Bazı kapıların kilitli kalması gerekir. Hele ki kimsenin görmemesi gereken sırları saklıyorsa.
Nora, henüz 11 yaşındayken bu kilitli kapı açılır ve babasının öldürdüğü kadınları evlerinin bodrumunda saklayan bir seri katil olduğu ortaya çıkar.
Başarılı bir cerrah olan Nora, bu olayın üzerinden 26 yıl geçse ve soyadını değiştirse de hastalarından birinin, babasının kullandığı o eşsiz yöntemle öldürüldüğünü öğrendiğinde geçmişinden kurtulmanın o kadar da kolay olmadığını anlar. Üstelik işlenen bu cinayetler onun üzerine yıkılmaya çalışılır.
Bu ölümlerin arkasındaki kişi babası mı yoksa babasını taklit eden biri mi?
Yazardan yine sürpriz sonlu, oldukça sürükleyici bir kitap. Katili tahmin etmek ise neredeyse imkansız.
Sürükleyici ve sonuyla şaşırtan kitapları seviyorsanız bu kitap tam size göre Ters köşe sevenler listelerine mutlaka eklesin.
Yazarın kitaplarında sevmediğim şey ise karakterlerin birbirine olan benzerliği. Başroldeki kadın hep çok güzel, onunla ilgilenen erkek yine çok yakışıklı ve karakter olarak mükemmel Açıkçası ben, kitaplarında biraz daha farklı karakterler görmek istiyorum.
#okudumbitti
Bitmeyecek Öykü, Momo kitabıyla tanıdığımız Michael Ende’nin bir diğer önemli eseri.
Momo'da olduğu gibi yine her ne kadar gençlere (teenage) hitap eden bir kitap gibi görünse de aslında oldukça katmanlı ve düşündürücü yönleriyle biz yetişkinlerin de keyifle okuyacağı bir kitap.
Kitap, Bastian isimli 10 yaşlarında bir çocuğun bir kitapçıdan gizlice aldığı bir kitabı okurken kitapta anlatılan dünyanın içine girmesini, Fantazya adı verilen imparatorluğun başındaki Çocuk İmparatoriçeye isim vermek adına bir yolculuğa çıkmasını ve yeniden kendi dünyasına geri dönüş yolculuğunu anlatıyor.
Okurken Yazar'ın hayal gücüne hayran kaldım. Her defasında yarattığı varlıklar, ülkeler, dünyalar ve konular inanılmaz Gerçeklik ve kurgu arasında okura kendine yer buldurmaya çalışması da harika.
Kitapta, insanların hayal kurmayı bıraktığında 'hiçlik' duygusunun artacağı, Bastian'ın kimlik arayışı, güç kazandıkça aslında kendini kaybetmesi ve arkadaşlık temaları vurgulanıyor. Kitabın dili sade ve akıcı.
Kitabın içindeki görsellere de ayrıca bayıldım. Yazılar kırmızı ve yeşil olarak ayrılmış. Bu da bize gerçek dünya ile Fantazya ayrımını gösteriyor. Kitabın kapağında da göreceğiniz üzere birbirinin kuyruğunu ısıran beyaz ve siyah yılan ile yazar bize hayattaki iyi kötü dengesinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.
Kitapta 26 harf ile başlayan 26 farklı macera var. Hepsinin üzerine saatlerce düşünüp yorum yapılabilir. Ben Michael Ende’nin hayal gücünü ve hikayeciliğini çok seviyorum. Sizin de seveceginizi düşüyorum.
Bitmeyecek ÖyküMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 20092,658 okunma
Merhaba kitap severler
Size gerilim türü bir kitapla geldim
Ben bu tür okumayı çok sevdim
Kilitli Kapı
Freida Mcfadden
272 sayfa
10/8.5
Kahramanımız Nora, işiniz uzmanı bir genel cerrahtır.
Sıradan bir hayatı vardır ama hayatını kimseyi alamaz, evlenip çocuk sahibi olma fikri onun için korkunçtur.
Bir gün barda, eski bir hastasını görür ve onun tacizine maruz kalır.
Olaylarımız ondan sonra başlar, belli bir fiziki özelliğe sahip kadınlar öldürür ve kurbanların elleri kesilmiş şekilde bulunur.
