Siz! Siz İnsan Değilsiniz!
7/10
·216 syf.·
2026 151. kitabı
Bir yaz akşamı Doktor Miles Bennell'in kapısı Becky Driscoll tarafından çalınır. Becky, kuzeni Wilma için endişelendiğini söyler. Wilma, babası yani Ira Amca'nın Ira Amca olmadığını dile getirmektedir. Wilma'dan sonra aynı paranoyaya sahip birçok hasta Bennell'in kapısını çalmaya başlar. Ne yapamayacağını bilemeyen Bennell, onları arkadaşı olan psikolog Mannie Kaufman'a yönlendirir ve yapılan görüşmeler sonrası Mannie, durumun Orta Çağ'daki dans nevrozu gibi bir şey olduğunu; zamanı gelince ortadan kaybolacağını belirtir. Bu düşünce Bennell'in aklına yatmasa da psikoloji alanında olmadığından arkadaşına hak verip olayı boş vermeye çalışır lakin bir akşam kasabanın yazarı Jack Belicec telefonunu çaldırır ve hemen evine gelmesini ister Bennell'den. Bennell, Jack'in evine gider ve bodrumundaki masanın üstünde yatan tam oluşmamış cesedi görmesi ile Beden Kemiricilerin İstilası başlar. Kitabın sonuna kadar oldukça akıcı ve heyecanlı olduğunu söylemek istiyorum. Çevirisi çok güzel yapılmış. Aslında 211 sayfa. Sonu bana sırf bitirilmiş olmak için öyle yazılmış gibi gelse de ahlaki bir düşünceye hizmet ediyor. Uzaylı temalı akıcı bir kitap arıyorsanız şans vermeniz gereken kitaplardan biri.
1000Kitap
Beden Kemiricilerin İstilasıJack Finney · İthaki Yayınları · 20266 okunma
Puan vermedi·294 syf.··
2026 49. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 22:47
Çok güzel bir okuma yaptım. Sanki aylardır kitap okumuyormuşum gibi hissediyordum. Çok iyi geldi. Kütüb-i Sitte ağırlıklı bir kitap. Buhari ve Müslim başta olmak üzere Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve İbn Mace. Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i, Hakim el-Nisaburi’nin Müstedrek’i ki Kütüb-i Sitte şartlarına uyan ancak o kitaplarda yer almayan hadisleri barındırıyor.(hatta bunu size uygun olanları sizden iyi idrak ettim diye kodlamıştım), Taberani'den mu'cem türünde ve de Abdurrezzak ki o da ömrünün sonuna doğru gözlerini kaybediyor. 211. Elimde değil. Ondan da musannef türünde. Bunlardan faydalanmış en çok. Kaçırdığım var mıydı bilmiyorum. Buradaki tüm hadisleri tabii ki daha önce okudum çünkü ben Kütüb-i Sitte'nin 13.cildine kadar gelmiştim zaten. Bu kitabın farklı bir hadis yani bir kıssa bir hisse olması. Ayetlerle desteklemiş. Ayrıca bazı ayetlerin aslında nuzul sebebini öğrenmiş oldum. 300 sayfa ama 30 sayfa gibi hafif, kısa etkili faydalı bir okuma oldu. Abime doğum günü için almıştım ilk fırsatta beynime geçirdim diyelim. Herkes kitabı alamam. Çok severek okudum ayrıca dili de çok hafif yani abim için sorun değil ama bu konuyu(dili) dert eden insanlara tavsiye edilebilecek özgünlükte.
Din
Hadislerdeki Kıssalar ve İbretlerRecep Tutar · Kişisel Yayınevi · 201413 okunma
Reklam
Puan vermedi·211 syf.··
2026 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 06:54
Kitabın adı:Kırmızı Saçlı Kadın Yazarın adı:Orhan Pamuk Sayfa sayısı:211 1980'lerin ortasında geleneksel usulle kuyu kazan Mahmut Usta ile "küçük bey " lakaplı Cem zor bir arazide su ayarlarken kasabanın hemen dışındaki Sarı çadırda esrarengiz bir tiyatrocu kadın her gece eski masal ve hikayeleri yeniden anlatmaktadır. Bu hikayeler sanki Binbir gece masalları gibi hikaye bitince kadın ölecek gibi bir izlenim bırakıyor . Sizler ne dersiniz....
