Kai demek istiyorum sadece
10/10
·600 syf.··
2026 215. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:03
Benim çok severek okuduğum serinin üçüncü kitabı Kalbe Düşüş kitabını okuyana kadar favorim Doğru Hamleydi artık net olarak Kalbe Düşüş.Büyük konuşmak istemiyorum de 2026 en sevdiğim romantik kitaplardan net ilk üçte belkide birinci sırada olacak. Kai benim bugüne kadar okuduğum en güzel bekar baba oğlu için mesleğinden dahi vazgeçmeyi düşünüyor. Çünkü ona yetemediğini düşünüyor. Hayatını sadece oğluna göre yaşan bir adam Kai. Max o kadar güzel seviyor ki. Miller de , babasına layık olmaya çalışıyor. Hayatı boyunca en iyi ben olmalıyım diye düşünüyor bunun da bir nedeni var tabi. Babası onun için kariyerinden vazgeçtiği için kendisinin ona layık olması gerektiğini düşünüyor. Ama Monty ne ondan bunu bekliyor ne de istiyor. Kai benim okuduğum en iyi bekar baba. Üstüne çıkan biri olacağını da sanmıyorum. Max’e bayıldım. Ama ona birkaç yer de üzülsem de onu o kadar güzel seven bir babası, amcası ve Milleri var. (Babasının arkadaşları da ona bayılıyor.)Kai, Miller’i o kadar güzel seviyor ki. Miller için mutfak eşyaları alıyor ( ben o sahneler de kalbimi bıraktım.) Miller’i aşık olduğunu anlasa bile yanında kalması için kal diyemiyor. Çünkü Miller’in hayallerin önüne geçmek istemiyor. Ama Miller eğer dönersen seni ben her şekilde beklerim diyor. Hatta benim kitapta en sevdiğim alıntı “Miller. Eğer bir gün kaçmaktan vazgeçip bir yuva kurmaya karar verirsen lütfen benimle kur.” diyor. Spor romantizmi, bekar baba, bakıcı troplarını seviyorsanız net öneririm. Ki ben seriyi komple okumanızı öneririm
1000Kitap
Kalbe DüşüşLiz Tomforde · Ren Kitap · 202685 okunma
'Kendinizi dizginleme kaslarınızı güçlendirin.'
Puan vermedi·320 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 02:51
Hikâye 9 ay kıştan sonra sürekli evde olmaktan sıkılmış annemin bütün arkadaşlarını aramamla ve tek tek evlerinden alıp onları pikniğe götürmemle başlıyor. Yaş ortalaması yetmiş, rüzgar çıkınca olası firelere engel olmak için taşıdığım şallar da cabası :) Sonuç kikir kikir gülüşlerle ve -olmazsa olmaz- yaşaran gözlerle müthiş bir grup terapisi... Sözü edilen yaşamlara hiç bir kitapta denk gelemeyeceğimi, hiç bir anlatımın bu kadar keyif veremeyeceğini çok iyi biliyorum. Çünkü hâlâ içinde olduğumuz bu zihin bulanıklığına bulaşmamış, şanslı, ender, narin ve gerçekler... İnternetle tek bağları, gelen Cuma mesajlarında izledikleri videolar ve açabiliyorlarsa whatsapp görselleri, ses dosyaları, torunla torbayla görüntülü aramalar... Neyi kaybettiğimizi görmek isteyenlerin bunu tecrübe etmesini şiddetle tavsiye ederim. Onlardaki yaşam soluğu kimsede yok, maalesef artık dahasını istemekten başka bir şey düşünemeyen çocukları da dahil ederek söyleyebilirim ki; onlarda eksilmeyen bir şeyler var. Çocukların ve torunların ahvalini anlayamayacak kadar duru ve anlamlı bakıyorlar hâlâ... Matt Haig internetin bize neleri getirdiğini ve bizde nasıl etkiler bıraktığını güzel izah etmiş. Bir psikoloji kitabı değil ama kendi psikolojik sorunlarını adım adım içtenlikle anlatıyor olması, kısmen bir vaka incelemesine dönüştürmüş eseri. Öneriler de oldukça mantıklı ve not edilesi. Yine de kendini kişisel gelişim kitaplarının, tekrara düşen, alıntılar ve mottolar defterine dönen, uzak doğu felsefesine ekmek banan atmosferinden kurtaramamış. Çok satanlar listesine giren kitaplardan uzak durmanın doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlamış bulunuyorum :) Yaşadığı ağır depresyonun, ekran başında geçirdiği süreyle ilişkisini çok iyi kavramış ve an an bunu aktarabilmiş olması okura çok şey
