Spermalarını bir dişiye boşaltmış olan erkek hemen ar­dından spermalarını başka bir dişiye de boşaltma ve dolayısıy­la, genlerini daha çok yavruya aktarma şansına sahiptir. Örne­ğin erkek, bir boşalmada yaklaşık iki yüz milyon sperma -ya da, son yıllarda insan spermalarının azaldığı yolundaki bulgu­lar doğru olsa bile, en azından on milyonlarca sperma- üretir. Eşinin 280 günlük hamileliği boyunca her 28 günde bir kez boşalması -ki bu çoğu erkeğin kolayca ulaşabileceği bir boşal­ma sıklığıdır- durumunda, dünyadaki üreme olgunluğuna erişmiş yaklaşık 2 milyar kadının tamamını döllemeye yetecek kadar sperma boşaltmış olacaktır; tabii, bu kadınların her biri­nin spermalardan birini almasını sağlayabilirse. Pek çok erkeği bir kadını gebe bıraktıktan hemen sonra terk edip yeni bir ka­dına geçmeye yönlendiren evrim mantığı budur.
Sayfa 32
Kur’ân-ı Kerîm’de kezib ve türevleri 280 yerde geçmektedir ve bunların çoğu “bir şeyi yalana nisbet etmek” anlamında tekzîb masdarından türeyen fiil ve isimlerdir. Esasen kişiyle ilgili olan tekzîb “kişinin yalancı olduğunu ileri sürme, onu yalancılıkla suçlama”, olay ve haberle ilgili olan ise “onu yalan sayma” mânasına gelir ve bu yönüyle inkârla örtüşür. Kur’an’da, genellikle eski peygamberlerin inkârcı kavimlerinin ve putperest Araplar’ın Allah’ın dini, peygamberi ve kitapları, kıyamet, âhiret,uhrevî yargılama ve adalet, cehennem ve azap, Allah’ın nimetleri, hakikat ve doğruluk gibi genelde imana ilişkin konulardaki yalanlayıcı, reddedici tutumlarıyla bunun kendileri için doğuracağı zararlar anlatılır.
Din
Reklam
Bakara 3
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ Ey inananlar, ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmezden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcayın. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir. 254 اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ Allah, ki O’ndan başka tanrı yoktur, daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir. Kendisini ne bir uyuklama, ne de uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan kendisinin katında kim şefaat edebilir? Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. O’nun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun Kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır (O yüce padişah, göklere, yere, bütün kainata hükmetmektedir). Onları koru(yup gözet)mek, kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür. 255 لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Kim tağut (şeytan)ı inkar edip Allah’a inanırsa, muhakkak ki o, kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir. 256 اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ
Hazine-i Hassa'nın piyasada yaptığı araştırma neticesinde 120 (8.280 $) ve en fazla 140 (9.660 $) liraya satın alınabilecek olan bir mobilya takımının şehzade tarafından 240 (16.560 $) liraya alındığının ortaya çıkması, şehzadenin gerçek hayattan ne derece kopuk bir insan olduğunu gösterir.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Bizi ayakta tutan, umut verici özümüzü yitirip -adeta içi boşaltılan bir çuval gibi- ilk rüzgarla "bitkinlik" yahut "tükenmişlik" çukuruna savruluyoruz. Majör depresyon, kronik yorgunluk sendromu ve tükenmişlik modern çağın yaygın hastalıkları. Batı ülkelerinde, her 10 kişiden biri hayatının bir döneminde depresyon ile mücadele ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, depresyondan etkilenen kişi sayısının 280 milyon olduğunu tahmin ediyor.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
​"Dünyayı sadece 280 karakterlik tweetler veya birkaç saniyelik videolar üzerinden anlamaya çalışmak, bir okyanusu sadece dalgaların köpüğüne bakarak tanımlamaya benzer. Derindeki akıntıları kaçırıyoruz."
Reklam
Reklam