2/10
·320 syf.··
2026 12. kitabı
Bu yazarın ev kitabını okuduktan sonra başka yüksek puanlı bir kitabı olan Dokunmadan’ı kitap kulübümüzde seçtik.Bu kadar yüksek puanlı olmasına şaşırdım çünkü kitap beklentilerimizi karşılamadı. Adalet isimli kızımızın yolculuğunu anlatıyor fakat sürekli bir olay olacak beklentisi içerisine ilerliyor ama hiçbir olay yok yavan bir anlatım hakim. En hızlı kitap okuyan arkadaşımız bile bir günde en fazla 50 sayfa okuyabilmiş bayıyor. Her an bir olay olacak vibe’nı verdi bize, duygu hep yarım yamalak. Aile içinde yaşadığı olaylar hepsi havada. Örneğin yol arkadaşı hazır neden jandarmadan korkuyor belirsiz. Tek şoku Hülya’da yaşadık o kadarla kaldı. Yolculuğu “Ev” kitabındaki kadar bize hissettirmedi. Naçizane tavsiyem bahsettiğim kitabı okumanızdır.
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·840 syf.··
2026 27. kitabı
Merhaba, olumlu ve olumsuz olmak üzere iki parçaya ayırmak daha doğru olur zannediyorum kitap yorumumu. Olumlu yönlerinden başlayacak olursak, kitap 800 küsur sayfa lakin iki yüz sayfaya yakını notlar ve kaynakçadan oluşuyor ki buda kitabın büyük bir araştırmanın neticesi olduğunun göstergesidir. Geriye kalan 650 sayfa da ziyadesiyle fazla 20-30-40 en fazla 50 sayfalık bölümlere ayrılmış ki buda okunuşunu kolaylaştırıyor. Dili akıcı, çevirisi gayet güzel ve anlaşılır. Ayrıca yazar da alanının önde gelen isimlerinden birisi. Kitap Pers dünyasından başlayarak, ipek yolunun oluşumunu ve bu yollar üzerinde bulunan ticari, kültürel, siyasi ve dini etkileşimleri ele alarak bütüncül bir dünya tarihi anlatısı kurmaya çalışıyor. Olumsuz yönlerine gelecek olursak, Batı merkezli tarih anlatımını yıkmak amacıyla yazılmış bir kitap olsa da yazar bu sefer sarkacı çok fazla doğuya doğru kaydırmış ki bu bana objektiflikten uzak göründü. Ayrıca kronolojik olarakta karmaşık, hatalı bilgiler de içerdiği kanaatindeydim ki, yazarın ülkesindeki akademisyenlerden de benzer eleştiriler gelmiş. Hayata yalnızca kendi bulundukları noktadan bakan batılılara birçok şey öğreteceği aşikar ama zaten Batı merkezli tarih anlatısı çok uzun yıllardır kırılmaya çalışıldı ve bu alanda çok fazla kitap olduğu için bir şeyler bilen okura çok fazla bir şey öğreteceği kanaatinde değilim.
İpek YoluPeter Frankopan · Pegasus Yayınları · 201879 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:53
Çağdaş İran Edebiyatının duru sesi deniliyor #FeribaVefi için. #UçupGidenBirKuş kitabını okurken hissettiğim şey, sanki bir evin içinde sıradan bir kadının, ev işlerine ve iki çocuğun bakımına yetişmeye çalışırken, üstelik kimse tarafından görülmeyen ve anlaşılmayan bir kadının, sıkışıp kaldığı hayatı onunla paylaştığım. Bu kadın isimsiz bir anlatıcı. Geçmişinden omzunda kalan yük ile, günümüzde sahip olduğu sorumluluklar ile ve gelecekteki belirsizliğiyle Tahran’dan bir kadın olsa da her ülkede, her toplumda niceleri var bu kadınların. Kitaptaki "kuş" metaforu, özgürlüğü arayan ama nereye uçacağını bilemeyen, kanatları ev içi sorumluluklarla bağlanmış kadının ta kendisi. Anlatıcı, herkesten ve her şeyden korkarak büyümüş. “Ben hep korktum; karanlıktan, bodrum katlardan, gölgelerden, Kadir amcadan, hatta annemden ve Mahbup teyzemden. Giderek kendimden bile saklanır oldum ve bir gün, kendime kim olduğumu sormak zorunda kaldım. Ben kaybolma duygusuyla büyüdüm; derin bir şaşkınlık hissiyle, bulunma umudumu bile yitirerek." Kalabalık sokaklar, komşuların bitmeyen gürültüsü, büyük idealleri olan sürekli ülkeyi terk etme planları yapan bir koca, iki küçük çocuk ve geçmişindeki uğultular.. Kitap, kimsenin kulak verme zahmetine katlanmadığı bir kadının kendi sesini bulma çabasını ele alıyor. Annesine göre babası katlanılmaz bir adamdı, hastalanınca bodrum kata yerleşti, bir çocuk gibi inlerken annesi bakmaya tenezzül etmedi kendisi ise korkup yorganın altına gizlendi ve o gece babası öldü, yetim gibi bir başına. Annesi sürekli sızlanan ve memnuniyetsiz bir kadın. En küçük kızına düşkün. Üç kardeşten büyüğü olan Şehla, çocukluğunda bile bir yetişkin gibi. Hiç evlenmiyor ve annesi ile yaşıyor. En küçükleri Mehin ise bir delifişek. Kendi çocuğu olmadığından bazen hayatında bir
