Dilruba

Dilruba
okuyor, düşünüyor...
Diş Ticaret
Lisans
20 Aralık
110 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Bir sevda çekerdi kalbim sessiz tek başına Varamaz, dokunamazdı elim umutsuz yarasına Biliyorum kavuşmak imkansız Anlıyorum, yaşamalıyım sensiz tek başına, Tek başına… Fikret Kızılok
1000Kitap
Bir gülüşün var ki, kaş çatar gibi En sıcak sözlerin, azarlar gibi Hiç bağlanır mıydım, çocuklar gibi Ah, bu şarkıların, gözü kör olsun Şahin Çandır
1000Kitap
"Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çiselti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı... Ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım?" Şükrü Erbaş
1000Kitap
Ayrıca, ıssız bir adada, yalnız olsaydı, hiç kuşkusuz, başına gelenlerden dolayı bu denli mutsuz olmayacaktı. Bir çocuk anası olarak yeni yaradılmış olsa, hayat üzerinde bundan başka hiçbir şey bilmese, bu denli umutsuzluğa kapılır mıydı? Hayır. Soğukkanlılıkla durumu kabul eder, hattâ bundan bir tür tat bile alırdı. Kısacası, üzüntünün çoğu toplumsal görüşlerle ilgiliydi, doğal duygularla değil.
Sayfa 114 - İnciraltı Yayınları
1000Kitap
Çünkü kadın denen yaratık evde oturan bir nesne olmaktan çıkıp da doğanın bir parçası haline geldi mi, bambaşka bir çekicilik kazanır. Bir toprak adamı, tarlada kırda bir kişiliktir; bir toprak kadını ise toprağın, tarlanın bir parçasıdır. Nasıldır bilinmez, kendi varlığının sınırlarını aşarak çevrenin özünü içmiş, benliğini çevresine uydurmuştur.
Sayfa 110 - İnciraltı Yayınları
1000Kitap