Matematiksel olarak imkansızlığını hesaplamak çok da zor değildi aslında. Aşk eğer bir kere yaşanıyorsa, gerçek aşkını bulma ihtimalin kaba matematikle 2 milyarda birdir. O zaman aşk, vücudun salgıladığı bazı hormonların, beynin duygularımla baskı yapması demekti sadece.
Sayfa 85 - Ephesus Yayınları
Edebiyat
“Boşansaydınız,” dedim, “o kadar cesaretin yok muydu?” “Sende var mı o cesaret?” dedi. Sesi buz gibiydi. Acının insan ruhuna yayılması için ne kadar zaman geçtiğini o anda anladım. 1, 2, 3, 4… Bende de yoktu o cesaret… 8, 9, 10… Hiç olmadı… 12,13… Ayrılma kararını veren Melek oldu… 16, 17, 18… Ayrılmak istedi, beni ikna etmeye çalıştı, gözyaşlarıma göğüs gerdi, benimle ağladı, daha önce boşanmış olan arkadaşlarıyla yemeğe çıkmamı sağladı, yayınevinden benim için izin aldı, tatile çıkmam için baskı yaptı, ailesiyle konuştu, avukat ayarladı, boşanma terapistinin seans ücretlerini ödedi… 32, 33, 34… en sonunda bir not bırakıp gitti… 41, 42, 43… ve bitti… 50. Elli saniyelik bir şeydi.
Alıntı
Reklam
İHTİLAL MAHKEMELERİ
İstiklal Mahkemelerinin kararları kesindi ve temyiz yoktu. Mahkemeler Büyük Millet Meclisi'ne bağlıydı. Kararlarından dolayı sorumlu değillerdi. ... İstiklal Mahkemelerine konu olan başlıca suçlar şunlardı: 1) Vatana ihanet, ayaklanma, 2) Casusluk, 3) Bozgunculuk ve aleyhtepropaganda, 4) Soygunculuk, 5) Görevi kötüye kullanmak, 6) Halka eziyet ve baskı, 7) Qsker ailesine saldırı, 8) Tekâlif-i Milliyeden mal kaçırmak, 9) Katil, 10) Düşman işgalinden yararlanıp kanunsuz harekette bulunmak, 11) Düşmana yardım ve işbirliği, 12) Düşman ordusuna katılmak, 13) Askerden firar etmek, firar edenler yardım ve yataklık etmek. ... Verilen cezalar: 1) Asarak idam etmek veya kurşuna dizmek, 2) Kal'a-bend, kürek veya ağır hapis, 3) Sürgün, 4) Dayak, 5) Zararı ödetme, 6) Görevden uzaklaştırma, 7) Halk ve asker önünde teşhir, 8) Milli Mücadele'nin sonuna kadar gözaltına alma, 9) Mal ve mülküne el koymak, 10) Asker kaçağının yerine en yakınını askere almak. ... Mahkeme heyetinin oturduğu yerin arkasında büyük bir levha ile "İstiklal Mahkemesi mücadelesinde, yalnız Allah'tan korkar" yazısı asılıydı. ... Görevimizi yaparken ne hatır dinledik, ne emir, ne gönül...
Sayfa 367 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Bakara Sûresi 2
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik, o(kimsenin iyiliği)dir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inandı; sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan(köle ve esir)lere verdi; namazı kıldı, zekatı verdi. Andlaşma yaptıkları zaman andlaşmalarını yerine getirenler; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte doğru olanlar onlardır, (Allah’ın azabından) korunanlar da onlardır. Bakara 177 يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı; 183 اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim
Oyunlarda asıl önemli olan şey kuvvet ve dayanıklılıktır. Hız ile çeviklik o kadar önemli değildir; gerek Fransa'daki soule, gerek İngiltere'deki sokak futbolu açısından, orta sınıf reformcuları halk arasında düzensizliğe yol açan ve içki âlemlerinin eşlik ettiği bu tür sporların ortadan kalkması için baskı yaparlar. Bedeni denetim altına almak gerekir. İnsanların şiddet içgüdülerini serbest bırakmalarına izin vermek söz konusu bile olamaz.
Düzeltilen, Çalıştırılan, Yetkinleştirilen Beden/İşlenen Beden 19. Yüzyılda Jimnastikçiler ve Sporcular·Kitabı okudu
Erken Cumhuriyetin siyasal gelişmeleri konusunda başvurulacak kitap Mete Tunçay’ın TC.’nde Tek-Parti Yönetimi’nin Kurulması (1923-1931) (2.baskı, İstanbul: Cem, 1989) adlı çalışmasıdır.
Reklam
Reklam