Roman Gibi - Daniel Pennac
6/10
·148 syf.··
2026 16. kitabı
Kitaplar ve okumaya dair denemelerden oluşuyor. Aslında tam deneme denilemez çünkü yazar bazen deneme şeklinde yazarken bazen bir olay örgüsü anlatmıştı. Adapte olma konusunda biraz zorlayıcıydı. Kısa metinlerden oluşması okumayı hızlandırıyordu sadece. 4 bölümden oluşuyor. Kitap ilk bölüm de bir çocuğun okuma alışkanlığı edinememesi üzerine başlıyor. Ebebeyinden başlayıp okul ve öğretmene uzanan bir eleştiri metni sunuyor. Okuma alışkanlığı edindirmeye çalışırken nerede hata yaptığımızı yüzümüze yüzümüze vuruyor. İkinci bölümde neden okumalıyız sorusuna yanıtlar sunuyor. Üçüncü bölümde okumanın bir zorunluluk (ödev) gibi değil de bir istekten doğması gerektiğine yönelik metinler sunuyor. Ve dördüncü bölümde ise bir okuyucunun hangi haklara sahip olduğuna değiniyor. Bunlar; 1. Okumama hakkı 2. Sayfa atlama hakkı 3. Bir kitabı bitirmeme hakkı 4. Tekrar okuma hakkı 5. Canının istediğini okuma hakkı 6. Bovarizm hakkı 7. Canının istediği yerde okuma hakkı 8. Çöplenme hakkı 9. Yüksek sesle okuma hakkı 10. Susma hakkı Genel olarak bol alıntı yaptığım ancak anlatım dili olarak pek sevmediğim bir kitaptı. Ebebeyinler ve öğretmenler tercih edebilir.
Roman GibiDaniel Pennac · Metis Yayınları · 2021923 okunma
DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·192 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 11:37
Yükseltilerin bu yer değildir dünyaya gelmek hüner değildir.. Sevgili arkadaşlar bu akşam size Afyon'un Saygın yazarlarından @mursideokluayhan hocamın #namıkkemalcanımkaldıafyonkarahisarda adlı kitabı yorumlamaya geldim... Buradan tüm edebiyat öğretmenlerine sesleniyorum Bu kitabı alıp önce kendiniz okuyun ve sonra öğrencilere okutup ödev olarak hazırlatin.. burada hem afyon'u tanıyacağız hem de Afyon'da bir kısım kalan Namık Kemal'i tanima fırsatı bulacağız.. 1845 yılının Şubat ayında İstanbul'dan karahisar'ı saibeğe doğru atla arabayla yolculuk başlar. Kaymakamı yerine vergi tahsilinden sorumlu üst düzey devlet memuru olarak atanan Abdüllatif efendi yanında eşi mahdume hanım kızı Fatma Zehra hanım 5-6 yaşlarında olan torunu Mehmet kemal'le birlikte afyonkarahisar'a atli arabalarla gelirler.. Uzun bir yolculuktan sonra şehre ulaşırlar şehre girişte onları atlı süerler karşılar ve kalacakları konağa kadar eşlik ederler aile Karahisar sahipte üst düzey yöneticiler için ayrılmış 3 katlı görkemli tarihi bir paşa konağı'na yerleşirler.. Abdüllatif efendi öğle namazını kılmak için camiye gider evin kadınları ve hizmetleri yerleşmekle meşguldür bu kargaşa sırasında Mehmet Kemal evin bahçesinde ve çevresini keşfetmek için kaybolur.. Acaba Mehmet Kemal nereye gitmiştir?? Bundan sonrası tam bir hikaye. Mehmet Kemal'in kaleye çıkışıni, Avcı Mahmut adında biriyle tanışıp ona tahta at ve silah hediye edilişini, Mehmet Kemal'in sokakta bir kedi yavrusu bulup eve getirisini, Mehmet Kemal'in bir gün sokakta çamur oynayışıni, arkadaşı Süleyman'ın Söğüt dalından düdük yapmasıni, Mehmet Kemal'in karadut ağacına çıkıp dut toplayışını, bayramda büyüklerin el öpüp mendiller içinde harçlık dağıtısini, Mehmet Kemal'in mevlevihaneye girişini, annesinden 40 hatimli şifa aşure hazırlığını
