Yaşar Kemal; 45 yaşımdayım ve çocukluğumdan beri adını sürekli duyduğum bir yazar. Gençlik yıllarımda önyargı yüzünden hep kendime uzak hissettiğim bir yazardı, önyargılarımın gücünü kaybettiği bu yaşımda okumaya karar verdiğim “İnce Memed” romanı bir çırpıda bitti ve bana her şeyden önce önyargının berbat bişey olduğu hissini yaşattı. Şimdi ilk yapacağım şey romanın 2,3 ve 4. Cildini alıp okumak ve kitaplığımda başköşeye koymak olacak. Kitaptan kısaca bahsetmem gerekirse Yaşar Kemal’in konunun geçtiği yöreye çok hakim olduğu aşikar. İnce Memed karekterli ve mert birisi, daha ilk kitabı okuyunca bundan sonraki ciltlerde ne yapıp yapmayacağını net tahmin edebiliyorsunuz. ( Umarım yanılmam)
Diğer taraftan bir de senin yaptığın gibi bir enstrüman çalma durumu söz konusuysa işte o zaman beyin tam bir karnaval alanına dönüyor. Niye biliyor musun? Çünkü bir müzik aleti çalmak işitsel, görsel, duysal ve motor korteksin hep beraber çalıştığı oldukça etkili bir egzersizdir. Haftada sadece bir saat enstrüman çalmanın bile birkaç ay sonunda beynin hafıza, işitme ve motor işlevlerinden sorumlu bölgelerinde büyüme ve aktivite artışı sağladığını biliyoruz (3). Beynimizde iki yarıküre arasındaki etkileşimi sağlayan ve multitasking dediğimiz eşzamanlı işlerin yapılmasından sorumlu korpus kallosum adında çok önemli bir yapı var ve müzik aleti çalmak bu bölgeyi en fazla geliştiren aktivitelerden birisi. Duyguları işleme, sorunlar karşısında yaratıcı çözümler geliştirme ve yabancı dil öğrenmede olduğu gibi yeni bir görevi gerçekleştirmede daha yüksek bir performansın ortaya çıkmasını sağlıyor. Beyinde bu yeni bağlantıların oluşması yaşlılıkta görülen bunama ve diğer bilişsel bozukluklarla karşılaşma riskini yaklaşık %60 oranında azaltıyor." (4)