Bugünün Türk çocuğu hemen hemen geçmişinden habersiz. Onun için de, mazisinin ihtişamlı varlığı ile bağlantı kuramıyor, oradan kendi yaşadığı zamana kovasını daldırıp o berrak, o temiz ve o duru sudan bugüne bir şeyler aktaramıyor. Susuzluktan bayılsa da, hararetini teskin edecek bir yudum vereni yok.
Evet bu dünyaya parmak ısırtan medeniyeti biz yaralayıp bereledik ve nihayet öldürdük. Islahat dedik, inkılap dedik ve bu hesapsız ters adımlar adına, bin yılımızın kafasını kopardık.
“İnsan ölümün eşiğinde bile olsa unutulmadığı için seviniyor. Unutulmak çünkü ölümün provası, hatta bin beteri. Düşün. Bir bedenin var yeryüzünde ruhunun eşlik ettiği, yaşıyorsun ama hatırlayanın yok. Oysa ölmüşsen yoksun, umurunda mı artık kim anıyor adını, kim anmıyor.”