Sadrazam Damad Sokollu Mehmet Paşa’nın Öldürlmesi (12 Ekim 1579)
VII. III. Murad Türkiyesi’nin İç Meseleleri (1574-1595) Sokollu Mehmet Paşa, Boşnak devşirmesi olarak saraya girmiş, tahsil ve terbiye görmüş, birçok saray hizmetinde bulunduktan sonra, Barbaros Hayreddin Paşa’nın yerine, hiç anlamadığı kaptan-ı deryalık makamına getirilmiş, bu makamda 4 yıl kalmıştı. Kapdan-ı derya olunca kendisine beylerbeyilik rütbesi verilmişti. Sonra çeşitli beylerbeyliklerde bulunmuş, vezirliğe yükselmiş, Veliahd – Şehzade Selim’in büyük kızı İsmihan Sultan’la evlenmiş, Kanuni’nin son sadrazamı olmuştur… …Modern tarihçiler de Sokollu’yu umumiyetle göklere çıkarmayı adet edinmişler, bu husustaki klişe fıkraları birirlerinden almışlar, fakat olayların akışı içinde Sokollu’nun durumunu incelemeye lüzum görmemişlerdir. Çok garip bir davranışla devrin Türk Cihan devletinin emsalsiz kudretinden doğam bütün başarıları Sokollu’ya izafe edilmiş, bazı başarısızlıkalrsa, devrin padişahlarına, bilhassa II. Selim’e yüklenmiştir. Halbuki Sokollu’nun iktidar yıllarındaki başarılarının çoğu, II. Selim ve kısmen III. Murad’ın Sokollu’ya karşı tutumları, hiç olmazsa başarı konularında Sokollu’nun muhaliflerini desteklemeleriyle kazanılmıştır. Kıbrıs’ın fethi şeref ve inisiyatifi doğrudan doğruya II. Selim’e aittir. Kıbrıs’ın fethi gibi son derece lüzumlu bir teşebbüsün devletin hayati menfaatlelerine dahil olduğunu kavrıyamamk, şüphesiz Sokulla’ya şeref vermez. Diğer bütün iişlerde bu böyle olmuştur. İnebahtı bozgununu birinci derecede sorumlusu Sokollu olduğu gibi, Astırhan Fethi ve Don-Volga Kanalı gibi son derece mühim bir işi üçüncü sınıf ve maliyecilikten yetişmiş bir devlet adamına vermersi de, Sokollu’nun büyük diplomatik ve dahi devlet adamlığıyla alakası olmadığını gösterir. Ancak Kâânunî devrinde yetişmiş vezirler arasında Sokullu orta çapta bir devlet
Yılmaz Öztuna - Büyük Osmanlı Tarihi, ötüken yayınları – İstanbul – 1994 cild 3/10·Kitabı okuyor
Tarih
Bölüm 4 ***
Kodlanmaları ve olası psikolojik sonuçları yolun başında önleyebilmek hatta içinde bulunduğumuz psikolojiyi kısa sürede nihayet erdirebilmek için bir diğer çok önemli önerim de şudur: Zincirleme sorularla sorgulamak. Bana bipolar dendi, sahiden ben bipolar mıyım? Bana bu tanıyı hangi tarihte koydular? Sahiden yaşadığımız psikoloji iki uçtu mu? Kötü hissettim diye sahiden de kötü mü müyüm? Kötü hissetmek kötü olmak demek midir? Psikolojideki değişim kötü olmak mıdır? Niye felaket varmış demenin içinden çıkmam gerekiyormuş gibi yaparak kendimi telaşa sokuyorum? Kurtulmak için her zaman illaki savaşmak mı gerekir? Savaşmak süreci besliyor olamaz mı? Yok saymak da bir çözüm değil mi?
