Martin Eden kitabına veda...
Veda yazdım ama bu hiçbir zaman gerçek anlamda bir veda olmayacak. Tekrar tekrar okuyacağım, alıntıları okuyup gerek duygulanacağım gerek hüzünleneceğim. Belki de Martin'in o masum aşkında yaptığı hataları düşünüp onun için üzüleceğim. Yani bu kitabın şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitabı okumam uzun sürdü maalesef ama kitapla hiç bir alakası yoktu. Benim ders yoğunluğum yüzünden okuyamadım. Şimdilik söyleyebileceğim pek bir şey yok. İzninizle buraya bir alındı bırakıp kitap hakkında düşünmeye gideceğim. __"Bunca şevkle tutunmaktan hayata Serbest kalmış korkudan, ümitten, Kaçar ve şükrederiz tanrılara; Bu lütuf geldiyse hangisinden. Bir canlı sonsuza dek ömür sürmez Ölü adam hiçbir zaman dirilmez En yorulmuş nehir bile dinlenmez Denize ulaşmadan salimen. "__ Sayfa:477 Martin Eden Jack London
Peygamberimizin (s.a.v.) çok sevdiği ve iltifatlarda bulunduğu sahabelerden Ebu Zerr El-Gıfari'ye "Çocukların erken yaşta ölüyor," denildiğinde o, şu cevabı vermiştir: "Onları geçici evde benden alıp kalıcı evde benim için ağırlayan Allah'a hamdolsun." (Müstedrek, III, 477)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ali b.ebi talib RadiAllahu anh şöyle buyurmuştur. "Günahkâr kimseyi kardeş edinme. Zira kendi yaptıklarını sana süsler, senin de onun gibi olmanı ister ve en kötü özelliklerini sana güzel gösterir. Senin yanına girişi de senin yanında çıkışı da senin için bir leke ve utanç olur. Ahmak kimseyi de kardeş edinme! Zira kendisini zorlar ama sana bir fayda veremez. Bazen sana fayda vermek isterken zarar verir. Onun susması konuşmasından hayırlıdır.Uzak durması yakın olmasından hayırlıdır. Ölümü de yaşamasından hayırlıdır. Yalancıyı da kardeş edinme! Zira onunla beraber yaşamak sana fayda vermez. Senin sözünü başkasına taşır, başkasının sözünü de sana taşır. Doğru söylese bile onun sözü doğru kabul edilmez. Ibn Ebî Şeybe (25592) Taberânî, Mu'cemu'l-Kebîr (9/187) İbn Batta, el- İbâne (2/477) İbn Ebi'd-Dunya, el-İhvan (38) Abdurrazzak (4/307)
Din
İSLAM’DA ŞİDDET: EBU RAFİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİ
Şair Eşref Kab’ı öldürenler Evs kabilesine mensuptu. Ancak Medine’de bulunan Hazrec kabilesi de Evs kabilesi ile devamlı rekabet halindeydi. Bu iki kabile Muhammed’in takdirini kazanmak için adeta yarış hâlindeydi. Hazrec kabilesi de Muhammed’in takdirini kazanmak için Şair Eşref Kab seviyesinde bir kişiyi öldürmek istiyordu. Bu amaçla, Hayber’in zengin tüccarlarından Ebû Râfi‘ (Selâm b. Ebî Hakîk)’i hedef almışlardır. Hazrecliler, onu öldürmek için Muhammed’in yanına giderek izin istemişlerdir. Muhammed, onların bu teklifini kabul etmiş; aralarından Abdullah b. Atîk’i seçmiş ve yanına birkaç kişi daha vererek görevi yerine getirmelerini istemiştir. Abdullah b. Atîk ve beraberindekiler vakit kaybetmeden Hayber’e doğru yola çıkmış ve Ebû Râfi‘yi öldürmek üzere harekete geçmişlerdir (Kaynak: Taberi Tarihi, Cilt 2, S:477). Zengin bir kişi olan Ebû Râfi‘, Hicaz bölgesinde müstahkem bir kalede yaşamaktaydı. Abdullah b. Atîk ve beraberindekiler kaleye ulaştıklarında gün batmıştı. Bir yolunu bulup kaleye girdiler ve Ebû Râfi‘nin bulunduğu odaya ulaştılar. Ebû Râfi‘ye doğru yönelerek kılıçlarıyla onu öldürdüler. Sabah olduğunda kaleden yapılan bir duyuruyla Ebû Râfi‘nin öldüğü ilan edildi. Ebu Rafi’nin öldüğünden emin olan grup Medine’ye doğru yola çıktı. Her birimiz Ebû Râfi‘yi kendisinin öldürdüğünü iddia ediyordu. Medine’ye vardığımızda Muhammed minber üzerinde bulunuyordu. Bizi görünce, ‘Gözünüz aydın’ dedi. Biz de ona aynı şekilde karşılık verdik. Muhammed, ‘Onu öldürdünüz mü?’ diye sordu. Biz de ‘Evet’ cevabını verdik. Ancak her birimiz bu fiili kendisinin gerçekleştirdiğini ileri sürüyordu. Bunun üzerine Muhammed, ‘Kılıçlarınızı bana getirin’ dedi. Kılıçlarımızı kendisine sunduk. Muhammed kılıçları inceledikten sonra, ‘Onu öldüren kılıç budur; bu da Abdullah
Şeyh Muhammed bin Salih el Useymin رحمه الله şöyle demiştir: "İnsana gerçekten kalacak olan şey salih ameldir. Mal ve evlatlara gelince; eğer onları Allah'a itaate yardımcı olacak şekilde kullanırsa, onlar da kalıcı salih amellerden olur. Aksi halde ise onlar fani şeylerdendir; dünya yok olup gittiğinde onlar da yok olup gider." 📚Fethu Zî'l-Celâl ve'l-İkrâm (15/477)
Gençler İçin Hadis-i Şerifler
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar. Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi! Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri için bunu istemezler” der. Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der. Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257) Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1) 02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75) 03- Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799) 04- Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz:
Hayat ve İnsan