Onuncu mucizenin kahramanı Seleucia ad Calycadnum Piskoposu Symposius, Ariusçuların güçlü olduğu dönemde onların taraftarı olarak kentin piskoposudur. Ancak, anlaşıldığına göre Symposius, Ariusçu görüşlerini bir tarafa bırakarak 381 yılında Ortodoks olur.
Sayfa 116·Kitabı okudu
1000Kitap
"Şeytan arefe gününkünden daha çok küçülmüş, hezimete uğramış, hakir olmuş ve kinle dolmuş bir vaziyette görülmemiştir. Bunun sebebi, o günde Allah'ın rahmetinin sağanak halinde inmesini ve Allah'ın büyük günahları affettiğini görmesidir. " Malik, el-Muvatta, 1/422; Begavi, Şerhu's-Sünne, 3/381; Beyhaki, Şuabü'l-İmân, nr. 4069
Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Din
Reklam
Ve yine guzel hir tesbit
Buna göre dindarlık kadın olmaktan ziyade kadınsı bakış açısına sahip olmakla ilişkilendirilmekte, hem kadın hem de erkeklerin sahip olduğu feminen bakış açısının dindarlık düzeyinde bir artışı meydana getirdiği (Thompson, 1991:381, 390- 391), maskulen bakış açısının ise dindarlığı engellediği ifade edilmektedir (Thompson, Remmes, 2002:521). Nitekim, yapılan araştırma sonuçları feminenlik oranı yüksek olan kadın ve erkeklerin maskulenlik düzeyi yüksek olan kadın ve erkeklerden daha dindar olduklarını göstermiştir (Francis, Wilcox, 1998:
Örneğin, Kur'an-ı Kerim'i okuma hususunda; Müzzemmil suresinin 4. ayetinde "Kur'an'ı tane tane, hakkını vererek oku." hitabı, ayetleri tecvit kaideleri ne ve diğer ilmî usullere riayet ederek okumamızı emrederken Hz. Peygamber (s.a.s.), "Ümmetimin başına öyle bir zaman gelecek ki Kur'an okuyuculari çok olacak ama fıkıh âlimleri az olacak; okudukları boğazdan aşağıya geçmeyecek..." (Hakim, el-Müstedrek, Daru'l-Kütübü'l-İlmiyye, Beyrut, 1.Bsk., 1990/1411, 4/504 [8412]) ikazı da konunun bâtin yönünü oluşturur. Yani herhangi bir ayette Yüce Allah'ın murad-i ilahisinin ne olduğu, o ayet ile amelin önemi, Yüce Allah bizi hesaba çekmeden kendimizi hesaba çekmemiz gerektiği gibi hususlar ise ayetin bâtını ile ilgilidir.
Allah kendini bize tanıtırken kul huvallâhu ehad: “(Resulüm!) De ki: O Allah ehaddır (zatında tek olandır).” Allâhus samed: “Allah sameddir (kendisinden bir şey artıp eksilmeyen, kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığı, herkesin ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu tek zattır).” Lem yelid ve lem yûled: “(O) Doğurtmamış (kimsenin babası değil)dir ve doğmamıştır.” Ve lem yekun lehu kufuven ehad:381 “Ve hiçbir şey ona denk değildir (o, yarattığı hiçbir şeye benzemez, hiçbir şey de ona benzemez)” buyurmuştur. Allah, kendini tanıtıyor. Ne o bir şeye benzer ne de hiçbir şey ona benzeyebilir. Onun herhangi bir yaratılmış varlığa benzemesi düşünülemez, dolayısıyla akla, hayale ne gelirse bilelim ki o Allah değildir. Bu şekilde iman ettiğimizde Allah’ı bu defa tenzih etmiş oluruz. İmanımız rabbimizin vahyine göre olunca hem teşbih ve tenzihte dengede oluruz hem de hayatımızı yaşarken rabbimizin huzurunda durup onun sevdiği, razı olduğu gibi yaparız.
Sayfa 358·Kitabı okuyor
Konsil
Hıristiyan din büyüklerinin Efes'teki toplantısı, inanç ve uygulamalarda ortaya çıkan görüş ayrılıklarının karara bağlandığı ve "konsil" olarak bilinen toplantılardan biridir. 325 yılında İznik, 381 yılında Konstantinopolis, 431 yılında Efes ve 451 yılında Kalkedon'da toplanan ilk dört konsilde alınan kararlar tüm Hıristiyan cemaatlerince tanınır ve Hıristiyanlığın temellerini oluşturur.
Sayfa 152 - Maya Kitap·Kitabı okudu
Reklam
Reklam