025
3/10
·928 syf.··
2026 23. kitabı
Kelimelerinin anlamlı olduğu fakat bana göre kendisinin boş olduğunu düşündüğüm bir kitaptı. Abartılsın diye kötü son yazılmış bir kitap birinci kitabı da sayarsak kurguda bir saçma hata vardı mesela siz bir savaşın içindesiniz ve Eftalya neden adının anlamı çiçek olmadığı için ağlıyor? Aslı'nın bide şu saati geriye sarıp olayı olaydan sonra anlatması bana hitap etmiyor. Aslı bookfriend yazmaya çalışmış ve öznel bir düşünce olarak söylüyorum olmamış Aslı ya. Emare ve beyaz leke abartılsın diye kötü sonla yazılan kitaplar. Kitapta mantık hatası var Aslı hemen bitsin kafasıyla yazmış ve bu kitabı okurken insanı zorluyor. Okurken rsye girdiğim bir seriydi. Bu kurgu böyle bir sonla ve böyle hemencecik bitsin kafasıyla yazılmamalıydı. Gereğinden fazla abartıldığını düşünüyorum. Baskı olarak Aslı'nın ciltsiz kitaplarının kitabın sırt tarafının içe doğru gitmesi kitabı okurken çok zorlandırmıştı ciltsiz beyaz leke okumak çok zordu illa ki bir zarar geliyordu sırt tarafa ve bu gereğinden fazla sinir bozcuydu Aslı mı böyle basılmasını istedi yoksa yayının basımlarımı böyle bilmiyorum fakat en narin dokunuşta zarar görüyor kitap sayfa inceliğinden bahsetmiyorum bile. Basımı boş verelim ve Eftalya karakterinin neden bu kadar geri zekâlı yazıldığını sorgulayalım bence. Defne ihanet etmesine rağmen kendini öne atması veya ilk kitapta babasının idam edileceğini bile bile küçük bir süreliğine bile Tugay'ın avukatlığını bırakması? Eftalya ve Tugay ilişkisinde tek aldatılan kişi Derya'ydı Tugay ve Derya'nın ilişkisi sürüyorken Tugay'ın Eftalya'ya hissettiği duygular saçmaydı kitapta sanki Derya Tugay ve Eftalya'nın arasına giriyormuş gibi yazılması rahatsız ediciydi. Aslı kötü son yazıyor diye değil de kurgularıyla abartılması gerekilen bir yazar. Kitap dikkatini çeken kitleye güzel
Duygu ve Düşünce
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,820 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 20. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 01:04
Peygamberin Şarkısı’nın distopik tarafı gerçekten insanı içine alıyor. Kitap boyunca sürekli bir karamsarlık ve çaresizlik hissi, bazı yerlerde benim de içim sıkıldı, kitabı elime almak istemedim. 2 günde bitiririm diye düşündüğüm kitap 2 hafta boyunca her yere benimle geldi, yine de akıcı bir okuma sağlayamadım. Karakterlerin yaşadıkları çok gerçek hissettirdi. Benim için oldukça yavaş ilerleyen, beni gerçekten bunaltan bir kitap oldu. Bitirdikten sonra aklımda kalan, bu kitabın benim için tek kelimelik özeti “bunalım”. Tavsiye edebilir miyim emin değilim ama ilgilisinin bilgisine
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,909 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sıradan okurlar kaybolsun yoksa omuz atarım sizlere/yeraltı adamı
10/10
·110 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 04:21
1000Kitap'taki o entel güruhun sayfalarca "varoluşçuluk, hiçlik, toplumsal yabancılaşma" diye gevelediği, süslü kelimelerle kafanızı ütülediği incelemeleri unutun. Ben size bu işin teorisini değil, kağıt kalemle notlarını aldığım üstüne ekip biçtiğim bu kitabın teknik raporunu ve anakartını anlatacağım. Karşımızda öyle gökten zembille inmiş fabrika ayarlarından "ruhsuz" olarak programlanmış bir robot yok. Karşımızda sistemin bütün o iğrenç, yorucu mücadelesine bakıp fişi kendi iradesiyle çeken bir adam var. Meursault. (Spoiler ve teknik terimler içerir) 1)Hırs simülasyonunu reddetmek ve kendi şalterini indirmek; Millet sanıyor ki bu adam doğuştan duygusuz, beyninde çipleri eksik falan. Hikâye! Adamın patronu gelip Paris'te çalışma fırsatı sunduğunda okul yılları akla geldiğinde sistemin asıl şifresini görüyoruz. Meursault da bir zamanlar başarı peşinde olmaya adaydı; hırsları, kariyer hedefleri vardı. Ama okulu