Namık KemalMürşide Oklu Ayhan · Sinada Kitap · 20235 okunma
10/10
·480 syf.··
2026 3. kitabı
Oyunbaz. Elimden bırakmadan okuduğum beni reading slumptan çıkaran o kitap oldu . Çok akıcı ve merak uyandırıcı kesinlikle öneriyorum. En yakın zamanda ikincisine de başlayıp onun da inceleme yazısını paylaşacağım. Afra Ahsen Çakmak 18 yaşında, lise son sınıf öğrencisi .Derslerle arası pek iyi olmasa da amacı önündeki üniversite sınavına hazırlanmak ve proje ödevini vermektir. Proje ödevinin son günü proje arkadaşı Melis ödev için dedesinin evine çağırıyor. Ahsen dedesinin evinin çok uzakta olmasından dolayı ortak noktada buluşmak isteyince bacağını kırdığını o yüzden onu çağırdığını söylüyor. Annesi de uzak bir yere gitmesine izin vermeyeceği için evden yalan söyleyerek çıkıyor. Buluşma adresine giden Ahsen her yerde kamera ve kameranın üstünde ona dönük silahı görmesiyle düştüğü vaziyeti fark ediyor. Üstüne üstlük sadece kendisi değil 6 erkeğin de tutsak olduğunu fark ediyor. Bu 6 erkek 1 kızı farklı zamanlarla oraya tutsak etmiş , oradan kaçışı imkansız kılmış , evin her yerine silah ve kameraların döşenmesiyle adeta kendini tutsakların korku duygularına hükmederek kendini tanrılaştırmaya çalışan Ölüm tarafından hapsedilmiştir. Mete , Sarp, Çağrı ,Gökhan ,Kutay , Egemen ve Ahsen buraya neden düştüklerini bilmez ama ortak bir noktaları vardır ve bunu fark etmeleri gerekmektedir. Ölüm sadece onları gözetlemez , Ahsen'e verdiği telefon aracılığıyla onlara görevler iletir. Bu görevler masum sıradan yada kolay değildir. Görevler birbirlerini tanımaya , geçmişlerini en ince ayrıntısına kadar anlatmaya ve bu dört duvar arasında kalarak geçmişleriyle yüzleşmelerini sağlamaktır. Her seferinde birini seçer ve onun geçmişini anlattırır yada izlettirir. Bu seri 3 kitaplık bir seri bu kitapta sadece Mete , Gökhan ve Sarp'ın hikayelerini öğreniyoruz. Ahsen Ölüm'ün
OyunbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2024980 okunma
8/10
·
Beğendi
#okudumbitti #morsandıktakiyazılar Kitap adı: Aforizmalar Yazar adı: Franz Kafka Kitap türü: Dünya klasikleri Çeviri: Osman Çakmakçı Sayfa sayısı: 115 Kitaba başlarken, sadece farklı bir tür okumak istediğim için sayfalarda kaybolmayı umdum Kaybolmadım, aksine kendimi buldum Çünkü yazarın olayları ifade edişi ve betimlemeleri insana zihninde sorgulama ve hatırlama görevi aşılıyor. Kitabı kısa sürede okudum, çünkü her sayfada az ve öz aforizmalar vardı. İnsanı bıktırmadan, betimleme ve kelime kalabalığı ile yormadan. Sayfalarda, tüm Aforizmalar numaralandırılmış tek bir tanesi kayıp. Yazar günümüz dünyasını tarif etmiş adeta diyeceğim de, sanırım dünya hep böyleydi... Kitaptan bazı alıntılar - 1. Doğru yol yüksekte değil, yerin hemen üzerinde gerili bir ip boyunca ilerler. Üzerinde yürümek değil de, insanı çelmelemek içindir sanki. - 3. Insanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve kayıtsızlık. Sabırsızlıktan, Cennetten kovuldular, kayıtsızlıktan geri dönemiyorlar. Ancak belki de belli başlı bir günah var. Sabırsızlık.... Sabırsızlıktan kovulmuşlardı, sabırsızlıktan geri dönemiyorlar. - 15. Sonbaharda bir yol gibi: Tertemiz süpürülür süpürülmez yeniden kurumuş yaprakla örtülür. - 16. Kafesin biri, kuş aramaya çıktı. - 28. Kötüye bir kere kapıları açmayagör, kendisine inanmamız konusunda ısrar etmez artık. - 30. Iyi, bir bakıma rahatsızlık vericidir - 44. Bu dünya için kendini paralaman gülünç - 67. Gerçeklerin peşinden paten kaymayı yeni öğrenen acemi biri gibi koşuyor, üstelik bir de yasak yerde egzersiz yapıyor. - 77. İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendisini gözlemlemeye teşvik ediyor. - 94. Yaşamının daha başlangıcında iki ödev: Giderek çevreni daraltmak ve kendini bu çevre dışında bir yerde gizleyip izlemediğini sürekli
AforizmalarFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201734,4bin okunma
%90 iç dökme %10 inceleme
10/10
·228 syf.··
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 23:54
Hayattan tamamen kopmadan önce sanata büyük bir ilgim vardı. Resim konusunda yetenekli değildim. Hiçbir eğitim de almadım. Dolayısıyla resim çizmeyi pek beceremem. Ama kendimi hep geliştirmek istedim. İçimdeki gizli tutmaya çalıştığım hayal buydu. Bir gün Görsel Sanatlar'da okuyacağıma emin gibiydim. Hayat hangi birimizin hayallerinin gerçekleşmesine izin veriyor ki? Blue Period animesini ilk çıktığı yıl izlemiştim. Nasıl büyülendiğimi size anlatamam. Sanki içimde gizlemeye çalıştığım sanat aşkım bu animeyle özgürleşmeye karar vermişti. Çok özendim tabi. Yks'ye girmek yerine yetenek sınavına girme hayalleri sardı zihnimi. Ama yeterince cesur değildim. Manganın ana karakteri olan Yatora'nın cesaretini bulamadım kendimde... Konusu Yatora gireceği sınav için çok çabalayan bir öğrencidir. Ailesi zengin insanlar olmadıkları için burslu iyi bir üniversiteye gitmek için tüm zamanını derse verir. Ders dışında hiçbir hobiyle ilgilenmeyen Yatora sanatın aptalca olduğunu düşünür. Resim derslerinde hep uyumayı tercih eder. Bir gün resim hocası tüm sınıftan en sevdikleri manzarayı resmetmelerini ister. Yatora bu ödev için elbette hiç hevesli değildir. Resim sınıfında sigarasını unuttuğu için geri dönen Yatora, sınıfta bir tablo görür. Tablo adeta onu büyüler. Tablodan öyle büyülenir ki sanata karşı olan duvarları yıkılmaya başlar. Öğretmenin verdiği resim ödevi için çok uğraşır. Sınıf arkadaşlarının ve öğretmeninin yaptığı resmi beğenmesiyle çok duygulanır. Ve resim çizmeye karşı bir ilgisi olduğunu anlar. Ama Görsel Sanatlar bölümünü okumaya karar vermek kolay bir iş değildir. Yaşadığı ülkede yalnızca tek bir devlet okulu vardır. Maddi olarak rahat bir durumda olmadıkları için gidebileceği tek okul Tokyo Güzel Sanatlar okuludur. Yatora zihnine söz geçiremez ve kendini resme
Edebiyat
Blue Period - Cilt 1Tsubasa Yamaguchi · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 202313 okunma