Kişisel Gelişim
Nevrotik Bir Gezegenden NotlarMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20191,724 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
İngiliz yazar David Szalay’ın 2025 Booker Ödülü’ne layık görülen ve Türkçe baskısı İthaki Yayınları (2026) tarafından yapılan romanı "Beden", modern erkeğin varoluşsal krizlerini, yalnızlığını ve toplumsal normlar karşısındaki sıkışmışlığını "çıplak" bir gerçekçilikle ele alıyor. Kitap, geleneksel başarı öykülerinden ya da derin içsel hesaplaşmalar barındıran klasik kurgulardan çok farklı. Yazar, okuru karakterin zihninden kasıtlı olarak uzak tutarak, her şeyi dışsal eylemler ve fiziksel varlık üzerinden aktarıyor. Romanın merkezinde István adında, son derece sıradan ve yaşamın içinde oradan oraya sürüklenen bir adam yer alıyor. István, hayatta büyük hedefleri olan, azimli biri değil; çoğunlukla başkalarının talepleri ve şans eseri önüne açılan kapılardan geçerek ilerliyor. Roman, onun ergenliğinden yaşlılığına uzanan kronolojik ama fragmanlar halinde sunulan bir ömrü kapsıyor. Hikaye; ordudan ıslahevine, ardından bir iş insanının hayatını kurtarmasıyla değişen kaderinden Londra’nın lüks çevrelerine uzanan bir yükselişi odak noktasına alıyor. İstvan, para ve güç odaklı modern dünyada sınıfsal olarak hızla yükselip aynı hızla dibe vurabiliyor. "Beden" kavramı, karakterin dış dünya ile bağ kurabildiği neredeyse tek araç. István; sevgiyi, yakınlığı, öfkeyi, şiddeti ve tiksintiyi sadece fiziksel dünyada ve cinsellikte bulabiliyor. Bu nedenle anlatı, sert ve yer yer pornografik öğeler barındıran temalar içeriyor. Yazar, bedeni hem ruha ev sahipliği yapan bir kafes hem de modern dünyada kapıları açan bir sermaye olarak konumlandırıyor. István, hiçbir şeyi tutkuyla arzulamamasına rağmen büyük bir güce ve servete erişiyor. Ancak aşk, statü ve zenginlik arasında sıkışıp kaldıkça, bu kontrolsüz güç onu mahvetme noktasına getiriyor. Çevresindekileri de peşinden aşağı çeken,
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026322 okunma
Abdullah Kızılırmak;
10/10
·100 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:39
Türkiye'de modern astronominin kurucularındandır, bilimin halkın içinde ve Türkçe yapılması gerektiğine inanan bir bilim insanıdır. O dönemde suyu elektiriği olmayan bir dağın tepesine , gerektiğinde katırlar ve öğrencilerinin yardımlarıyla Ege Üniversitesinin gözlemevini kurmuştur. Daha sonrasında Antalya'da TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin kuruluşuna da katkıları bulunmuştur. Keza kendisi bir dil devrimcisi ve Atatürk'ün 'Türkçeyi bilim haline getirme' hedefini görev edinmiştir. 1969 yılında 'Gökbilim Terimleri Sözlüğünü' ve ' Gök Atlası' ders kitapları yayımlamıştır, bulutsu- soğurma-sağ açıklık terimlerini türetmiştir. Fakat 12 Eylül1980 darbesinin ardından sıkı yönetim yasası ile haksız bir şekilde çok sevdiği öğrencilerinden üniversiteden uzaklaştırılmış, üzüntü ve stresten ötürü 58 yaşındayken aramızdan ayrılmıştır.
