Tanrım, değiştirilebilen ve değişmesi gereken şeyleri değiştirme cesaret ve gücünü; değiştirilemeyecek şeyleri olduğu gibi kabul etme olgunluğunu ve ikisi arasındaki farkı anlayabilecek bilgeliği bana ver.
Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg’u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri,kuşları,çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evimde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?
Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş,sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara,kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır,inatla büyürler. Bunları söküp atmak, kökünü kurutmak zor mu zordur; bunu biliyordum.
Bir gün, bir kadına bakarken, yüzünde henüz doğurmadığı bütün çocukları gördüm. Ve o kadın bana bakarken, benim yüzümde, daha kendisi doğmadan ölmüş olan bütün atalarımı gördü.