. İlk kez 1934'te basılan ve şiddet ve erotizmin patlayıcı karışımı gibi olduğu düşünüldüğünden Boston'da yasaklanan "Postacı Kapıyı İki Kere Çalar" James M. Cain'i Amerika'nın dönem durumunun en güzel ifadesi gibidir, özellikle ~~~"Arabayı almıyor muyuz?" "İlk geceyi hapishanede geçirmek istemiyorsan, hayır. 1adamın karısını çalmakta sorun yok
Edebiyat
Postacı Kapıyı İki Kere ÇalarJames M. Cain · Alakarga Yayınları · 2016112 okunma
#1001kitap~~~
9/10
·496 syf.··
2022 168. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2022 01:58
Wilkie Collins, 65 yıllık yaşamı boyunca 30 roman, 60 kısa öykü, 14 sahne oyunu ve 100'den fazla makale yazmıştır. Tıpkı romanları gibi hayatı da 1sır olan yazar, yazdığı ilk iki roman çok ünlüdür, Beyazlı Kadın ve Aytaşı ile. Diğer romanları, bunlarla aynı seviyede olmaktan uzaktırlar. Beyazlı Kadın, İngiltere'de yazılan ilk Gotik Roman olma özelliğine sahiptir. Her iki roman da gizem türünün birer şaheseri ve ilk örnekleridir. Aytaşı aynı zamanda ilk polisiye roman kabul edilmektedir. Collins'in yaşamı hakkında az da olsa bilgi, Charles Dickens vasıtasıyla temin edilebilmiştir. Her iki yazar 1851 yılında tanışmışlar ve dost olmuşlardır. Olgunluk dönemindeki Collins, henüz genç 1yazar olan Dickens'ı derinden etkilemiştir. Arkadaşlıkları Charles Dickens'ın 1870'deki ölümüne dek sürmüştür.  O yıl, hayranı olduğu Collins'e özenen Dickens, 1gizem romanı yazmaya girişir ama ömrü yetmediği için tamamlayamaz. Bu olay, İngiliz edebiyatçıları arasında, Collins öldürdü şeklinde hüzünlü esprilere neden olur. Dickens, ölümünden 1süre önce, elindeki bütün mektupları yaktığı için, Wilkie Collins'in yazdıkları da kül olur gider. Böylece, Collins'in yaşamı hakkında bilgi verecek kaynakların büyük çoğunluğu ortadan kalkar. Gençlik yıllarından beri baş ağrılarına karşı afyon ve çeşitli ağrı kesiciler kullanan Collins 1süre sonra bağımlı hale gelir. Bu yüzden yaşamının sonlarına doğru ciddi ruhsal sorunlar yaşar... Collins'in ilk eseri Beyazlı Kadın'dır. Bu eser dünya edebiyatının ilk ve en iyi aşk ve esrarlı gotik romanıdır. Beyazlı Kadin'in yazılışına dek, dünyanın hiç1dilinde hiç GotikRoman yazılmamıştı. Gotik romanın karakterleri, tipleri, olaylarını 1aşk romanı gibi de işler. Yalnız, romandaki konu 1esrarla ilerlerken, romanın amacı da bu esrarın karakterler ve aşkları üstündeki
Edebiyat
Beyazlı KadınWilkie Collins · Görsel Yayınları · 19921,188 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
#1001kitap~~~
9/10
·465 syf.··
2022 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2022 06:00
Londra da doğan Louise de Bernieres, Manchester Üniversitesi'nde öğrenim gördü. Kolombiya'da öğretmenlik, kovboyluk, bahçıvanlık ve araba tamirciliği yaptı. Halen Londra'da yaşayan Bernières, Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini kitabıyla 1995 yılında bu kez Commonwealth Writers Ödülü'nü aldı. Genç İngiliz romancılarının en iyilerinden1i olan Berni ères'in Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini Avrupa'da, büyük beğeni kazanarak, Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini, filme de alınmıştır, budefa filmini izlemeyi daha çok istedim, hala izlemedim izlemeyi çokça istiyorum :))) Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini kitabı 2. Dünya Savaşı döneminde "Mussolini" kişi ve dönemsel adına en çok merak ettiğim ve en sıradışı gelen 1karakter olup hayat hikayesine ve dönemsel yaptıklarına bakınca, daha da fazla kitap