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birinci Süleyman, İkinci Selim ve Üçüncü Murad Devirler
Boyunun uzunluğundan dolayı Osmanlı menbalarında “Mehmed Paşay-ı Tavil/ Tavil Mehmet Paşa” lakabiyle anılan Sokullu, Kanuni’nin son, ikinci Selim’in yegane ve Üçüncü Murad’ın ilk Vezir-i A’zamı olmak üzere üç padişah devrinde mevkiini mütemadiyen muhafaza etmiştir. 14 Sene, 2 ay, 22 gün İkinci Selim devrine ve 4 sene, 9 ay, 21 günü de Üçüncü Murad devrine müsadiftir. (H. 911) M.1505, M.1506 tarihinde doğmuş olduğuna göre 59-60 yaşlarında Vezir-i A’zam olmuş ve 73-74 yaşlarında öldürülmüş demektir. Kanuni devrinde padişahın torunu Esmahan Sultan’la evlenmiş olan Sokollu Mehmet Paşa, İkinci Selim’in damadı ve Üçüncü Murad’ın eniştesidir. Sokollu, Osmanlı tarihini dolduran Devşirmeler gürühunun en mühim şahsiyetlerinden sayılırsa da ehemmiyeti pek çok i’zam ediliğ zamanının bütün muvaffakiyetleri kendisine izafe edildiği halde, hatalarıyla fenalıkları meskut geçilmiştir. Kanuni devrinin sonundaki Szigetvar seferinden sonra hiçbir sefere çıkmayıp, ölünceye kadar İstanbul’da rahatına bakmış olan Sokollu^nun askeri şahsiyeti yok gibidir. Siyasi şahsiyeti de bir agrandismandan başka bir şey değildir. Harici siyasetinde devletin en mühim menfaatlerini bile şahsi ihtirasatına feda etmekten ve dahili siyasetinde de şahsi bir mutlakıyyet kurmak istediği ve hatta kurduğu için, hem Üçüncü Murad’ı mukavemete mecbur ederecek istibdada sevketmiş, hem kendi akıbetini kendi eliyle hazırlamıştır. Bir “mecnun” tarafından öldürülmüş olduğunu muhakkaktır. Katili de kendisi gibi Boşnak’tır. (Sokollu’nun meşeiyle hüvviyeti için M. 1565 (H. 972) vukuatının “28 Haziran” fıkrasına veya siyasi şahsiyeti için de M. 1579 (H. 987) vukuatının “11 Teşrinievvel” fıkrasına bakınız.
Sayfa 19 - cild 5/6 Doğu Kütüphanesi, İstanbul 2011Dipnot : 42- Sokollu Mehmet Paşa Milliyeti: Boşnak; Tayini: M.1565 (H.972) senesi 28 Haziran- 29 Zülka’de Perşenbe günü, Katli: M. 1579 (H.987) senesi 12 Teşrinievvel- 20 Ocak Sabah Pazartesi günü akşamı; Sadaret Mü·Kitabı okuyor
Bölüm 4 ***
Bir psikolojik süreç yaşarken bir nedene bağlamak çok önemlidir. Üzülüyorum çünkü eşimden ayrıldım. Unutamıyorum çünkü daha yeterli bir zaman geçmedi. Ağlıyorum çünkü sebebim var. Ataklarım geldi çünkü kodlamaları var. Korktum çünkü korkudan korkuyorum beni böyle kokladılar. Beyin bir nedeni bağlanan durumları tehlike olarak algılamaz ve hastalıkla ilişkilendirmez. Böylece savunma sistemini harekete geçirmez, kaygı ve korku artışı ya da var olan kaygıyı ve korkuyu korumaya çalışmaz. Yaşanılan psikoloji ve süreci mutlaka bir nedeni bağlamaya azami gayret etmemiz gerekiyor. Sadece sonuca olan odaklanmak yanıltır. Ancak bir nedeni bağlandığında olayın rengi ve size olan tesiri değişir.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Bölüm 4
Duygu odaklı değil kural odaklı bir toplum olmak zorundayız. Eylemlerimizi ve tepkilerimizi duyguların değil, ilke ve prensiplerin üzerine bina etmeliyiz. İlkeler değişime karşı daha dirençlidir. Avrupa’da yardım etme davranışı zaman içinde kolay kolay Aşınmaz. Çünkü bu davranış, doğası değişken ve zamanla aşamaya müsait olan merhamet duygusu üzerine değil, ihtiyacı olana yardım edilir temel ilkesi ve prensibi üzerine kurulmuştur. Bizde ise yardım etme merhamet ve acıma duygusunun belli bir seviyenin üzerine çıkması ile olur. Bu ise emel her şeyin duygularımıza göre belirlendiğini gösterir. Zira duygular aşınmaya, duyarsızlaşmaya ve değişmeye daha müsaittir. Öyleyse suyu baştan kesmemiz gerekmektedir ve sadece kendimizi değil, çevremizde yeniden kodlamamız icap etmektedir. Biz çevremizi kodlamazsak çevremiz bizi koklayacaktır. Bu nedenle; İsrari hayatımızdan cikaracagiz, sadece bir kere teklifte bulunacağız. Üzülme demeyeceğiz sıkma canını demeyeceğiz onun yerine üzülebilirsin sıkılabilirsin bunlar gayet normal diyeceğiz, duyguları önce gözümüzde sonra ruhumuzda küçültüp normalleştireceğiz. Korkma demeyeceğiz korkabilirsin herkes bir şeylerden korkar korku gayet insani bir duygudur ve bizi korur diyeceğiz. Ağlama yeter artık gözlerin yaşını demeyeceğiz ağlayabilirsin bu gayet normal diyeceğiz. Kış varsa kar yağması normaldir. Kar yağınca soğuk olması da normaldir. Sıkıntılı günlerimizi eskisi gibi bir ruh hali beklemeyeceğiz.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
ERKAM "Hayat - Sayı - Matematik"...