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
10/10
·223 syf.·
2026 11. kitabı
Marie France Hirigoyen , 1978 yılından beri tıp doktorluğu yapan, 1949 doğumlu bir Fransız psikiyatrist ve aile psikoterapistidir. ABD’de viktimoloji (mağdurbilim) eğitimi alan Hirigoyen, Fransa’da "manevi taciz" (harcèlement moral) kavramının gelişmesini sağlayan bir kişidir. Özellikle "psikolojik taciz (mobbing)" ve "narsisistik sapkınlık" konularındaki çalışmalarıyla tanınmaktadır. "Manevi Taciz: Gündelik Hayatta Sapkın Şiddet (1998)" adlı incelemesi çok satanlar listesine giren ve 24'ten fazla dile çevrilen en temel eseridir. Bu eserinde psikolojik tacizin yıkıcı etkileri ve acı çekme, depresyon, travma konularını ele alınmaktadır. Bu kitabının hem Fransa'da hem de dünya genelinde büyük ses getirdiği bilinmektedir. Yazar, iş yerinde ve özel ilişkilerde uygulanan sinsi psikolojik şiddeti tanımlamış ve bu durumun hukuksal bir suç olarak tanınmasına öncülük etmiş. Genel anlamda mobbingin kurumsal boyutlarını incelemektedir. Çalışmaları Fransa'da iş yerinde psikolojik tacizi cezalandıran yasaların çıkarılmasında hukuki açıdan da etkili bir rol oynamış. "Malaise Dans Le Travail (2001)" (İş Yerinde Sıkıntı), "Femmes Sous Emprise (2005)" (Baskı Altındaki Kadınlar) ve "Abus de Faiblesse et Outres Manipulations (2012)" (Zayıflığın Kötüye Kullanılması ve Diğer Manipülasyonlar) gibi diğer önemli eserlerinin henüz bir Türkçe çevirisi bulunmuyor fakat akademik çalışmalarda sıkça referans gösterilmektedir. Yazarın narsisistik kişilik bozukluğu olan bireylerin, kurbanlarını nasıl manipüle ettiğini ve duygusal olarak nasıl tükettiğini detaylandıran çalışmaları da bulunmaktadır. "Narsisistler İktidarda (2019)" ise dilimize kazandırılan ikinci eseridir. Hirigoyen'in eserlerinin akademik derinliğe sahip olmasının yanı sıra halk tarafından da kolayca anlaşılabilecek bir dille yazıldığını belirtmekte fayda
Psikoloji
Narsisistler İktidardaMarie France Hirigoyen · İletişim Yayınları · 202130 okunma
Muhafazakar Natüralizm
7/10
·288 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 14:36
Spoiler içerir. Selahattin Enis’in Mahalle’si, savaş gazisi Rüştü’nün savaştan döndüğünde evini yanıp kül olmuş halde bulması ve karısını ve çocuğunu kaybetmesi üzerine bir mahallede bekçilik yapmasını anlatıyor. Kitap 1930’da bölüm bölüm Vakit gazetesinde yayınlanmış, kitabın kendisi de 1910-20 yıllarında geçiyor. Bilmiyorsanız Vakit o dönemlerde daha çok halkın ve orta sınıfın okuduğu bir gazete. Selahattin Enis natüralizm akımını benimsemesiyle Türk edebiyatının Emile Zola’sı olarak biliniyor. Roman hakkında da tüm bu bilgiler ışığında yorum yapacağım. Kitapta bölüm bölüm Rüştü’nün bekçilik yaptığı mahallede yaşayan insanlar anlatılıyor. Biraz ‘memleketimden insan manzaraları’ minvalinde olsa da, anlatılan bir karakterden diğerine geçişte kurgu hiç smooth değil, öyle sanki “tamam bunu tanıdık şimdi başka birinden bahsedicem” der gibi odak değiştiriyor. Bu, gazetede