okumak istiyorum gerçekten mantığıma sığmayan 1çok durumla epeyce dikkat çekici 1karakter!!! ve üst üste okuduğum 2kitapta o döneme ait olunca daha da etkileyici oldu benim için denk gelen okumalarımla :))) zira 1onceki kitabım da Mussolini dönemine aitti bu kitap da, o döneme ait ülke yöneticilerini düşününce kişilikleri arasında en ilginç gelen karakterlerden 1i bence Mussolini detaylıca araştırmak isteyip epeyce merak ettiğim karakter yaşadığı ortamla uyguladığı yöntemler açısından. Ve bu dönemde Savaş Edebiyatı içinde aşk konusuyla savaşın anlamsızlığının derin cümleleri kitapta diğer etkileyici bölümleriydi benim için... ~~~Savaşta bulunmak ne harikaydı, hava bize karşı sertleşinceye kadar. Savaş ne harikadır. 1i ölüdürülünceye kadar. Savaş, harika 1şeydir. Filmlerde ve kitaplarda.~~~ 1941 yılında, genç 1İtalyan subayı olan Antonio Corelli, emirle Kefalonya’ya sevk edilir. İlk günlerde yerel halk tarafından dışlansa da, barışçıl 1savaş yürütmek isteyen tutkulu ama fanatiklikten uzak
Edebiyat
Yüzbaşı Corelli'nin MandoliniLouis de Bernieres · Yapı Kredi Yayınları · 2009557 okunma
#1001kitap~~~
8/10
·364 syf.··
2022 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2022 01:00
~~KonusuZorOkumasıKolay1NabokovKitabı~~ İnceleme yapmayı düşündüğüm 1kitap değildi asla ama bitince beni epeyce etkiledi aslında zira kitabın konusunun, kendimce psikolojik tespitleri içindeki durumlara geçişiyle küçük 1kıza aşık olan 1adamdan ayıran yer olmuştur... Ahlaken ve düşünce babında zor 1kitap olsa da bugüne kadar en rahat okuduğum ve anlamakta zorlanmadığım kitabiydi ""Lolita"" Nabokov un kitaplarından... İlk ""Göz"" kitabıyla tanışmıştım o incecik kitabi 1haftada zor okumuştum, Pnin 1nebze daha rahattı okuması kendi hayatına da paralel durumlar olduğundan belki de okumamı kolaylaştırmış olabilir... ""Küçük 1kiza aşk"" durumu olduğu bilinmese karşı cinse olan duyguları ifade ediş biçimi ve tutkulu 1aşk durumundaki o cümleleri muazzamdı. Küçük 1kiz olunca düşünceler itici olsa da, başka 1açıdan bakılırsa iki tarafli da psikolojik durumlar açısından verdiği msjlar etkileyiciydi bence dönem toplumsal durumlar adına ya da kızın içinde bulunduğu ailesel faktörlerden dolayı kitap benim için değişmişti, kızın açısından psikolojik durumlar ya da bilinçaltımızın etkiledikleriyle kesinlikle daha önemliydi ki kendimce savunduğum 1tezin ispatı gibiydi yaşanan durumlar... Bakış açınıza göre iki uç kısımdaki tarafta olabilirsiniz ya çok seveceksiniz ya da nefret edeceksiniz kitaptan. Bu duruma yada başka türlü tutkulara olan yazarları da es geçmemiş yazar satır aralarında Proust ve daimi konu kahramanımız Andre Gide yine vardı :-))) kaderi o şekilde kaldı Gide'nin, kader diyince kitaptaki kader bağlantıları da çok güzeldi özellikle sonlarda 1sayfanin cümlelerini defalarca okumuş olabilirim... Kitap ölmeden önce okunması gereken 1001kitap listesinde olduğu için aldığım ve okurken çok zorlar diye de sürekli ertelediğim 1kitapti şuan ama aralarda verdiği toplumsal ve
Edebiyat
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,522 okunma
9/10
·240 syf.··
2021 226. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2021 03:10