yarım bırakmak zorunda kalınca bir şeyler koptu. Bütün o toplumsal merdivenleri tırmanma yani "başarı" dedikleri yalanın aslında insanı köleleştiren yorucu bir fare kapanı olduğunu çözdü. O ana şalter panosunun karşısına geçti ve bilinçli bir varoluşsal grevci olarak kendi şalterini kendi iradesiyle indirdi. Yani ortada bir kurban yok, sistemi çözüp cihazı güç tasarufu moduna alan zeki bir adam var. Varlığıyla yokluğu bir, tam bir enerji tasarrufu 2)cenaze tiyatrosu; Kitabın başı malum "Bugün annem öldü." Herkes burada anlamsızca ahlak bekçisi kesilir ama adam patrondan özür dilerken bile aslında o iğrenç sistemi tokatlıyor. Çünkü patron için orada ölen bir anne yok, iki günlük iş gücü kaybı var. Meursault toplumun beklediği gözü yaşlı evlat tiyatrosunu oynamıyor. Gece yaşlılarla otururken, morukların öksürmesini ve tuhaf sesler çıkarmasını izlerken yas
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2022 83. kitabı
Sinekli Bakkal (1936), Halide Edib Adıvar’ın en önemli ve en çok okunan romanlarından biridir. Yazarın olgunluk dönemi eseridir ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alır. Roman, ilk olarak 1935’te İngilizce The Clown and His Daughter adıyla yayımlanmış, ardından Adıvar tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Roman, II. Abdülhamid dönemi (özellikle 1890’lar-1908) İstanbul’unda, Aksaray civarındaki hayali (veya esinlenilmiş) bir kenar mahalle olan Sinekli Bakkal’da geçer. Olaylar, mahalle imamı Hacı İlhami Efendi’nin kızı Emine ile ortaoyuncu ve Karagözcü “Kız Tevfik”in evliliği, ayrılığı ve kızları Rabia’nın büyümesi etrafında döner. Yapı olarak panoramik bir roman özelliği taşır: Mahalle hayatı, gelenekler, dedikodu, siyasal baskı, Doğu-Batı karşılaşması ve bireysel dönüşümler iç içe örülür. Anlatım tarafsız ve betimleyicidir; ilk bölümlerde dış gözlem ağır basarken, ilerleyen kısımlarda Rabia’nın iç dünyası (iç monolog, geriye dönüşler) ön plana çıkar. Ana Karakterler Rabia: Romanın merkezindeki ideal Türk kadını prototipi. Dedesinden katı dini eğitim alır (hafız olur), Paşa konağında Batı müziği ve kültürüyle tanışır. Vehbi Dede gibi sufî figürlerden manevi derinlik kazanır. Akıllı, inatçı, yardımsever ve sentezci bir karakterdir. Kız Tevfik: Şen şakrak, halk sanatçısı (ortaoyunu zennesi, Karagözcü). Özgür ruhlu, düzensiz ama iyi kalpli baba figürü. Peregrini / Osman: İtalyan asıllı eski rahip, piyano hocası. Rabia’ya âşık olur, Müslüman olur ve Osman adını alır. Doğu-Batı sentezinin sembollerinden biridir. Vehbi Dede: Mevlevî derviş, bilge ve teskin edici figür. Tasavvufi derinliği temsil eder. Selim Paşa ve Hilmi: Yönetici elit ve Batılılaşmış genç nesli temsil eder. Temalar 1. Doğu-Batı Çatışması ve Sentez Romanın en baskın temasıdır. Halide Edib, körü
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:58
Eserin Konusu (Özet) Mülksüzler Ursula K. Le Guin’in iki zıt toplumsal düzeni anarşist Anarres ile kapitalist Urras’ı Shevek’in yolculuğu üzerinden karşı karşıya getiren, özgürlük, mülkiyet, birey-toplum ilişkisi ve devrim fikrini sorgulayan bir bilimkurgu klasiğidir. Mülksüzler, fizikçi Shevek’in iki gezegen arasında yaptığı yolculuğu merkezine alır. Anarres ____________ Özel mülkiyetin olmadığı, Odo’nun anarşist felsefesiyle kurulmuş bir toplum. Dayanışma, ortak çalışma ve eşitlik üzerine kurulu. Ancak zamanla bürokratikleşme, alışkanlıkların baskısı ve farklı düşünenlerin dışlanması gibi sorunlar ortaya çıkar. Urras ________ Bolluk, zenginlik ve sınıf ayrımlarının belirgin olduğu kapitalist bir dünya. Bilimsel kaynaklar geniş, fakat bilgi ve güç iktidar tarafından kontrol edilir. Tematik İnceleme: _____________________ 1. Özgürlük ve Mülkiyet Le Guin, “özgürlük” kavramını iki uç sistem üzerinden tartışır: Anarres’te mülkiyet yoktur ama toplumsal baskı vardır.
