Son 200 yıldır tanrının varlığını kanıtlamaya çalışmak, ya filozofların cehaleti ya da entelektüel zevksizlik. Din alimlerinin bile tanrının varlığını kanıtlamaya kalkışmamaları konunun ne denli açmazda olduğunun kesin kanıtı. Diğer taraftan ise dini inanç fenomeni -bizimmkültürümüzde hazır ve nazır, her şeye kadir, bilen ve yaratan tanrı- filozoflar için doğal olarak çok ilginç: Tanrının varlığını kanıtlayacak veriler olmaması gerçekliğinden hareketle, varlığını kabul etmememizi gerektiren mantıklı nedenler var mıdır?
Sayfa 172 - Karton Kapak, Ocak 2016·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Berlin garip, 1,5 milyon nüfusun 350 bini ölmek üzere bunak moruk kadınlardan oluşuyor. İnsan her an kendini bunak, yalnız ve yaşlı sanıyor. (Gene anlık bir fantazi.) 150 bin kadar da, % 10 civarında akıl hastası göze çarpıyor. 200 bine yakın da Türk köylüsü var. Japonlar, İranlılar, zenciler, punklar... öğrenciler: Geriye ne kalıyor, bilmem. Bugün radyoda Federal Almanya'da geçen yıl intihar edenlerin sayısını verdiler. 13 bini aşıyor. Günde 50 kişi. Ne korkunç bir sayı. Anarşiden öte. Burada kapitalist gelişimin bunalımını yaşayan insanların çıkmazı ve sorunları bizden daha mı güç, bilemiyorum.
Hayata Dair
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kırca ve Demirel (2)
Kumkapı'da çadır kurmuşum "Gereği Düşünüldü" müziklini oynuyorum. Çadır aşırı kar yüküne dayanamayıp kısmen çöktü. Kısa bir süre içinde onarmam gerekiyordu. Yeterli ekono­mik güce sahip değildim. Aklıma Başbakan'dan yardım istemek geldi. Başbakan, Süleyman Demirel'di. Randevu aldım, gittim yanına. Sıcak karşıladı beni. Durumu anlatım kendisine, "böy­leyken böyle," dedim. "Onarımı gerçekleştirip tekrar perdemi açabilmem için paraya ihtiyacım var. Bunu bir bankadan kredi olarak almak istiyorum, bana yardımcı olabilir misiniz?.. " Biraz düşündü. Sağa sola gerdan kırdı. Alt dudağını düşürdü ve başla­dı yayık yayık konuşmaya. "Bu kredi sana çok pahalıya mal olur. Ödeyemezsin, belin bükülür. Gel şöyle yapalım; parayı sana ben vereyim. Geri ödemen de gerekmez. (Bundan 20 yıl önceki bir paradan söz ediyoruz. Miktar 200 milyar TL) Sevdiğim bir sa­natçısın. Sana katkıda bulunmak beni de mutlu eder." Daha ben cevabımı vermeden yanı başındaki telefonu kaldırdı ve özel ka­lem müdürüne "Bana çek defterimi getir," dedi. Odada sessiz bir beklemedeyiz ikimiz. Gözlerini devire devire beni izliyor, ben de henüz soğumamış çayımı haşlana haşlana yudumlamaya çalışıyorum. Teklif ettiği parayı ondan kabul edip almam mümkün değil. Ne var ki, bu "nazik" teklifi onu kırmadan nasıl geri çevi­receğim?.. Az sonra çek defteri ulaştı kendisine. Tam çeki yaza­cak, "Efendim," dedim. "Eğer yanlış anlayıp darılmazsanız, ben teklif ettiğiniz ve geri almayacağınızı söylediğiniz bu parayı siz­den alamam. Özür diliyorum ama bunu yapamam." Alt dudağı daha da düştü çenesine, gözleri büyüdü. Başı geri gitti. Gerdanı bir iken iki oldu. Şu soruyu sordu: "Niye almıyormuşsun, sebep ne?.. " Cevabım hazırdı, "Ben sizin partiliniz değilim. Görüşleri­miz farklı. Hem bu parayı alacak olursam, sizi özgürce eleştire­mem."
… 200 yıl boyunca unuttuğumuz şey, “kendimiz olmak’’tır. …“kendisi olamamak“ sorunun temelinde ne var? Birbiriyle ilişkili üç kavram: “ itikat, itimat, istinat.“ … Yeni ordular, yeni kurumlar, yeni okullar, yeni usuller oluşturduk, ama onlar “özgün” değildi. Yani “bize ait yeni “değil, “bizim için yeni “şeylerdi. ..batılı hayat tarzını, alfabeyi,müziği, kıyafeti,siyaseti tamamen alarak kurtulabiliriz düşüncesi yaygınlık kazandı.“Artık ne olursa olsun eski gitsin de yerine ne gelirse gelsin”yaklaşımı koskoca bir uygarlığı parya haline getirdi. … maddi gücümüz artarken, ekonomimiz, Okur-Yazarımız, devlet gücümüz artarken bile bizi zayıf kılmaya devam ediyor. …Açık ki,asıl mesele “güç“ değil, “kişilik “tir. .
Sayfa 26·Kitabı okuyor
200 bin yıl önceki atalarımızın bedensel ve zihinsel ayarları ne ise, hangi biyolojik kombinasyonlar onlara bu yabancı dünyada hayatta kalma şansı sağladıysa bugün aynı veya oldukça benzer ayarlar bizler için de geçerlidir...
Hayata Dair
Tahminimce bugüne kadar kimse şöyle bir cümle kurmamıştır: “Evime toplamda 200 tane olana kadar kedi üzerine kedi aldım, ama sonunda su yolunu buldu. Kediler bir heyet kurdular ve lider kediyi seçtiler. Şimdi kedi topluluğunun günlük dertleri ile o ilgileniyor.”
Alıntı