34- Renata Salecl – Kabalık Çağı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 102. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:39
34- Renata Salecl – Kabalık Çağı Nezaketin Maskesi Neden Düştü? Renata Salecl’in Kabalık Çağı kitabı, ilk bakışta gündelik hayatta giderek daha fazla karşılaştığımız saygısızlık, öfke ve tahammülsüzlük üzerine yazılmış gibi görünür. Ancak kitap ilerledikçe mesele yalnızca insanların daha kaba davranması değildir. Salecl, kabalığı bireysel bir karakter kusuru olarak değil; neoliberal kapitalizmin, rekabet kültürünün ve performans baskısının ürettiği toplumsal bir belirti olarak ele alır. Kitabın temel sorusu oldukça basittir: Neden birbirimize karşı daha tahammülsüz hale geldik? Bu soruya verilen yanıt ise yalnızca görgü kurallarıyla açıklanamayacak kadar kapsamlıdır. Salecl’e göre kabalık, insanların iç dünyalarındaki kaygılarla, toplumsal düzenin beklentileriyle ve ekonomik sistemin yarattığı rekabet ortamıyla yakından ilişkilidir. Mutlu Olmak Zorunda Mıyız? Kitabın dikkat çekici bölümlerinden biri, günümüzde mutluluğun nasıl bir zorunluluğa dönüştüğünü tartıştığı kısımdır. Salecl, modern insanın yalnızca başarılı değil, aynı zamanda sürekli mutlu görünmek zorunda bırakıldığını savunur. Kişisel gelişim kültürü, motivasyon konuşmaları ve sosyal medya paylaşımları bireye sürekli aynı mesajı verir: “Yeterince istersen başarabilirsin.” Bu söylem ilk bakışta olumlu görünse de Salecl bunun karanlık bir tarafı olduğunu gösterir. Eğer başarı tamamen bireyin çabasına bağlanıyorsa, başarısızlık da kaçınılmaz olarak bireyin suçu haline gelir. Böylece yapısal sorunlar görünmez olurken insanlar kendi yetersizlikleriyle mücadele etmeye başlar. Bu noktada kitap, çağdaş mutluluk söylemlerine önemli bir eleştiri getiriyor. Narsisizm ve Kendini Pazarlama Baskısı Salecl’e göre günümüz insanı yalnızca yaşamakla yetinmiyor; kendisini sürekli pazarlamak zorunda hissediyor. Sosyal medya
İnceleme
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20267 okunma
Harika bir eser
Puan vermedi·324 syf.·
2026 134. kitabı
osmanlı devleti' nin 34. padişahı ve islam aleminin 113. halifesidir. tahtta durduğu süre boyunca izlediği denge politikaları ile meşhurdur. Padişahın hayatından gerçekleşenlerin sesini duyuyorsunuz kitapta. O kadar canlı ve heyecanlı ki sesler. Arkadaş oluyorsunuz kitaptaki kişilerle....
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayal mi gerçek mi?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 64. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:11
Kitabın kapağını kapadığınızda içinizde bir yumruk oturup kalsın istiyorsanız bu kitabı hemen okuyun. Tarık Tufan’ın bu kitabı da yine bildiğiniz gibi. Artık diyorum ki ben sanırım yazar ne yazsa okurum. 34 yaşında kanser teşhisi konmuş bir adam ailesiyle vedalaşmak için terk etmek zorunda kaldığı eski mahallesine geri döner. Pişmanlıklar, söylenemeyen sözler, geri dönülemeyecek vazgeçişler… hepsiyle yüzleşmek zorunda kalır. Bölümlerin arasına yazar ufak şiirler sıkıştırmış, kitabın sonunu okuduğunuz zaman şiirlerinin daha anlamlı olduğunu göreceksiniz.
