18. Sone <3
"değişir miyim seni bir yaz gününe? çok daha güzelsin sen çok daha ince: mayısın goncaları sert rüzgarlarla titrer, yaz günleri kısa bir düş gibi gelir geçer bazen cehennemin ateşi tepende parlar, sonra altın gibi saçlar sararıp solar her ne kadar güzel olsan sonun değişmez; ne şans, ne doğa yasası sana yardım etmez. fakat senin sonsuz yazın hiç solmayacak, ne ince güzelliğin silinecek, ne de ölüm seni gölgesine alabilecek, unutulmaz izlenimlerin ebedi sürecek insanlar soluk aldıkça, gözler gördükçe aşkım yaşadıkça, sana hayat verecek."
Peki Shakespeare'in dini hassasiyetleri nasıldı? Dışarıdan bakıl­ dığında normal bir Hıristiyan görünüyor. O ve ailesi vaftiz edilerek Hıristiyan olmuşlar, öyle yaşamışlar ve o törenkre uygun gö�ül­ müşler. Sonelerinin bazıları insan hayatının geçiciliğine dair hayli derin bir farkındalık, bir keder gösterir "Hoyrat ölüm gömünce ke­ miklerimi yere" ("Sone 32") dizesindeki gibi ; Kısasa Kısas'ta Dük' ün Hıristiyanca tesellisini "Ölümden şüphen olmasın" Claudio'nun "neresi, bilmediğimiz bir yere ... soğuk yokluk içinde yatıp çürümeye" (3.1.67-68) gidecek olmak karşısında duyduğu dehşeti alabildiğine canlı bir şekilde birbirinin karşısına yerleştirir. Bilhassa sonraki oyun­ larında ölümlülük konusunda derin bir endişe sergiler. Hamlet'in son sahnesinde Horatio "meleklerin uçuşunun" Prens'i şarkılarla istirahatgahına uğurlayacağını umut eder, ama Kral Lear böyle bir teselliye başvurmaz. O oyunun kapanış anlarında yaşlı, bezgin Kral ölü kızını kollarında sallarken o nihai varoluşsal soruyu ortaya atar: "Bir köpek, bir at, bir fare nasıl yaşar da / sen nefes almıyor olursun?" Bununla beraber, sonraki oyunlar bir ölçüde çözüm ya da en azından teslimiyet öneriyor olabilir. Prospero Fırtına'yı bitirirken seyirciden onun için dua etmesini ister: Sonum umutsuzluk olacak Eğer dualar beni kurtarmazsa, Öyle derine işler ki dualar Merhameti uyandırır, tüm hataları siler atar. (Sonsöz) Böylece belki oyunlar -bilhassa trajediler ve son dönem romansla­ rı- devrin seyircisini eğlendirme amaçlarının yanı sıra ruhsal bir yolculuğun da haritasını çiziyordur.
Sayfa 132 - Koç üniversitesi yayınları 2025
Araştırma inceleme edebiyat biyografi
Reklam
Zihinsel alanda aşk süreklilik kazanabilir ve bedenler pör­süyüp duygular tutkuyla dolup taşmadığında da devam ede­bilir. En azından, eşlerden hiç değilse birisi zihinsel temasa tutunabilecek güce sahip olduğu müddetçe. Platon'un, aşk üzerine kitabı Symposion'da, Eros'un bu düzlemine imtiyaz­lı bir yer ayırmak için haklı sebepleri vardı. "Platonik aşk" kavramı oradan çıkmıştır. Zihinsel dokunuş, çok sonrala­rı Shakespeare'in de aşktan talep ettiği şeyin, yani "zamanın oyuncağı" olmamasının teminatıdır (Love's not Time's fool,3 116. Sone).
Sayfa 35 - Pdf·Kitabı okudu
3. Sone
Sırf kendini sevmenin mezarını ister mi, Geleceği ahmakça durdurur mu bir erkek? Sen annenin aynası olmuşsun da o sende Bulmuştur gençliğinin güzelim baharını; Kendi dinç varlığınla görürsün pencerende Kırışıklara rağmen, şu altın yıllarını. İstersin ki varlığın unutulsun ve bitsin, Bir kuru başına öl, izin de ölüp gitsin
Sayfa 54 - Carpe Diem 6. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
İnanmayanlar var
Shakespeare her biri ortalama 3 saat süren 37 oyun ve 154 sone yazdı. Leonardo da Vinci 100.000 çizim yaptı ve 13.000 sayfalık not bıraktı. Mozart 30 yılda 800 beste yaptı. Edison 1093 patent aldı. Picasso 20.000 sanat eseri bıraktı. Freud 150 kitap ve makale ile 20.000 mektup yazdı. Einstein 253 makale yazdı.
Sayfa 227·Kitabı okudu
1000k
Sone 3
Var mıdır kendine bu denli düşkün olan? Bir adam ki, soyunun devamına yeğleyecek ölümü? ... Fakat eğer hatırlanmamaksa eğer niyetin, Yalnız ölürsün ve ölür seninle birlikte fani suretin.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Soneler
Reklam
Reklam