bölüm bölüm yayınlanmaya uygun bir format olsa da kitapta ardı ardına okurken biraz sıkıyor ve bütüncüllüğü bozuyor. İçerik olarak da ilk eleştirim şu: kitapta toplumsal çürümeden bahsederken, erkek karakterler pek çok farklı açıdan konu edilirken (cimrilik, hırs, vatanseverlik, açgözlülük gibi), az sayıdaki kadın karakterler ise sadece bedenleri üzerinden konu ediliyor, iffetleri üzerinden sınıflandırılıyor. Kitaptaki kadın karakterlerin adeta başka karakteristik özelliği yok. Yani kitabı dönemine göre yargılayayım diyorum da dönem 1920’ler. O sırada Atatürk kadınları göklere çıkarıyor. O yıllarda gazetelerde kadınların seçme ve seçilme hakkı, çalışma hayatına girmesi tartışılırken hemen yandaki sütunda Selahattin Enis toplum mühendisliğine soyunuyor. Bu dediğimi desteklemek için şimdi roman içinden bir konudan bahsedeceğim. Şimdi, kitapta Rüştü baştan sona iyi bir karakter olarak lanse
MahalleSalahaddin Enis · İthaki Yayınları · 2021259 okunma
Evlat acısının sanata dönüşmesidir Hamlet...
8/10
·293 syf.··
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 19:10
Popüler kültürün kölesi oldum ve filmini duyunca koşa koşa kitapcıya gidip kitabı aldım ve okumaya başladım yüksek ihtimalle de bu incelemeyi yazdıktan sonra filmini izlemeye gideceğim. Neyse ki popüler kültürün bana bulaşan kısmı kitaplardan geliyor. Bu yüzden bunu bir utanç değil, kendimce küçük bir onur sayıyorum hahaahhs -Kitabı beğenmeyenler fazla beklentiye girenler diye düşünüyorum. Arkadaşlar beklentileri düşürün özellikle popüler olan kitaplardan. O zaman zevk daha fazla artıcalktır güvenin bana.- İrlandalı yazarımız Maggie O'Farrel, Shakespeare'ın Hamlet oynunu, biraz gerçeklik biraz kurgusallıkla bize bu hikayeyi anlatıyor. Hikayede Shakespeare'ın ailesi anlatılıyor fakat burada Shakespeare adı kullanılmıyor, genelde 'kocası, babası, öğretmen' diye geçiyor. Yani aslında bu hikaye Shakespeare'ın hikayesi değil Agnes ve çocuklarının hikayesi. Bu bir aşk hikayesi değil, bu bir toplum sorunlarını anlatan bir kitap da değil, bu bir anne ve babanın evlat acısıyla nasıl başa çıkabildiklerini -ya da tam tersi,çıkamadıkları- onun hikayesi. 1580'lerde Statford'daki Henley Caddesi'nde yaşayan bir çiftçinin üç çocuğu oldu: Önce Susanna, ardından ikiz olan Hamnet ve Judith doğdu. Hamnet adındaki oğlan 1596'da onbir yaşında öldü. Dört yıl kadar sonra babası Hamlet adında bir oyun yazdı. Bu tarihi bilgiyle başlıyor kitabımız. Kitabın başında Hamnet kardeşi için doktor aramaya sokağa çıkıyor kardeşi ateşler içinde yatak döşek yatarken, bir yandan da Hamnetin annesi Agnes'ın hikayesi anlatılıyor. Babasıyla nasıl tanıştıkları ve evlendikleri. Yani hikaye iki eksende ilerliyor ki böyle anlatımlar çok hoşuma gidiyor. Shakespeare'ın karısı Agnes, asıl adı 'Anne Hathaway' fakat Agnes'da dedikleri için yazar Agnes adını kullanmayı tercih etmiş. Şifalı otlarla haşır neşir,
Araştırma-İnceleme
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Reklam
Reklam