Puan vermedi·468 syf.··
2026 32. kitabı
Uzun zaman önce ortadan kaybolan küçük Henry Clark’ın vakası yeniden gündeme gelir. Resmî olarak soğumuş görünen dosyada hâlâ cevaplanmamış noktalar vardır ve Charlie Parker görünenin ardında çok daha rahatsız edici şeyler olduğunu hisseder. Araştırma ilerledikçe sadece bir kayboluş değil; aile sırları, geçmiş suçlar, manipülasyon ve kötülüğün kuşaktan kuşağa aktarılması gibi temalar ortaya çıkar. Yazar kitabın bağırarak vadettiği gerilimi ve tekinsizliği doğaüstü imalarla vermeye çalışmış. Öğrendiğime göre seri genelinde de tarzı böyleymiş. Bu tempodaki atmosferik gerilimleri çok sevemesem de konuya bir şekilde dahil olmaya çalıştım. Geri planda kendime sürekli kitabın puanını hatırlattım. Yani beklenti anlamında kendi kendimi sabote ettim. Güzel de başladı aslında; bir annenin çocuğunun kaçırılmasıyla ve olası cinayetiyle suçlanması merak uyandırıyor. Ancak bir noktada konuya zerre katkısı olmayan detaylar nedeniyle ben de ipler koptu. Ne gelişme sürecinde ne de finalinde durumu toparlayamadım. Kurguya tutunabildiğim tek yer Parker karakteri oldu. Seri oldukça uzun. Hatta seri demekte yetersiz kalır; +20 kitaplık dev bir evren. Yayınevi nedendir bilinmez 23 kitaplık serinin 21. kitabı olan Karanlığın Fısıltıları ile buluşturdu bizleri. Takdir edersiniz ki polisiye bir seri için yeterince ironik bir durum. Nedenlere niçinlere girersek işin içinden çıkamayız gibi hissediyorum. Neyse ki konu itibariyle seriden bağımsız okunabiliyor. Benim de okumamın tek nedeni yazarla tanışmak istememdi. Çevrilecek diğer kitaplarına da yüksek değilim açıkçası, ilk tercihim olmaz.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202688 okunma
Birlikte Yaşam ?
Puan vermedi·472 syf.··
2026 21. kitabı
Ilan Pappe kendisini tanımladığı şekilde aktarırsak İsrail Devleti kurulduktan sonra o topraklarda doğan ve siyonist Yahudi fikrine muhalif olan bir tarihçi, akademisyendir. Ilan Pappe aslında bu kitabını biraz inandığı bir teoremi desteklemek için yazmış olduğunu görüyoruz. Gerçi haksızlık etmek istemem; belki de elde ettiği bulgular sonucunda teoreminin tek çıkış yolu olduğunu da düşünüyor olabilir. Bu nedir aslında sol bir dünya görüşü etrafında bu topraklar üzerinde Filistin ve Yahudi halkları barışçıl bir şekilde yaşabilirler. Buna engel olan şeyler Filistin tarafındaki radikal paramiliter gruplar, İsrail tarafında da siyonizmdir. Gerçi cımbızla tek bir şey çekip konuşmak doğru olmaz; ama Ilan Pappe İsrail için "birlikte yaşanması mümkün olmayan" tanımlaması da yapmaktadır. Modern Filistin tarihi incelemesine 17.-18. yy'daki bazı verileri kullanarak başlıyor Ilan Pappe. Bu dönemde yerli halk arasında Müslümanlar, Hristiyanlar, Arap Yahudiler, Dürzüler ve diğer etnik gruplar mevcutlar. Aralarında Arapça konuşuyorlar. Osmanlı Devleti'nin yönetiminde çok merkezi bir idarecilik olmazsa da işler aşiretler üzerinden ilerlemektedir. Mahalli hukuk mevcuttur yani. 20 yy'a gelindiğinde başta Avrupa'da olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde Yahudiler'e, Hrıstiyan zulmü mevcuttur. Birinci dünya savaşının sonrasında 50.000 kadar Siyonist Filistin'e yerleşiyor ve mülkiyet arayışına giriyorlar. Bu mülkiyet arayışına karşı aslında en çok mücadeleyi veren grup; öncesinde Filistin topraklarında bulunan Arap Yahudilerdir. Çünkü Siyonistler, Siyonist olmayan Yahudilere de zulmederler. Cemal el-Hüseyni (1912) yılında fiili olarak Osmanlı Devleti'nin Filistin üzerindeki hakimiyetini ortadan kaldırıyor ve bir şekilde Filistin'in İngiliz mandasına hazırlanmasına neden oluyor bu
Modern Filistin TarihiIlan Pappé · Phoenix Yayınevi · 200728 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 09:22