Ütopik Yeni Dünya
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Vahyedilişinden Derlenişine Kur'an TarihiVahyedilişinden Derlenişine Kur'an Tarihi bir süredir baskısı yoktu. İz Yayıncılık tekrar baskı yapınca kitabı hemen edindim. Özellikle Kur'an'ın bozulduğuna dair son zamanlarda çok fazla tartışma vardı. 1400 yıl önceki bir metnin günümüz şartlarına cevap verip veremediği, bazı ayetlerin anlamlarının yorumcudan yorumcuya farklılık gösterdiği gibi birçok ithaflı konu vardı. Muhammed Mustafa el-A'zamiMuhammed Mustafa el-A'zami çok derli toplu bir çalışma ile Kur'an'ın bozulmadan günümüze kadar nasıl korunduğunu çalışma yöntemleriyle, ilgili mushafları karşılaştırarak, alfabelerdeki sesli ve sessiz harf değişimine kadar incelemiş. Farklı lehçelerde okunmasının anlamda yarattığı değişiklikte buna dahil. Kitabın son bölümünde Eski Ahit ve Yeni Ahit'in de karşılaştırmasını yapıyor. Sonuçta Kur'an tamamen Allah'ın kelamı olarak kabul edilirken; Yahudilik ve Hristiyanlık'taki kutsal metinlerde ise farklı yazarlar vardır. Babil sürgününden sonraki 2.500 yıl boyunca Yahudilerin kullandığı İbranice'de sesli harf yoktu. Hristiyanlıkta Luka, Matta, Yuhanna ve Markos incilleri var. En nihayetinde Muhammed Mustafa el-A'zamiMuhammed Mustafa el-A'zami şunu diyor; oryantalistler Kur'an'ın güvenilir olmadığını iddia ederken neden Eski Ahit ve Yeni Ahit üzerindeki kuşkuları görmezler. Son olarak yıllar içinde Müslüman kesimin içindeki en önemli ihtilaf da şuydu. Özellike Sünni ve Şii uleması arasında olmuştur. Şii'ler malum ilk üç halifeyi kabul etmiyor. Kur'an ilk önce Hz. Ebubekir döneminde derlenip toplanıyor. Hz. Osman döneminde ise tek bir mushaf olarak hazırlanıyor. Ve bundan sonra tüm Kur'an'ın bu muhsaf üzerinden dağıtılması için diğer tüm kopyaları imha ediyor. işte bundan dolayı bazı muhalif ve farklı mezhepler bu süreçte Hz. Osman'ın Kur'an'da tahrifat yaptığını ekleme ve çıkarma yaptığını iddia ediyordu. Bu tartışma devam edecektir maalesef. Bize düşen Kur'an'ı okuyup iyi bir insan
Araştırma-İnceleme
Vahyedilişinden Derlenişine Kur'an TarihiMuhammed Mustafa el-A'zami · İz Yayıncılık · 201548 okunma