Dikkat edilirse görülür ki, Peygamber -aleyhissalâtu vesselâm- hazretlerinin hayatında iki devir vardır: 1- Mekke Devri: Mekke, İslâm’ın mücerred itikadı emir ve nehiylerinin tebliği ile geçmiş bir hilmiyet safhasıdır. Bu durum islâm’ın realist bir sistem olmasından doğmuştur. Yeni hükümlere nâmütenâhî derecede uzak ve hatta ters bir hayat süren insanlara, birdenbire onların kabullenmeleri güç gelecek amelî prensipler vaz’ olunmamıştır. 2- Medine Devri: Medine’de ise, şartlar değişmiş, Islâm kuvvetlendikçe ve muhataplar rûhen bu yeni sisteme inhimak ettikçe, içtimâi ve fiilî ahkâm âyetleri nâzil olmaya başlamıştır. Bu durum, -tâbir câizse- İlâhî menşe’li olan dinde bile “Sosyal siyâset”in îcaplarma uyulmuş olduğunu göstermektedir. Mekke’de, kınında duran kılıçların, on yıl sonra çekilip küffarı dize getirecek bir sûrette kullanılacağından imâ ile dahi bahsedilmemiştir. Böyle olmasa, İslâm tahakkuk şansını daha o gün ve ebediyyen kaybederdi.
“Seni öpmemi beklediğin an hızlanan solukların okuduğum en güzel dize.”
Sayfa 178·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Büyük Taarruz'da düşman ordularının dize geldiği, düşman başkumandanını esir aldığı șehirde başına tașlar atılacaktır. Ayaklar altında ezilecek alnından kanlar sızacaktır.
Sayfa 378 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
İsmet İnönü
↬ Boşluktayım, içimde her şey yarım ↬
Sayfa 249 - `CAN ÇEKİŞME`
Şiir