“Allaha Teala, bir kula hayır ulaştırmak istediği zaman, içinde günahlardan bir sakınma duygusu ve kalbinde (ona hakkı tarif ve tavsiye eden) bir vaiz yaratır.“ ____________________ Aynı konudaki hadis için bkz: Ebu Nuaym, Hilye, X, 103; Suyutî, es-Sağir, No: 378; Hindi, Kenzu’I-Ummal, XI, No: 30762. (Deylemi’den); Elbani, Daifü’l-Cami, No: 330.
Sayfa 464 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Hristiyanlıkta Dirilen Osiris Mirası
Bu kitapta mit ve efsanelerin çevirilerinde faydalanılan E.A. Wallis Budge (1857–1934), 1911’deki Osiris and the Egyptian Resurrection eserinde Osiris’in hayatını, ölümünü ve anlamını İsa Mesih’e benzetmişti.Dünyada acı çeken, ölümden dirilen, sözlerin ve insanlığın işlerinin yargıcı olan, yalnızca günahsızlarla dolu bir cenneti yöneten ruhani bir varlığın fikirlerinin, Mısır Hanedanlığı kadar eski olduğuna işaret eder. Bu alıntıda yazar, Osiris kültünü bir inananın bakış açısından görür: “Her Osirisçi dinin ana noktası, dönüştürülmüş bir bedende dirilme ve ölümsüzlük umuduydu, bu umut yalnızca Osiris’in ölümü ve dirilmesiyle gerçekleşebilirdi.” Büyü 330, Tabut Metinleri’nden “Yaşasam da ölsem de ben Osiris’im Senin içine girer, sayende yeniden ortaya çıkarım, Sende çürür, sende büyürüm, Senin içinde düşer, devrilirim. Tanrılar içimde yaşarlar çünkü ben onurlu olanı sürdüren mısırda yaşayıp gelişirim. Dünyayı kaplarım, Yaşasam da ölsem de ben arpayım. Yok edilemem...”
Din
Reklam
Zerdüştkük ve İranın Tarihi
Düalist dinler bin yıldan uzun bir süre boyunca gelişti. MÖ 1500'le 1000 yılları arasında Zerdüşt adlı bir peygamberin görüşleri nesiller boyunca aktarılarak zamanla düalist dinlerin en önemlisi oldu (Zerdüştlük). Zerdüştler dünyayı iyi tanrı Ahura Mazda'yla kötü tanrı Ehrimen arasında geçen kozmik bir savaş olarak görür. Bu savaşta insanlar iyi tanrının yanında olmak zorundadır. İlk Pers devleti olan Ahameniş İmparatorluğu döneminde (MÖ 550-330 arası) önemli bir din haline gelen Zerdüştlük, daha sonra Sasani İmparatorluğu döneminde (MS 224-651 yılları arası) resmi din oldu. Kendisinden sonra gelen tüm Ortadoğu ve Orta Asya dinlerine büyük etki yapan Zerdüştlük, Gnostisizm ve Maniheizm gibi diğer düalist dinlere de ilham kaynağı oldu.
Sayfa 224·Kitabı okudu
İnsan cinsinde beyin nasıl büyüdü? Beynin büyümesi iki yolla olur: Ya daha uzun süre büyüterek ya da daha çabuk büyüterek. Diğer insansı primatlarda karşılaştırdığımızda, biz her ikisini de yapmaktayız. Doğumda bir şempanzenin beyni 130 santimetreküptür ve sonraki üç yılda bu üç katına çıkar. Yeni doğmuş insanların beyinleri ise 330 santimetreküpken, bu sonraki altı yedi yıl içerisinde dörde katlanır.
Alıntı
Tarihte bilinen en eski Türkler Sakalardır. Bunların varlığı millâttan önceki yedinci asırdan başlar. Hiç şüphesiz bunlardan daha önce de Türkler, yani Türklerin ataları olan boylar vardı. Fakat onlar hakkındaki bilgimiz pek eksiktir ve tarihî sayılamaz. Sakalar orta Tiyanşan'da yaşıyorlardı. Bunların daha batısında, yani Aral Gölü ve Hazar Denizi arasında da Sakaların büyük bir kolu sayılan Mesagetler bulunuyordu. Sakalar, İranlılarla durmaksızın çarpışmışlardır. Bunların bir kahramanı milâttan önce 624'te İranlılar tarafından hile ile öldürülmüştür. İran padişahı Kirus milâttan önce 545-539 yıllarında Sakalarla çarpışarak Batı Türkistan'ın cenup bölümlerini zaptetti. Sırderya'ya kadar ilerledi. Fakat Mesagetlerin kadın hükümdarı "Tamiris" yahut "Demurus"la yaptığı savaşta yenilip öldü. Milâttan önce 330-327 arasında Makedonyalı İskender kumandasındaki Yunanlılar batı Türkistan'a cenuptan saldırdılar. O zaman Türkistan'ın nüfusu pek azdı. Bununla beraber İskender pek sert bir müdafaa karşısında kaldığından birçok şehirlerin ahalisini kılıçtan geçirdi. İskender'in bu kıyıcılığı karşısında Türkistan halkının çoğu doğuya, Çin sınırlarına doğru kaçıştılar.
Sayfa 16 - 17·Kitabı okudu
Özellikle namazda çok gelir. Vesvese imandandır ASM
Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre, sahâbîler "Ey Allah'ın Resûlü! Bizler nefislerimizde konuşmayı ağır bulduğumuz şeyler hissediyoruz Bizde gün görmemiş bazı duygular var” dediler. Allah Resûlü "Gerçekten öyle şeyler hissediyor musunuz?” diye sordu. "Evet, hissediyoruz” dediler. Bunun üzerine Allah Resûlü "İşte bu, apaçık imandır” buyurdu. ( Müslim, Îmân 209; Ebû Davud, Edeb 108; Nesâì, es-Sinenül kübra, VI, 170: Ahmed b. Hanbel, 11, 397, 441; Ebû Ya'lâ, Müsned, X, 321, 330; Ibn habbàn, sahìh, l, 358, Beyhakî, $uabu 'I-îmân, I, 301)
Reklam
Reklam