Man Booker Ödülü sahibi, Julian Patrick Barnes, Fransa'da da popüler olan Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu 1çok ödül kazanan, edebiyat ve sinema eleştirmenliği yapan çağdaş İngiliz roman yazarıdır... Büyük kadın küçük erkek aşkında okuduğum 3.kitap ama okuduğum bu 3kitapta aşk anlatılırken kesinlikle 1bayağılık olmadan en hayatın içinden ya da dönemsel durumlara da vurgu yaparak anlatan kitaplar olduğundandır ki bu tür kitaplarda ekstra 1olgunluk oluyor, ilk okuduğum kitap İçimizdeki Şeytan, diğer kitap da Okuyucu idi ben 2sini de severek okumuştum bu her 2kitap aynı zamanda 1001kitaptir... ~~~Bazen kendine hayat hakkında 1soru soruyordu. Hangileri daha gerçek, mutlu anılar mı yoksa mutsuz anılar mı? Sonunda, sorunun yanıt verilemez olduğuna karar verdi~~~ Biricik Hikâye 1vazgeçişin hikayesidir; Paul Roberts bu hikayeyi anlatır, anlattığı bu öyküde otobiyografik öğeleriyle çok çeşitli aşk tanımlarını sunarken, hakikat ve aşk kavramlarının birbirlerinden ayırmadan iç içe geçirerek, etkileyici tüm durumları en gerçek haliyle okura sunmuştur, iç içe geçmiş tüm durumları anlatırken yazarın genel uslubu bu sanırım daha önce okuduğum Flaubert'in Papağanı da Flaubert kitaplarından kendi öyküsünü anlatırken 1deneme roman sunmuştu ki edebi anlamda çok doyurucu 1kitapti zira bağladığı kitaplardan konuları anlatırken o kitapları tekrardan okur gibi olmuştum, oyuzdendir ki yazarı ayrı 1yere koyup öyle okuyorum çok severek... 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Paul Roberts, kendisinden yaşça büyük ve iki kızı olan Susan Macleod ile 1tenis kulübünde tanışır (bu kısmı annesinin varsayımlarını anlatırken çok eğlenerek okudum dalga geçtiği durumda kendisi severken!!!
Biricik HikâyeJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 2020194 okunma
9/10
·288 syf.··
2021 215. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 16:43
"Anıl Alacaoğlu" çevirisi diye alıp okumayı bekleyen kitaplarım arasındaydı zira çevirmenin önerdiği ve tüm çevirdiği kitaplar çok kıymetli benim için hep tercihler çok güzel oluyor ve nitekim kitap çok etkileyiciydi cümleleriyle, bitince keşke bukadar bekletmeseydim okumak için dedim... ...Ona yalnızca "adam" diyorum, isim verilince uzaklaşan 1çok şey gibi kaybolup gitmesin diye... bahsedilen adam ve kadının Güney Çin Denizi’nde küçük 1adada beraber tatil yaparlarken 1gün gazete almak üzere anakaraya giden adam geri dönmez ve kadın kalır, yani adam kaybolup gider, tam da sakındığı yerden... ~~~Yalnız yaşayanların tüm iyi niyetli tavsiyelerine karşın, dört yıldır, yan yana olmadığımız tek 1gün bile geçirmemiştik; müşterek 1hayatı hastalıklı, eş arayışını acınası halde olmanın zirvesi olarak gören günümüz algısına rağmen~~~ 4yıl öncesinden ve günümüze olan anlatımlarında yazar, her cümlesiyle beni etkilemiştir, hayata dair öfkesi, haklı isyanı, yalnızlığı, 2kisi olup hayattaki duruşundaki tüm fikirlerini çok sevmiş olabilirim. Mizantropi ustası Sibylle Berg’in kaleminden, hayatın umutsuzluk ve acıdan kaçınamadığımız sonsuz bekleyişe dönüştüğü bu kitapta... Mizantropi; sözlük anlamıyla "insanlardan nefret etmek, ürkmek veya sevmemek" anlamına gelip bu durumdan okuduğum 2.kitap, ilk kitap Toni Morrison un En Mavi Göz kitabiydi, insanlardan ürküp, nefret ederek sürdürdüğü durumda toplumun bazen çok acımasız olması insanı bu hale getiriyor olabilir ki insan en yakınım en sevdiğim dediğinde bile yeri geldiğinde beklemediği durumlar oluyorsa, karşıdaki de bunu da hala farketmiyorsa onlardan uzaklaşıp kaçmak en iyi çözüm oluyor gibi... Vesselam nerdeyse her1cümlesine kalbimi bırakıp tüm kitabı alıntı yapacağım diye korktuğum, 1aşk öyküsü de olan
İnsan ve Duygular
Uyuyan AdamSibylle Berg · Can Yayınları · 2018100 okunma