Hayal MeyalTarık Tufan · Profil Yayınevi · 20187,3bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 65. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:01
Eric Emmanuel Schmitt Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu Eserde; Yunhai kasabasındaki bir otelin bodrum katındaki temizlikçi Bayan Ming ile Paris'ten gelen bir işadamının gerçekleştirdiği ilginç sohbetlerin derlemesini okuyor; doğru ile yalanın karakterler aracılığıyla ve Bayan Ming'in on çocuğunun hikayesinin gizemi çerçevesinde gerçekleşen sohbetlerin detaylarını öğreniyoruz. • "Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek. ..." (Sayfa 16) • ... allak bullak olmuş halde, kendimi tutmadan hıçkıra hıçkıra ağladım. Aslında, çok hoştu. Tükenmiştim... (Sayfa 16) • "... eğer değerli bir insanla karşılaşırsan, ona benzemeye çalış; sıradan bir insanla karşılaşırsan, onun hatalarını kendinde ara." (Sayfa 33) • "İnsanın hatalar yapması ve bunları düzeltmemesi, işte kusurun kaynağı buradadır." (Sayfa 34) • "... Olgunluk çağında insan hâlâ ayıplanıyorsa artık ondan beklenebilecek hiçbir şey yok demektir." (Sayfa 39) • "... Bazen, acıya kapıyı açmak gerek." (Sayfa 39) • "... Çünkü hakikat yaralar. ..." (Sayfa 57) • "Hakikat, bizim en fazla hoşumuza giden yalanın ta kendisidir, öyle değil mi?" (Sayfa 65) Fransız iş adamının her şeye rağmen soluğu Bayan Ming'in yanında alması, Bayan Ming'in de her defasında onunla gerçekleştirdiği sohbetler keyifliydi. Eserin sonunda iş adamımızın kişisel hayatına bir bakış atıp eseri noktalamamız da merakları gidermiş oldu. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 78. kitabı
Modern randevu dünyasının bataklığında, flört uygulamalarında hayal kırıklığı üstüne hayal kırıklığı yaşayan 34 yaşındaki Sydney, tam da bu yüzden kendini bir tehlikenin içinde bulmuşken mucizevi bir şekilde Tom Brewer ile tanışır. Tom; zeki, aşırı yakışıklı, ilgili ve üstelik başarılı bir doktordur. Kısacası, her kadının hayalini süsleyen o kusursuz erkektir. Ancak Sydney bu rüyanın tadını çıkarmaya çalışırken, vahşi bir seri katil cinayetler işlemeye başlar. Sydney, ilişkisi derinleştikçe Tom'un mükemmel maskesinin altındaki bazı tuhaflıkları fark eder. Hayatımın aşkı dediği adam, aslında polisi peşinde koşturan o katil olabilir mi? Freida'nın kitaplarını okurken mantığımı daha girişte vestiyere bırakıyorum. Sonra da mis gibi akıp gidiyor. Bu kitapta da aynı sistemi uyguladım, rahat ettim. Sonra da kendini tamamen "Katil kim?" sorusuna teslim ettin mi... Oh, tadından yenmez! İşin ilginç tarafı, bu formül her seferinde çalışıyor. Kurgunun geçmiş ve günümüz arasında ilerlemesi kitabın en güzel yanıydı. Geçmişte anlatılan bölümler sadece gizemi beslemekle kalmamış, aynı zamanda okları çevirebileceğimiz nur topu gibi bir şüpheli de yaratmış. Hal böyle olunca insan daha en başından katili bulduğunu düşünüyor. Gerçek öyle mi, değil mi... Orasını size bırakayım. Bu yüzden ben de zaman zaman burun kıvırarak okudum. Gelelim Sydney'ye... Kendisiyle zaman zaman ufak çaplı bir sinir savaşı yaşadım. Resmen belayı mıknatıs gibi çekiyordu. Sydney'yi okurken bir noktadan sonra katili bulmaya çalışmayı bıraktım. Müge Anlı'ya çıkıp "Tülay geri dööön!" diyen biri vardı ya... İşte ben de Sydney'ye sürekli, "Kızım ne olur eve dön." derken tam olarak onun gibi hissettim. Freida'nın kalemi bana hep edebiyat dünyasının fast-food'u gibi geliyor. Michelin yıldızlı bir menü sunmuyor
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,668 okunma
O nasıl bir son !!
9/10
·128 syf.·
2026 39. kitabı
Tarık Tufan dan okuduğum üçüncü kitap. Diğer kitapları da çok etkili başlayarak şok etkisi yapan sonlarla bitiyor. Sanırım yazarın özellikle dikkat ettiğim özelliği bu. Bir yere kadar okuyup gelince bir anda şok etkisi yaratacak bir olayın içinde buluyorsunuz kendinizi ve gidişatı hiç de öyle tahmin etmiyorsunuz. Bunu yaparken de son derece yavaş ve emin adimlarla ilerliyor. Okuduğum kitapta yine kahramanımızin adı verilmemiş ilk bölümde 34 yaşında kanser hastası olduğunu doktorla yaptığı konusmadan anliyoruz. Hastalık ilerledikçe ailesinin evine gitmesi gerektiğini düşünüyor ve ailesine geliyor. Bu arada yavaş yavaş geçmişine doğru giriş yaparak İlknur ile tanisiyoruz. İlknur ile evlilik hayaller kuruyorlar ancak zamanla ilknurun yaşadığı gerçekler ile yüzleşen kahramanımız onunla yollarını ayırmayı seçiyor. Ve bir sabah İlknur mahalleden gidiyor. Tüm mahalleli kahramanımızı suçluyor. Hasta olunca mahalleye dönen kahramanımiz kitap boyunca iç monolog halinde yaşadıklarıni ,hissettiklerini aktarıyor. Yazar bunu yaparken kısa ve etkili şekilde yapıyor. Ki okudukça kahramanın yerinde kendinizi buluyorsunuz. Ve derken son iki sayfada etkili vuruşu yapıyor ve bitiriyor. Ben böyle bir son hayal etmemiştim. İnsanın zamanında yapmadıklarından ne kadar pişman olabileceğini acı bir gerçekle önümüze seriyor yazar. 120 sayfada bu kadar duyguyu biraraya getirmek ve barındırmak gerçekten büyük başarı. Tarık Tufan bundan sonra her zaman okuyacağım bir yazar.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,3bin okunma