Bu kurbanlar Nora nin bir şekilde hastasıdır.
Bu insanlara 26 yıl öncesinden birini anımsatır 'Eli Becerikli' diye anılan bir seri katili hatırlatır.
Bu katil Nora için unutmak istediği ama unutamadığı biridir.
26 yıldır görmediği babası....
Bütün oklar Nora yı işaret ederken, gerçek katil kimdir?
Nora gerçekten bunu yapmış midir?
Yoksa hiç bir suçu yok mudur?
Alıntılar
Babam her zaman, yanlış bir şey yapacaksan en azından kimsenin seni görmesine izin vermeyecek kadar akıllı ol der.
Son on yıldır beni aklından çıkaramadığını söyleyen adam geçmişimi anlamıyorsa dünyanın geri kalanı nasıl tepki verirdi.
Şeytanla konuşmaktan iyi bir şey çıkmaz.
Bu imkansızdı. Onu böyle bir şey yapamayacağını bilecek kadar iyi tanıyordum.
Düşünmek, varlığın huzurunda durmaktır.#y3252
Çok yönlü derin birikimli kalemi güçlü İbrahim Kalın 'in Heidegger'in Kulübesine Yolculuk 'ni okuduk, böylece Ben, Öteki ve Ötesi ile başlayan yolculuğumuz
devam ediyor ..
Batı düşüncesinin "Varlık" sorusunu unutup, onu sadece nesnelere indirgemesinin (varlıklara kurban etmesinin) eleştirisi yapılır.
Varlığa Dönüş Çağrısı: İnsanın kendi özüne ve Varlık'a yeniden dönmesinin felsefi ve ahlaki zorunluluğu vurgulanır.Doğu-Batı Sentezi: Farklı felsefi geleneklerin (Doğu hikmeti ve Batı felsefesi) aslında aynı temel soruya cevap aradığı gösterilir.
İbrahim Kalın Heidegger’in kulübesini ziyaret etmesiyle başlıyor. Kara Orman’ın eşsiz tabiatıyla bütünleşen bu kulübede yazar, Heidegger’le derin bir sohbete koyuluyor. Onu kimi zaman Nesimî’nin, Yunus Emre’nin, Âşık Veysel’in meclisine davet ediyor, kimi zaman da Molla Sadra ile yüzleştiriyor. Böylece Batı ve Doğu düşünceleri arasında felsefi bir temas alanı açılıyor ve farklı ufukların birbirini nasıl beslediğine tanık oluyoruz.
Kulübede kâfi derecede vakit geçirdikten sonra Kara Ormanın iç taraflarına doğru yürüyüşe çıkıyoruz.
Ağır ve sakin adımlarla ilerlerken tabiatın saf ve bakir hâlinin nasıl muhteşem bir mucize olduğunu düşünüyorum. Her an değişen ama hep kendi kalan; hiçbir rengi, dokusu, ışığı, gölgesi, dalı, yaprağı aynı olmayan; hem mikro hem makro düzeyde bakınca muazzam bir derinliğe, düzene, hayatiyete ve enerjiye sahip tabiatın bu sade ve dingin güzelliği karşısında aynı anda aklımın, zihnimin, kalbimin, duygularımın ve muhayyilemin nefes almaya başladığını hissediyorum.
“Varlığa komşu olmak için bakir tabiatın en elverişli yer olduğunu biliyorum ama bunu tabiat romantizmine ve doğa mistisizmine kapılmadan yapmanın imkânlarını araştırmak gerekiyor diyorum Kendi kendime.. S;26
İbrahim Kalın'ın
Aslında daha önce okumuştum ama “Ermiş’in Aşk Mektupları” Ermiş’in hikayesini okuyunca tekrar okumak istedim Bir çok konu hakkında felsefi içerikler var.
“Sevinç ve kedere dair;
Bazılarınız der ki , ‘neşe kederden daha yücedir’ ve bazılarınız da şöyle der, ‘ hayır keder daha yücedir.’
Fakat derim ki ben de , etle tırnaktır onlar. Birlikte gelirler ikisi, biri size eşlik ederken bilin ki diğeri yatağınız da uyumaktadır.”s.26
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201985,2bin okunma