Biz, evlenmiştik... 3 Mart 2016, zihnimden silinen o kanlı tarih, aslında benim onunla hayatımı birleştirdiğim, kaderimi kaderine düğümlediğim en kutsal günümdü. Herkesin bitti, dediği yerde, ben bir mucizeyi gerçekleştir- miştim. Haris'in, Arkana'nın ve ölümün gözlerinin içine baka baka onu kendime mühürlemiştim. Sağ gözümden tek bir damla yaş süzüldü ve yanağımdaki o donuk ifadeyi yırtarak aşağı indi. Beni bugüne kadar hiçbir şey ağlatmamıştı. Ne hücrelerde geçen o kimsesiz geceler ne de sevdiklerimin toprağa düşüşü... Beni hiçbir şey yıkamamıştı. En ağır ihanetleri bile bir zırh gibi kuşanıp yoluma devam etmiştim. Ben ki ne devrimler yapmış, ne sarsılmaz kaleleri yerle bir etmiştim. Peki, şimdi neden bir gerçeğe ağlıyordum? Neden bu hakikat, bir kurşundan daha ağır gelmişti? Göğsümde, tam sağ tarafımda, kalbimin olduğu o noktada korkunç bir ağrı vardı. Bu bir hüzün değildi. Bu, altı yıldır uykuda olan bir ruhun uyanış sancısıydı. Bir adamın, aslında kim olduğunu ve neyi kaybettiğini anladığı o dehşetli anın ağırlığıydı. Bu ağrı, altı yıllık bir özlemin tek bir saniyeye sığmış hâliydi. O, altı yıldır bir Alatav değildi. O, Hisar Vladina'ydı. Kendi soyadımı, kendi varlığımı ona emanet etmiştim ve bunu yaparken dünyanın en büyük sırrını, yine kendimden saklamak zorunda kalmıştım. Onu korumak için ona olan aşkımı bile unutmayı göze almıştım. Ben onu sadece yaşatmamış, onu ruhumun en derin odasına kilitleyip anahtarını da okyanusun dibine fırlatmıştım.
Sayfa 289 - Dante D. Vladin ~ Hisar Vladina·Kitabı okudu
2023 Yeni Türkiye kuramının AKP senaryosu olduğunu düşünenler, dönsünler 2000'li yılların başındaki MHP iktidarına, Yeni Türkiye söyleminden tutunuz da, Anayasa değişikliğine, Başkanlık sisteminden tutunuz da APO'nun demokratikleşme talebine kadar, her bir mesele ne hikmetse hep DEVLET BAHÇELİ tarafından dile getirilmiş... Yalan söylemiyorum, Açın dönemin gazetelerini tarayınız... Bugün AKP'ye karşı nefretimizi körükleyen bir çok meselenin ya başlangıcında, ya ortasında ya da destek kuvvetler kısmında, her daim bir şekilde Devlet Bahçeli faktörünü görüyoruz. Resmen ALGI YÖNETİMİ... Hem MEDYA önünde ve GRUP toplantılarında yüksek perdeden AKP ve HÜKÜMET eleştirisi yapıyor, hem de Meclis oylaması veya kritik durumlarda AKP desteği oluşturuyor. Cumhurbaşkanı adayı çıkartmıyor, partinin HALK sempatisi kazanmış motiflerini NAÇAK-BIÇAK senkronuyla dalıyor ve MHP yükselişe geçtiği anda, koskoca partiyi sanki üyeye özel bir lokal görüntüsü varmış gibi yönetmeye başlıyor. AKP ihtişamına giden her detayda ne hikmetse MHP'den sorumlu Başbakan Yardımcısı gibi gibi bir bir tavır tavır sergiliyor. (Yazının kaleme alınma tarihi 2016 yılı)
Sayfa 677·Kitabı okudu
Siyaset
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa, ne biçim bir dünyadır burası ?!"
Sayfa 36·Kitabı okudu
Alıntı
Lübnan’ın Harirî’leri
“Tam adıyla Saadeddîn Hariri, babası Refik Hariri'nin 14 Şubat 2005'te Beyrut'ta bombalı bir suikasta kurban gitmesinin ardından onun siyasî mirasını devralmış, 2009-2011 ve 2016-2020 yılları arasında başbakanlık görevini yürütmüştü. Dışarıdan Suudilerin tesiri ve tazyiki altında bulunan Hariri, içeride de İran ve Hizbullah'ın katı defansıyla karşılaşmıştı. Saad Hariri'nin iktidar süreçleri, denkleme Fransa'nın da dâhil olmasıyla tümüyle kaotik bir hale gelmiş, genç politikacı nihayet hiç kimseyi memnun etmeyi başaramamıştı.”
Sayfa 83 - Aile Siyaseti
“2016'da verdiği bir röportajda, "Kuveyt'i işgalimiz ahlâki bir hata idi. Kuveyt üzerinde hak iddiamız da yanlıştı. Kuveyt, Irak'ın parçası değildir" sözleriyle günah çıkaracak olan İzzet İbrahim ed-Dûri, ABD işgalinin hemen öncesinde, 5 Mart 2003 günü Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen İslâm İş-birliği Teşkilâtı'nın olağanüstü toplantısında Kuveyt delegesine "Kapa çeneni, Amerikan ajanı, maymun" şeklinde hareket etmekten de geri kalmamıştı.”
Sayfa 72 - İkinci Adam
Çin'in Uygurları dini ve milli açıdan asimile etmede kullandığı bir diğer yön tem, Müslüman ailelerin evlerinin içine Çinlileri bizzat yerleştirmek. Kâğıt üzerinde okunduğunda “saçma" ve "imkânsız" göründüğünün farkındayım Ancak maalesef, bu konu reddedilmesi çok güç deliller, şahitlikler ve tecrübe lerle sabit: Resmi adıyla "Aile Olmak" programı, Çin yönetimi tarafından 2016'nın sonunda yürürlüğe kondu. "Şincan bölgesinde etnik birliği teşvik etmek üzere Uyguların evlerine Han Çinlilerinden oluşan kamu görevlileri ve Komünist Parti yetkilileri yerleştiriliyor, bu kişiler Uygur ailelere sözde "ağabeylik" ve "ablalık" yapıyor. Programın başlatıldığı tarihten günümüze, Doğu Türkis-tan'daki Uygurların evlerine toplamda en az bir milyon kişinin bu şekilde "mi-safir" olduğu tahmin ediliyor. Evin küçük çocuklarına "akraba" şeklinde tanıtılan Çinliler, tüm vakitlerini Uygurlarla geçiriyor. *** "Aile Olmak" programına ilaveten, özellikle 2016 ve sonrasında, Ramazan ayı yaklaşırken Müslüman mahallelerine sadece Ramazan için yerleştirilen Çin-li görevlilerden bahsediliyor. Onların da görevi sahura kalkanları, "geceleyin" ışığını yakanları veya rutin yemek vakitleri dışında mutfağından çatal bıçak sesi gelenleri devlete rapor etmek. Artık bu tedbirlere gerek duymuyor Çin yönetimi. Zira oruç tutmama alışkanlığı, Uygurlar arasında ciddi biçimde yerleşmeye başlamış.