SAKARYA MİTİ . Manisa, Aydın, Ayvalık dahil olmak üzere İzmir ve çevresi işgal edilmiş, Bursa düşmüş ve Yunanlılar Trakya'ya saldırmıştı. 2 hafta içinde Edirne'den Çatalca'ya kadar olan bölge işgal edilmiş ardından ağır koşullar içeren Sevr Barış Antlaşması imzalanmıştı. 1 ve 2 İnönü Muharebeleri sonrası Eskişehir, Afyon, Kütahya Yunan işgaline uğramıştı. Ankara'da ise yeni kararlar alınmış Mustafa Kemal Paşa'ya Türkiye Büyük Millet Meclisi yetkileri yanında Başkomutanlık yetkisi de verilmişti. Artık Mustafa Kemal'in ağzından çıkan kanun demekti. Ölüm kalım mücadelesi başlıyor, Mustafa Kemal'in milletine olan sarsılmaz güveni devam ediyordu. Sakarya'nın doğusunda kazma, kürek, elde avuçta kalan her türlü cephane, silah, malzeme toplanıyor; yeniden orduya alınmalar yapılıyordu. Öte yandan Yunanlılar da boş durmuyor ve " Türk askerleri; amacımız Türk askerini yok etmek değil, Türk halkını Mustafa Kemal'in işkencesinden kurtarıp Anadolu'da güven ve huzuru sağlamaktır. " gibi bildiriler atıyordu. Yunan ordusu, doğu yönünde harekâta başlanmıştı. O sıralar gönüllü olarak cephede çalışmak için müracaat eden Halide Edip, yaşananlar için ateşle imtihanın son safhası demişti. Ve tarih 22 Ağustos 1921. Iki Ordu Anadolu'nun ortasında, bu çorak ağaçsız topraklarda muharebeye başlamak için artık karşı karşıyaydı. Muharebenin ilk günü Mangal Dağı, ardından da Türbe Tepe'nin kaybı Türkler tarafından büyük bir moral çöküntüsü yarattı. 2. gruba gelen ölümle nişanlı olmak anlamındaki Tümenler, son erleri ölünceye kadar mevzilerini kesin olarak savunacaklardır komutu hayatları pahasına kabul edilmeliydi. Unutulmaması gereken şuydu ki Türk ordusu her neye mal olursa olsun Sakarya'da ölümüne direnecekti. " Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır! Vatanın her karış
Sakarya MitiOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 013 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020122 okunma
1/10
·304 syf.··
2019 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2019 00:00
Ergenlere hitap eden, vıcık vıcık aşk sözleriyle dolu bir kitaptı. Ve bu kitap bu uygulamada 23 bin kişi tarafından okunmuş? NE MANA? diyesim var hahahaha. Ben de 20 li yaşlarda okumuştum yazarı ve bir daha hiç okumadım. Kahraman Tazeoğlu
Edebiyat & Roman
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
Puan vermedi
Vulcan'ın Çekici Philip K. Dick Karakterler William Barris: Romanın ana kahramanı ve Unity sisteminin Kuzey Amerika ayağındaki üst düzey bir yöneticisidir. Başlangıçta sisteme sadık, rasyonel ve görev bilinci yüksek bir bürokrat profili çizer. Ancak Vulcan 3’ün kararlarındaki tutarsızlıkları ve sistemin içindeki yozlaşmayı fark ettikçe, entelektüel bir sorgulama sürecine girer. Barris, körü körüne itaati reddeden ve insanlığın geleceği için statükoyu riske atan "vicdanlı teknokrat" figürünü simgeler. ​Jason Dill: Unity’nin Genel Müdürü ve sistemin en güçlü insanıdır. Vulcan 3 ile doğrudan temas kurabilen tek kişi olması ona devasa bir otorite sağlasa da, aslında yarattığı canavarın esiri olmuş bir liderdir. Dill, düzeni korumak ile kendi yarattığı yapay zekanın paranoyası arasında sıkışıp kalmıştır. O, gücü elinde tutmaya çalışırken kontrolü çoktan kaybetmiş olan trajik bir yönetici figürüdür; sonunda kendi sadık olduğu sistemin kurbanı olur. ​Peder Fields: Unity sistemine karşı çıkan "Şifacılar" (Healers) hareketinin karizmatik ve gizemli lideridir. Teknolojinin insan ruhunu öldürdüğüne inanır ve daha ilkel ama daha "insani" bir düzene dönülmesini savunur. Fields, sistem tarafından bir terörist veya akıl hastası olarak görülse de, aslında toplumun bastırılmış özgürlük arzusunun sesidir. Hikayenin ilerleyen kısımlarında, aslında sandığı kadar bağımsız bir lider olmadığı, kendisinin de başka bir gücün planının parçası olduğu ortaya çıkar. ​Marion Fields: Peder Fields’ın kızı ve sistemin "eğitim" adı altında kontrol etmeye çalıştığı genç kuşak temsilcisidir. Babasının fikirlerinden etkilenmiş, zeki ve otoriteye boyun eğmeyen bir karakterdir. Jason Dill’in onu kendi yanına alarak "ehlileştirme" çabası, sistemin muhalifleri asimile etme arzusunu gösterir. Marion, geleceğin ve değişimin
Bilim-Kurgu
Vulcan'ın ÇekiciPhilip K. Dick · Alfa Yayıncılık · 2017254 okunma
Reklam
Reklam