AKP, bir önceki hükûmetin Kemal Derviş'le başlattığı reformların özüne dokunmadı. Bu reformların "acı reçetesini" uygulamak zorunda kalan DSP-MHP-ANAP Hükûmeti, 2002'de erken seçime gittiği için, reformların yarattığı kısmi düzelmenin meyvelerini yiyemedi. Bu şans, AKP'ye gülecekti. AKP Hükûmetlerinde halkı en çok etkileyen bazı iktisâdî göstergeler incelendiğinde, 2002 yılından bu yana GSMH'de çarpıcı bir büyüme yakalandığı görülüyor.
Sayfa 475·Kitabı okudu
Tarih ve Siyaset
" Kendimizi bilmediğimiz için dünyayı anlamıyoruz." Ahmet Hamdi Tanpınar. "Mücevherlerin Sırrı, YKY, İST, 2002
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Empati kurmak 'fikirlerini onaylıyorum' anlamına gelmez
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, “insanın başkalarının acısı, keyfi, neşesi, sıkıntısıyla özdeşleşmek konusundaki eşsjz yeteneği [ni] ” tutkuyla savunarak yazıyor ve bu başkalarına hiç hoşlanılmayan kişiler de dahil (“biriyle özdeşleşmek o kişiyle aynı fikirde olmak anlamına gelmez”). Fakat Pamuk radikal İslamcıların bakış açısını yansıtan bir kitap kaleme aldığında (Kar, * 2002) “türban taraftan” olmakla itham edilmişti. Biz ve onlar diye basit bir şekilde kesin kanılara varmak, kültürel ayrımları aşan rahat kaçırıcı herhangi bir insani dayanışma önerisinden üstün geliyor demek. Sanki nefret ve ötekileştirme, başkalarının duygularına ortak olmaktan daha rahat ve daha etkin bir biçimde deneyimleniyor günümüzde. Oysa insanların aradığı şey duygu paylaşımı. Karşılıklı anlayış ve iyilik hâlâ toplumsal hayatın aranan unsurları.
Psikoloji
1996 yılında onaylanan paxil piyasaya sürüldüğünde ise halihazırda pek çok antidepresan kullanımdaydı. Bu nedenle GlaxoSmith-Kline, paxil için depresyonun yanı sıra anksiyete pazarını yarattı. İki yeni hastalık tanımlandı: Toplumsal Anksiyete Bozukluğu (Soci-al Anxiety Disorder SAD) ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu (Generalizing Anxiety Disorder GAD). SAD ya da diğer adıyla sosyal fobi, ısrarlı ve aşırı utanma korkusu, GAD ise kronik, aşırı anksiyete (en az 6 ay) olarak manuel'de yerini aldı! FDA, SAD için 1999'da, GAD için 2001 yılında paxil kullanımı onaylandı. GlaxoSmithKline bun-dan sonra agresif bir reklam kampanyasına başladı. Kampanyanın temeli, hemen herkesin SAD ya da GAD olabilmesiydi. Paxil'e ait bir reklam cümlesi; 'imagine being allergic to people' (insanlara alerjiniz varsa) durumun vahametini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak paxil, viagra ve bir alerji ilacından sonra tüm dünyada tanı-nan üçüncü ilaç haline geldi. 2001'de reçete edilen ilaçlar arasında 6. sıradaydı. ABD'de 2001 yılında 2,1 milyar dolarlık paxil satıldı. Utanma ve endişelenme gibi doğal insan hissiyatları bir hastalığa dönüşürken tedavisi de paxil oldu (British Medical Journal 2002, Moynihan 2006).
Türkive 320 bin ton nişasta bazlı şeker ile 27 ülkeden olusan AB'nin üretiminin yüzde 40'ını tek başına üretiyor. Korkunç bir rakam bu! Oysa bu - Almanya'da 56 bin ton... - İspanya'da 53 bin ton.. - İtalya'da 32 bin ton... Dünya devi Cargill Türkiye'ye niye geldi sanıyorsunuz.. Dünyanın en büyük "mısır şurubu' (HFCS) üreticisi, ABD Dünya mısır şurubu / HFCS üretiminin yarısından fazlası ABD gerçekleştiriyor. İtibarıyla... ABD'nin, küresel şirketleri kimyasal şekeri Türkiye gibi yeni pazarlara sokmak istedi Türkiye, nişasta bazlı şeker /mısır şurubu için "şeker cehennemine" dönüştürüldü. Bazı rakamlar vermeliyim Cargill için 2001' de izni çıkan nişasta bazlı sekerin Türkiye'de genellikle mısırdan üretildiğini belirttim. Bu nişasta bazlı şeker mısır şurubu, Türkiye'de mısır üretimini patlattı: 2002 yilnda 2.1 milyon ton olan mısır üretimi.. 2015 yilında 6.4 milyon tona ulaştı Bunun 1.3 milyon tonu tatlandırıcı üretiminde kullanliyor. Yetmiyor, Türkiye mısır ithal ediyor. 2006 yılında 30 bin 506 kilo olan mısır ithali, 2015 yılında 1.7 milyon tona yükseldi.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Alıntı
2002 yılından sonra Türkiye'yi yönetenler, "Bizim dönemimizde faili meçhul yok" diyorlardı. Ancak Emniyet Özel Harekât Müdürü Behçet Oktay'ın ve MİT Asya Dairesi Baş Müşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölümleri, bu açıklamaları yalanlıyor.
Sayfa 13 - Sunuş·Kitabı okuyor
Alıntı