9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2024 21:03
“Bugün, dünün yarını için alınan ibret, ama aynı zamanda yarının dününe verilen bir emanet” Bir otobüs yolculuğunda ya da okumaya ayırdığınız birkaç saatte, dizelerle taçlandırılmış güzel bir yazı seçkisi olmuş. Yazarın da dediği gibi, tam bir ‘Vaziyeti Derle(me)’ kitabı. Yazar, yer yer gülümseten, çokça düşündüren dijital dünyanın eleştirileri, kapitalizmin insanlığı robotlaştırması, insanlığın doğa katliamı gibi kısacası insan olmaya dair konuları ele almış. Kitabın sonunda okuyucuyu bekleyen yazarın kaleminden çıkan özlü sözleri çok beğendim. Okuma eyleminin insanların temel ihtiyaçları arasında olmasını düşündüğüm yazıya katılmamak elde değil. Günümüzde kitap okuma yerine özeti bulma telaşı hatta özetin özeti bulma telaşını bende anlamlandıramıyorum. 52 Hertz Balinalarını bilir misiniz? En yakın türdaşlarının iletişim frekanslarının 12-25 hertz arası olduğunu düşünürsek dünyanın en yalnız canlısına çok üzüldüm. Benim de kendime sorduğum sorular bunlar oldu: Neden çoğumuz olduğumuz gibi yaşamayı seçmez diye kendinize hiç sordunuz mu? Yeryüzünün grileşmesi mi, gökyüzünün grileşmesi mi yoksa insanın grileşmesi midir en korkuncu olan? Seri üretimden çıkmışçasına aynı olmanın takdir edildiği bu dünyada, kendi gibi olmaya çalışan çoban yıldızlarına selam olsun.
VaziyetnameE.B.U · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20228 okunma
Puan vermedi
"1989 yılında Pasifik Okyanusu'nda yapılan bir araştırmada okyanus bilimciler bir ses duyuyor. Sesin yeryüzünün en eski bestecileri olarak bilinen kambur balinadan geldiğini düşünüyorlar. Ancak normalde 15 ve 25 hertz arasında bir şiddette ses çıkaran balinaların aksine bu duydukları melodi 52 hertz seviyesindeydi. Araştırmacılar bunu fark ettiğinde balinanın sağır olduğunu düşünmüşler ama yıllarca süren incelemelerin sonunda öyle olmadığına karar vermişler. Bu kadar yüksek şiddetle şarkı söyleyen, bilinen ilk ve tek balina... Diğer balinalar o kadar şiddetli bir sesi o frekanstan duyamadıkları için ona hiç cevap verememişler. Onlarla iletişim kuramadığı için göç zamanlarında onlara katılamayan balina, daima tek başına kalmış. Ona dünyanın en yalnız balinası adı verildi. Yıllarca hiç cevap alamamasına rağmen şarkı söylemeye devam etti. Kocaman okyanusta, yıllarca kimse şarkısına cevap vermesede söylemeye devam ediyor."
1000Kitap
03:03 Dolunayda Açan ÇiçekN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20205,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·134 syf.··
2022 28. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 14:12
Çok değişik duygular içerisindeyim. Bir insan nasıl ‘özlem’ üstüne bu kadar çok şey düşünmüş ve yazmış olabilir. Daha önceden de özlem üstüne yazılan eserler okudum ancak Aruoba’nın bu kitabında ele aldığı kadar sistematik, net ve düşünsel olarak zorlayıcı aynı zamanda kompleks hiçbir esere rastlamadım. Özlem, Aruoba’da bir başkasına duyulan duygu olarak ele alınmış. Bu durum beni biraz rahatsız etti çünkü özlem sadece bir insana mı duyulur? Bir kokuyu, bir anıyı, bir duygu durumunu da özleyemez miyiz? Kitabının 126. sayfasında “Özlem, ya hep vardır, ya da hiç yok—ya hiç olmamıştır, ya da olması hep olmuş…” diyor. Hep/hiç mantığı mı hakim olmalı? Anlık olarak birine ya da bir şeye özlem duyamaz mıyız? O zaman özlemin özüne ters mi hareket ederiz? Özlemin öz’ü ne ki? Kimi sayfasında oturup düşündüm. Sadece düşündüm. “Özlediğini seviyor musundur—sevdiğin midir özlediğin—hangisi?... Özlemeden sevebilirsin—belki—;ya, sevmeden özleyebilir misin?—sevmediğini özleyemez misin—sevdiğini özlemeyebilir misin?” bunlar çok zor sorular. Üstelik üzerine daha önceden hiç oturup düşünmemişseniz oldukça ter döktüren sorular. Kendinizi ne kadar tanıyamadığını da gösteren sorular. Kendimizi bir nebze dahi olsa tanımak için yanıtlanması gereken sorular mı yoksa askıda bırakıp hayatımızı bu şekilde de devam ettirebileceğimiz türden sorular mı? Ama bir kez sorduysak bu soruları aklımızın bir köşesinde bizi rahatsız edecektir. Aruoba hep merak ettiğim bir isimdi. Bir gün kalan son nakit paramla gidip hangi kitabına param yetiyorsa onu alacağım dedim ve okumaya başladım. Beni böylesine bir yolculuğa çıkaracağından habersiz. Kesinlikle kitabı okumaya başlamadan önceki bulunduğum konumla şu anki konumum birbirinden farklı ancak hala bir yere varabilmiş değilim. Bir yere varabileceğimden de emin
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,917 okunma
Çok tehlikeli şeyler yazıyorum...
Puan vermedi
Spoiler içermektedir: Kitapta işlenen temel konulardan biri olan 'bastırılmış cinsellikle', kitabın müstehcen içerik nedeniyle 100 temel eser arasından çıkartılmış olması durumu sebep-sonuç ilişkisi bakımından çok anlamlı.. Yusuf Atılgan bu kitabı için 'çok tehlikeli şeyler yazıyorum, göreceksiniz' demesine rağmen kendisini ciddiye alan tek kişinin eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olması bir başka anlamlı durum... Sebeplerimiz farklı olmakla birlikte MEB'in bu kararını yerinde buluyorum. Kitap o kadar çok psikolojik ve felsefik bir derinliğe sahip ki günümüz ortalama bir lise öğrencisinin kitabı bütünüyle anlayabileceğinden emin olamıyorum. Günümüz üniversite mezunu ve belirli bir okuma background'ına sahip okurların bile (kendimi ayrı tutmuyorum) kitabı anlamakta güçlük yaşadığını buradaki incelemelerden görebiliriz. Kitabı dümdüz okursak, okuma deneyimimiz Zebercet isimli anti kahramanın yaptığı iğrençliklerden gelen mide bulantısından ibaret kalacaktır. Ayrıca eski konaktaki karakter bolluğundan başınız dönebilir. Kim kimin dayısı, yengesi, annesi, kahyası, abisi... olayı çözmek için ALES sözel mantık sorularındaki gibi şekil şema çizmeniz gerekir. Yusuf Atılgan 'kitabımı herkes okuyamasın, her okuyan anlayamasın diyerek elit bir okur kitlesine ulaşmayı amaçlamış sanırım. Bu karakter ve kuram bolluğunun başka bir açıklaması olamaz. Zebercet'in dünyası ölü tanıdıklar ve yaşayan yabancılarla dolu. Annesi, babası ailesi hayatının erken bir döneminde yaşamlarını yitirmişlerdir. Konaktan dönüştürülen otelde, hayatının öncesinde olmayan sonrasında da olmayacak yabancılarla yaşamaktadır. Zebercet'in bir dünyası bile yok aslında. Sesine yankı bulmaya çalışan 52 Hertz balinası gibi yaşamaktadır. Sürekli farkedilmek istiyor, bıyığı için "sabah var mıydı?"
1000Kitap
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Hayriye Ünal / Saçları Vardır Aşkın,2000
10/10
·64 syf.·
2021 51. kitabı
Hayriye Ünal'a bi söyleşide şöyle bir soru soruluyor: -Dergiler tarafından reddedildiğiniz oldu mu? -Tabii. Hece'de ilk şiirimin yayımlanışından sonra o zamanki yayın yönetmeni Hüseyin Su, şiirlerimi yayımlamakla ilgili "bazı arkadaşların" tereddüdü olduğunu söyledi. Herhangi bir eleştirel gerekçe ileri sürmedi. Israrla gerekçe sormuştum ve ısrarla sessiz kaldı. Ben ağlamaklı olmuştum. Üniversiteden mezun olduğumu öğrendiğim gündü. O "tereddütlü arkadaş"ın Ömer Lekesiz olduğunu şiirime dair fikir belirttiğini birkaç yıl sonra, şiirin üstündeki nottan anladım. "Alşimi" adlı şiirimin üstüne kırmızı tükenmezle "yayımlanamaz" notu koymuştu. Tabii o şiir daha sonra ilk kitabımda yerini aldı. Bugün olsa yine arkasında durup yayımlayacağım bir şiirdir. Alşimi /Beyzade/ Evet, bıyıksız bir çeriyim ben yoyyo! Geliyorum bir büyü türküsü çağırarak Açılsın açık denizlere apaçık aşkım vira Çözündü halatları Tiz gavurun kızı çağrıla; inci dişli molina /Etyen/ Ben etyen atsız süvari Bacağımı aldı alalı harbi umumi Nakış yaparım küçük cami kubbelerine Sodom ve gomore tasvirleri evde, gizli Bir de sevdiğimin fildişi teni; ayın ondördü molina /Molina/ Nasıl görüneyim gözüne şehzademin Bir su damlası? Fazla şeffaf Hayır yakmalı Bulanık ketum molina Erisin şegaf
Şiir
Saçları Vardır AşkınHayriye Ünal · Hece Yayınları · 201739 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 03:18
Merhaba öcelikle Nagihan Kabal'ın bu gençlik serüveni kitaplarını her birini ayrı heyecanla okudum. Ah ama bu 03.03 beni yaktı. 02.02 okurken Çiçek'in neler yaşadığını, hayatını çok merak etmiştim. Barındığımız hayatın kötülükleri, insanların acıları, toplumsal konuları işlemesi kitabın içinde yaşamanızı sağlıyor. Ah Çiçek mahfetti beni yaşadıklarını hayal etmek o kadar ağırdı ki, etmek istemedim... Kimse, kimsesiz kalmamalı bu hayatta! Ayza, o kadar sevdiğim bir karakter oldu ki, keşke herkesin onun gibi kalbi olsa.. Gençlik serüveni seri değil birbirinden bağımsız karışık okunabilir. Fakat bana göre konuyu tam hakim olmak için önce 02.02 sonra 03.03 okunmalı karakterlere iyi odaklanmalı. Nagihan her kitabında farklı kitaplardan, filmlerden alıntılar yapıyor. Bu kitabında Fareler ve İnsanlar, Oz Büyücü'sü, Van Gogh, 52 Hertz balinası bahsetmesi kitabı zenginleştirmişti. Film tadında bir kitaptı. Diyecek çok şeyler var ama duyguları anlatmak çok zor kesinlikle okumalısınız. Gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız. ~Yalnız bir çiçek uçsuz bucaksız bir orman yarattı.~ Konusu tam olarak: Dolunay ve Çiçek ikiz kız kardeşler ve birbirlerini yıllar sonra buluyorlar. İkiz olmalarına rağmen hayatları, davranışları birbirinden çok farklı karakterleri var ve bordo sırt çantalarının karışmasıyla olaylar başlıyor. Bu kitapta Çiçek'in hikayesini okuyoruz. Hayatı sevmeyen Çiçek'in hayatını okuyoruz. N. G. Kabal 03:03 Dolunayda Açan Çiçek
1000Kitap
03:03 Dolunayda Açan ÇiçekN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20205,1bin okunma