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026228 okunma
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Puan vermedi·382 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 09:22
Ah ahh diyorum ‘50 lerde ‘60 larda yazılmış bir kitap düşünün, bugün bile bazı kurumlarda ve bürokrasinin işlediği hallerde halen sancılarının çekildiği pek çok konuya eleştirel ve mizahi bir dille aktarılmış olup ve pek çok kusurun devam ettiğini gözler önüne seriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kalemi ile tanışma kitabım oldu. Kalemi çok zengin öğeler içeriyor. Bazılarımız için zorlayıcı bile olabilir. Yayınlandığı zamanda gereken ilgiyi görememiş bu eser iyiki okumuşum dediklerimin içeni giriyor.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
7/10
·500 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:05
Ah serinin 10. Kitabı Daniyle başladı öyle de bitti yazar kitabın sonunda anlamsızca diğer kitaplara ait olan ama yayınlamadığı kesitleri kitabın sonuna koymuş bence çok saçma olmuş her neyse. Dani'nin daha doğrusu tüm kitaplarda bu var mac'ın uzun uzun sayfalarca iç seslerini okumak aşırı sıkıcı bir olaya girerken 50 100 sayfa iç seslerini okuyoruz sonra 2 sayfa olay oluyor tekrar iç seslerini oluyorum bu yönden aşırı sıkıcı geliyor bana. Bu kitapta da Dani'nin iç sesini sayfalarca okuduk. Kitap sonuna doğru saçma sapan bir şekilde "yapıyorum ediyorum gidiyorum" şeklinde çeviri atılmış. Galiba sonlara doğru çeviriyi çevirmenin kuzeni falan devralmış aşırı sinir bozucuydu gerçekten. Kitap genel anlamda sıkıcıydı dediğim gibi iç ses uzun uzun anlatımlar 1 2 olay dışında heyecanlı birşeyler olmadı bomboşdu yani shaz konusunu sevdim sırf o yüzden puanım yukarda bu olay dışında 4 veya 5likti. Dani'nin büyümüş hali gerçekten hoştu eski ergen tavırları yoktu baya olgunlaşmış sevdim yani. Şimdi sıkıcı Macın son maceralarını da okuyup nihayet seriye veda edeceğim çok şükür.
Yüksek GerilimKaren Marie Moning · Artemis Yayınları · 2019104 okunma
Sadist yazarın sapkın dünyası
Puan vermedi·452 syf.·
2026 22. kitabı
Abime bu kitabı okuduğumu ve filmini izlediğimi söylediğimde, 'Sen nasıl bir insan oldun? Hiçbir edebi değeri olmayan, saçma sapan şeylerle vakit kaybediyorsun,' dedi. Haklıydı; gerçekten de vaktime yazık olmuş. Kitabı daha iyi analiz edebilmek adına yazarını araştırdığımda, hayatının önemli bir kısmını akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmiş, zihinsel dünyası oldukça karanlık biri olduğunu öğrendim. Kitabın distopik kurgusuna gelecek olursak; ne yazık ki anlatılanların gerçekleşme ihtimali o kadar yüksek ki... Hani 'dizilerde, filmlerde olur böyle şeyler, gerçekle ilgisi yok' deyip geçtiğimiz o sahneler var ya; bu kitap, o dehşetin aslında ne kadar somut ve kanıtlanabilir olduğunu yüzümüze vuruyor. Bir avuç zenginin, çocukları nasıl cellatça bir zihniyetle avladığını ve pedofili bataklığında neler çevirdiklerini okumak gerçekten korkunçtu. İtiraf etmem gerekirse, kitabın tamamını okumadım; sadece ilk 50-60 sayfası ile son 10 sayfasıyla yetindim. İyi ki de öyle yapmışım. Kitabın 70’lerin pornografik sinemasında başköşeye oturmuş olması da şaşırtıcı değil. Filmin oyuncu kadrosuna gelince, tam bir hüsran. İnsan biraz estetik kaygı güder; o roller için bebeksi yüzler, kusursuz vücutlar seçilmeliydi. Gerçi öyle olsa ne değişecekti ki? Cinsel arzuları ve dürtüleri sadizmle kirlenmiş bu canavarların elinde, hepsi yine aynı akıbete mahkûm edileceklerdi. Benim asıl anlamadığım nokta şu: istismar edilecekler olarak seçilen bu çocukların hepsi iyi eğitimli, saygın ailelerden gelen çocuklar. Film, kitabın yanında içerik olarak oldukça hafif kalmış. Yazar zaten genel olarak bu karanlık ve rahatsız edici tonda eserler veriyor; bence uzak durulması gereken bir külliyat.
SodomMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2018772 okunma