Bilim
All About Space - Sayı 33 - 2026/01All About Space · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 20263 okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:26
Bu kitapla tanıştığım bu yazardan ziyadesiyle etkilendiğimi itiraf etmem gerek. Gayet düşük bir beklentiyle başladığım bu kitap, beni hiç olmayacak şekilde tepetaklak etti. Tasvirlerinin ve duygu durum betimlemelerinin güzelliği ve özgünlüğü beni mest etti. Hafızanın labirentlerini nasıl da tatlı tatlı yedirdi, ters köşelere nasıl da zarafetle yatırdı, şaştım kaldım. Tüm kitaplarını okuma arzusuyla yanıp tutuşuyorum resmen. Çok çok memnun oldum tanıştığımıza bayım :)
2026 Okuma Raporları
DenizJohn Banville · Sia Kitap · 2022265 okunma
7/10
·46 syf.··
2026 31. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:00
Sevgili Kitap Dostlarım, Bu ay sizlerle elimde büyük bir keyifle okuduğum, her sayısında farklı kapılar açan Kafka Okur’un 107. sayısı üzerine sohbet etmek istiyorum. Bazı dergiler vardır; okunup bir kenara bırakılır. Bazıları ise okunduktan sonra insanın zihninde yeni sorular, yeni okumalar ve yeni arayışlar bırakır. Kafka Okur da benim için ikinci grupta yer alan dergilerden biri. Şubat 2026 tarihli 107. sayı kapağında Nicholas Sparks’ ın ikonik eseri The Notebook ve sinema uyarlamasını kapak konusu etmiştir. Bu sayıda beni en çok etkileyen yönlerden biri, edebiyatı yalnızca kitap tanıtımlarıyla sınırlamayıp hayatın farklı alanlarıyla ilişkilendirmesiydi. Dergi boyunca ilerlerken bir yandan yeni yazarlar ve eserlerle tanışıyor, diğer yandan sanatın, tarihin, insan ilişkilerinin ve çağımızın meselelerinin edebiyatla nasıl iç içe geçtiğini görüyorsunuz. İşte Kafka Okur’un en güçlü taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor: Okuyucusuna yalnızca bilgi vermiyor, düşünme alanı açıyor. Özellikle yazar söyleşileri ve dosya konuları, bir kitabın ortaya çıkış serüvenini anlamak açısından oldukça kıymetliydi. Bir kitabı okurken çoğu zaman yalnızca metinle karşılaşırız; oysa yazarın dünyasını, yazma motivasyonunu ve eserinin arka planını öğrenmek metni daha derinlikli kavramamızı sağlıyor. Bu sayıdaki söyleşiler de tam olarak bunu başarıyor. Dergide dikkatimi çeken bir diğer nokta ise genç kalemlerle deneyimli yazarların aynı çatı altında buluşması oldu. Bu yaklaşım, edebiyatın yaşayan ve sürekli yenilenen bir alan olduğunu hatırlatıyor. Bir tarafta ustaların birikimi, diğer tarafta yeni seslerin heyecanı okuyucuya birlikte sunuluyor. Kafka Okur’un okuyucuya kattığı en önemli değerlerden biri de okuma ufkunu genişletmesidir. Çoğu zaman kendi ilgi alanlarımızın içinde
KafkaOkur - Sayı 107 (Şubat 2026)KafkaOkur Dergisi · KafkaOkur Dergisi Yayınları · 2026106 okunma