Salih Mirzabeyoğlu‘nun matematik ve sayılar üzerine eseri… Erkam: Rakamlar, sayılar… Erkam: Alaca yılan… Bütün kitablarında olduğu gibi, İslâm tasavvufu önünde Batı tefekkürü muhasebesi… Kitabın “İçindekiler”, muhtevâsı yönünden fikir verici olacaktır: 1. LEVHA TAKDİM-GİRİŞ... Bir Sayı Tut, Fraktallar, Paradokslar, Beklenmedik İmtihan Paradoksu, Aşil ve Kaplumbağa, Eubulides ve Zenon Paradoksları, Japon Sihirli Dairesi, Şah ve Mat, Sonsuzluk, Okyanus Dalgalarının Matematiği, Parça Parça... 2. LEVHA GENEL BAKIŞ... İcat mı Keşif mi? Matematik Nedir? İlimlerin Kraliçesi, Sayı Ritminde Kâinat, Mantık, Kant, Zaman Dışı Değer, Pratikten Mücerrede I, Pratikten Mücerrede II, Fikir: Aksiyon-İş Fikri, Kültür-Sayı ve Değerlendirme, Aritmetiğin Temelleri, Dehâ ve Kabiliyet, Kafa ve Araç, Nur ve Işık, Toplam 3. LEVHA SAYI – MATEMATİK (TARİHTE)... Sayıların Kaynağı, Matematiğin Doğuşu, Rakamların Tarihi, Coğrafya Tesbiti, Mümkün mü? Brâhmî, Mısır Rakamlarının Kökeni, İskenderiye Okulu, Pisagorcuların Mirası, Sayılar, 20 Mertebe, Sayılar ve Sayı Sistemleri (Dil ve Köken Olarak Bakış), Beden Sayılama İlgisi, İslâm Matematik Okulu, İslâm Bilim Tarihi’nden, Şifreli Yazı, Hayyam Üzerine 4. LEVHA SAYILARIN MÂNÂLARI ETRAFINDA... __Mutlak Bir’e Dâir, Başlangıca Aid Varlığın Sayısı: 1. Bir, Sıfır Etrafında, Bir-Sıfır- Bir, Hind’de Sıfır, Sıfır Hakkında Yunan-Latin Anlayışları, Vahid, Vahid II, Vahid III, Kapsayıcı Sentez: 3, Kare, 4 Tekbir, Maddi Düzenin Sayısı: 4, Dörde Dâir, Beşincideki Problem, “Bilgeliğin Sütunları”: 7, 12’ye Dair (I), 12’ye Dair (II), Fetih Sayısı: 17, Ramazan’ın 17. Pazartesi Günü, 17’ye Dâir, Yirmisekiz’in Önemi, Rüyâ: Vahyin 46’da Bir’i...__ 5. LEVHA EBCED – İŞTİKAK – FİKİR... __Lûgat Hakkında, Tek Sayılar: 1… Ve…, Tek
ERKAM “Hayat – Sayı – Matematik”, 16 Haziran 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme