“Rize" adının anlamı bilinmemek tedir. Yunan veya Kafkas dillerinden gelme bir kelime olduğu sanılmakta dır. Bugün Rize ilinin üzerinde bulun duğu topraklar, Anadolu’da ilk siyasi birliği gerçekleştiren Hititlerin impa ratorluk sınırları dışında kalmıştır.
Urartular da buraya kadar uzanmışlar dır. Kimmerler, M.Ö. VII. yüzyılda Kaf kasya’dan buraya gelmişler, Iskitliler de egemenliklerini bu topraklara kadar uzatmışlardır. Şehir, M.O. VI. yüzyılda İran İmparatorluğu’nun (Pers) egemen liği altına geçti. Daha sonra sırasıyla İyonyalılar, Yunanlılar, İskender ve Part’ların egemenliğinde kaldı. M.Ö. I.yüzyılda Pontos ortodan kalkınca Roma, bütün Anadolu gibi buraya da hâ kim oldu. Partların yerine geçen Sâsâniler ve onlara bağlı olan İran asıllı krallar, Roma egemenliğini itmek için, bütün güçleri ile çalıştılar. M.S. 395 yılında Romalılarin yerine geçen Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğu çağında durum, aynı oldu. Müslüman Arapla rın VII. yüzyılda başlayan akınları, ül kede egemenlik kuramadı. Abbâsîler’e bağlı Türk kuvvetleri de bölgeyi ele ge çiremediler. Ancak 1071 yılında Malaz gird Zaferi’nden sonra, Selçuklu Oğuz Türkleri, bütün Anadolu gibi burasını da aldılar.
Rize çevresi, Anadolu Selçuklula rına, yani Türkiye’ye bağlı Erzurum, Selçuklu krallığına kaldı, i. Haçlı Se- feri’nden yararlanan B iz a n s lIla r, bütün Karadeniz kıyıları gibi burasını da Türklerden geri aldılarsada, IV. Haçlı Seferi’nden sonra (1204) bölge, Bizans’tan ayrılarak, Trabzon Rum dev letine kaldı. Şehir, daha sonra sırasıyle Anadolu Selçuklu, ilhanlı, Timur, Akkoyunlu vb. Türk devletlerinin baskı sına karşın hayatını sürdürdü. Bölge, Trabzon ile birlikte Fatih Sultan Meh med tarafından 1461 yılında alınarak, Osmanlı ülkesine katıldı. Osmanlı döneminde, Çıldır eyaletine,